Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Gözyaşlarına boğuldu

Gözyaşlarına boğuldu

Sezen Aksu gözyaşlarına boğuldu...

‘Tattığım En Güzel Limonata’…2011 yılının mayıs sonunda, İkincikat’ta, tiyatromuzun genç yeteneklerinden Sami Berat Marçalı’nın yazdığı Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yönettiği ‘Limonata’ adlı oyunu izledikten sonra, bu başlığı atmıştım izlenim yazıma…Bir yılı aşkın süre sonra, bu kez sahne arkası izlenimlerimi sizlerle paylaşmak için soluğu oyunun kulisinde aldığımda, anladım ki ‘Limonata’nın tadı hâlâ damağımda.

Usta oyuncu Deniz Türkali’ye Banu Çiçek Barutçugil, Tevfik Şahin, Sezgi Mengi, Barış Gönenen ve Heves Duygu Tüzün’den oluşan pırıl pırıl bir genç ekibin eşlik ettiği oyun; kocası tarafından terk edilen demans hastası bir anne ve çocuklarının hikâyesi üzerinden aile kavramını irdeliyor. Giderek yaygınlaşan ötekileştirmenin, faşizmin, toplumsal hafıza kaybının temellerinin ailede atıldığını anlatıyor. Sahnede aralarındaki aile ilişkisi sadece kan bağından ibaret olan karakterler var. Sahne arkasındaysa oyuncuların hepsi birbirine can bağıyla bağlı. Gerçek bir aile ortamı var. Oyuncuların tamamı, “İkinci kat bizim evimiz” diyor. Dekorundan temizliğine, ışığından yemeklerine birlikte ilgilendikleri bir ev... Deniz Türkali’yi dillerinden hiç düşürmeyen gençler, “Deniz Abla’nın ödeneksiz bir tiyatroda bizimle sahneye çıkması çok değerli. Enerjisi hepimizden genç. Varlığı oyuna da bize de çok şey kattı” diyor. Türkali’yse “Rol arkadaşlarımın hepsi çok hevesli ve meraklı. Onlardan çok şey öğrendim. Para ya da ün peşinde değiller, sadece sevdikleri işi yapmanın tadını çıkarıyorlar. Pırıl pırıl insanlarla birlikte çalıştığım için çok mutluyum” diye konuşuyor. ‘Limonata’, kasım ayı boyunca İkincikat’ta! Bence herkesin tadına bakması gerekiyor. (0212 292 32 47)

Twitter’dan kendi izlenimlerini yazdı

Ben kuliste arkadaşlarıyla sohbet ederken, Barış Gönenen dekordaki koltuğa uzanıp Twitter’dan durum değerlendirmesi yaptı: “Ece Saruhan röportajda. Ha bir de Ece çok zayıflamış...”

Önce lastik şişirdi, sonra çay demledi

Limonata’da evin yürüme engelli büyük oğlunu canlandıran Tevfik Şahin, oyun başlamadan önce tekerlekli sandalyenin lastiklerini şişirdi. Ardından da arkadaşlarına çay demledi.

Enerjisi de yemekleri de şahane!

Tiyatromuzun en ışıklı genç yeteneklerinden Barış Gönenen, ekibin maskotu. Mutfakla arası çok iyi olan Barış, arkadaşlarına pişirmeye bayılıyor. Ekip, Barış’ın ‘Patates Uydurması’ adlı yemeğini anlata anlata bitiremiyor.

Hem oynuyor, hem gişede bilet satıyor

İkincikat’ın en önemli özelliği, herkesin her işi yapması. Oyunda sunucu karakterini canlandıran Heves Duygu Tüzün, oyun başlamadan önce gişeye geçerek bilet satışlarıyla ve seyirciyle ilgileniyor.

Kulise son gelişim, arkadaşlarının ‘Primadonna ’ diye takıldığı Sezgi Mengi olduç Ekibin içinde mekânın hazırlanması ve toplanmasıyla ilgili işlerden kaytarmaya en meyilli kişinin kendisinin olduğunun itiraf eden Sezgi, “Kaytarmak için her seferinde bir bahanem” diyor.

SEZEN AKSU'YU HÜNGÜR AĞLATAN OYUN

Deniz Türkali, oyunun “Onlarla birlikte çalışmak beni uçuruyor” dediği genç ekibinin, bir süredir mutluluktan uçtuğunu söylüyor. Bunun nedeni Türkali’nin yakın dostu Sezen Aksu’nun yaklaşık bir ay önce kulisi ziyaret edip, ‘Limonata’yı izlemesi. Barış Gönenen, o akşamın fotoğraflarını İnstagram’a yüklediğinde içimden, “Ömrüm kulislerde geçiyor. Keşke ben de orada olsaydım. Aksu’yla birlikte oyun izlemenin tadına varsaydım” diye geçirmiştim. Umarım bir gün bu fırsatı yakalar hatta üstüne bir de Minik Serçe’yle röportaj yaparım. Bu hayalim gerçekleşirse, ben de mutluluktan kanatlanıp uçarım.Sezen Aksu’yu 10 yaşından beri tanıyan Türkali, dostluklarının başlangıç hikâyesini şöyle anlattı bana: “Sezen, yazar Erol Toy’un akrabası, ben de kızıyla arkadaşım. Ben konservatuvarda okurken, bu vesileyle görmüş beni. Tiyatrocu olmak istiyormuş. Eve gittiğinde annesine, ‘Deniz Abla’ya hayran oldum. Hem güzel, hem tiyatrocu, hem de namuslu’ demiş. 1977’de Hayat Mecmuası için kendisiyle röportaj yaptığımda, bunu anlattı bana. O günden bu yana kendisi en iyi dostlarımdan biridir.”

KEŞKE TİYATRO YAPSA

Yıllardır tiyatroya gitmeyen Aksu, ‘Limonata’yı en önden izlemiş. Diğer seyirciler onu görünce gözlerine inanamamış. Oyunu izlerken yüksek sesle yorumlar yapmış. İlk görüşte kanının kaynadığı ve boynundan öptüğü Barış Gönenen’in her sahnesinde, “Çıktı benimki” diye sayıklamış. Oyunda ‘Pardon’ adlı şarkısının çaldığını duyunca gözleri parlamış. Oyun sonrasındaysa çok duygulanmış. Önce “Kusura bakmayın, kendimi tutamadım, çok konuştum” demiş, sonra da ekibe tek tek sarılıp hüngür hüngür ağlamış. Öyle ki Sezgi Mengi, “Yıllarca şarkılarıyla bizi ağlatmanın acısını çıkardık” diyor. Türkali’ye, “Madem bu kadar seviyor ve etkilendi, Sezen Aksu tiyatro yapsa ya” dedim. “Ne güzel bir temenni. Sezen çok iyi oyuncudur. Keşke yapsa” dedi. Ben de yineliyorum: “Keşke...”

(Ece Saruhan/Habertürk)

476
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.