Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

'Güçlü sanatçı, naif kadın ve onurlu bir anne'

'Güçlü sanatçı, naif kadın ve onurlu bir anne'

Sahnede ilk straples tuvaleti o giydi, taşınabilir uzun kablolu mikrofonu ilk o kullandı... Atatürk'e şarkı söyledi. "Cumhuriyet'in Divası Müzeyyen Senar" adlı kitap, sanatçının yaşamı kadar Türk musikisinin tarihine de ışık tutuyor.

"Bol bol rakı içer, elmayı kırar da yer..." "Akşam Oldu Hüzünlendim Ben Yine...", "Ormancı" ya da "Benzemez Kimse Sana"yı kim onun kadar insanın içine işleterek söyler? Türk Sanat Müziği'nin, sanat hayatında 72 yılı geride bırakan güçlü sesi Müzeyyen Senar söz konusu olunca söylenecek söz çok... Radi Dikici de, Senar'ı ve birbirinden ilginç anılarını Remzi Kitabevi'nden çıkan, "Cumhuriyet'in Divası Müzeyyen Senar" adlı biyografi kitabında topladı. Dikici'nin 4 yıllık çalışmasının ürünü olan biyografi, Müzeyyen Senar'ın güçlü bir sanatçı, naif bir ve onurlu bir anne olarak ilginç yaşamı kadar, son 75 yıllık Türk Müziği'nin hayatını da anlatıyor.

Paris'te konser veren ilk Türk
Bursa'da, 1918'de doğan Müzeyyen Senar, Cerrah Mehmet Bey ile güzel sesli Zehra Hanım'ın 3. çocuğudur. 12 yaşında İstanbul'a gelir 'kekeme' Müzeyyen. Keşfedilir, Üsküdar Musiki Cemiyeti, Şark Musiki Cemiyeti ve Radyoevi günlerinin ardından Belvü Gazinosu'nda 'solistlik müessesesi'ni yaratır. Ali Senar ile evliliğinden oğlu Ergun doğar. 1936'da Atatürk'e dost meclislerinde şarkı söyler. 21 yaşında boşanıp Ercüment Işıl ile evlenen Senar'ın, Ömer ve Feraye adlı 2 çocuğu daha olur. Senar, son evliliğini dönemin Suudi Arabistan sefiri Tevfik Hamza'yla yapar. Maksim'den Küçükçiftlik'e o dönemin ünlü gazinolarında assolistlik yapan Senar, Paris' te konser veren ilk Türk sanatçısı olur.


Atatürk'lü gece sonrası eşi dövmeye kalktı
"Atatürk coşuyor, biz coşuyorduk. Sabahın ilk ışıkları görününce sofradan kalktı... Gece büyük bir keyif ve coşkuyla sona ermişti. Ancak gece Ali (Senar) için tam bir eziyet olmuştu. Eve döndüğümüzde üzerime yürüyerek dövmeye yeltendi... Araya giren annemi de itince iyice sinirlenip elime geçen her şeyi ona fırlatmaya başladım. Vazoyla kafasına vurmak için koştuğumda kaçarak yatak odasına saklandı. Aksilik, tam o sırada Ergun (oğlum) uyanıp ağlamaya başladı... Çok yeni evli olmamıza rağmen artık bir şeyler bitmeye başlamıştı."

Ressam Çallı: Bu benim kadehim
"Bir gün (İbrahim) Çallı, getirdiğim içki bardağını beğenmedi. 'Bana lame bir pabucunun tekini getir' dedi. İçeriden lame pabuçlarımdan bir tekini getirdim ve ona verdim. Rakıyı ayakkabının topuk kısmına koydu ve içmeye başladı... Giderlerken, 'Bunu iyi sakla, bu benim kadehim' dedi."

Sahnede ilkleri gerçekleştirdi
"Straples tuvaleti ilk giyen, taşınabilir ve bu suretle sahnede belirli hareket imkânı veren uzun kablolu mikrofonu ilk kullanan ve saz arkadaşlarımın kıyafeti konusunda ilk düzenlemeyi yapan bendim. Zeki Müren'in de 1960'lı yıllardan sonra yaptığı değişiklikler, sahne programı açısından getirdiği usuller ondan sonra uzun süre kullanıldı ve zamanla eskidi. Bu da 1990'lar geldiğinde sahnenin ölümünü de beraberinde getirdi."

51'inde erkek defterini kapadı
"Seçkin, hayatımdan çıktıktan sonra kendi kendime söz verdim. Henüz 51 yaşında olmama rağmen erkek defterini kapayacaktım. Çünkü belki de benim yanlış tercihlerimden, belki de karşımdakine çok güvenmemden, bütün ilişkilerim bana hep zarar vermişti. Kocalarımın durumunu anlatmıştım. İlişkilerim ise Ethem Yetkiner (dönemin İstanbul Valisi) hariç, hep yanlışlıklar zinciri idi. Bazılarını önlemek belki elimde değildi. Hatta belki iradem dışında idi. Ama artık kesin kararlıydım. Hiçbir tuzağa düşmeyecek, hayatıma kimseyi sokmayacaktım. Gerçekten de son 30 yılı aşkın süre içinde kararımı kesinlikle uyguladım ve o defteri kapattım."
(Milliyet)
549
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.