Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Göllerde oksijen kalmadı

Göllerde oksijen kalmadı

Eymir ve Mogan göllerinde oksijen tükendi. İki gölün kurtarılması için tonlarca çamurun çıkarılması, sanayi tesislerinden atık akışının durması ve milyonlarca dolarlık bütçe gerek.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) arazisi içindeki Eymir Gölü'nde geçen hafta başlayan ani balık ölümleri, acı bir gerçeği ortaya koydu: Göldeki oksijen neredeyse tükendi. Balıklar, ODTÜ Çevre Mühendisliği öğretim üyesi Celal Gökçay'ın hazırladığı çalışmayı doğruladı. Gökçay'ın çalışması, Eymir ve Ankara'nın Gölbaşı ilçesi sınırları içindeki Mogan göllerinde, kısa süre içinde canlı hayatının biteceğini ortaya koyuyordu. 1950 ve 1960'lı yıllarda çok heyecanlı yüzme müsabakalarına sahne olan göllerin kurtarılması için milyon dolarlar gerekiyor.

Havzada 20 tesis var
Gökçay'ın çalışmasına göre Eymir ve Mogan göllerinin bulunduğu havza içinde 20 adet endüstriyel tesis (kiremit ocakları, tank fabrikası, TEK'e ait tesisler, makine fabrikaları, kesimhaneler, katı atık depo alanı) bulunuyor.

Mogan'a gelen fosfor kirliliğinin yüzde 41.8'i Yavrucak, yüzde 28.5 Gölova, yüzde 16'sı ise Başpınar derelerinden kaynaklanıyor. Bu değerler kabul edilen en yüksek değer olan 0.13 (bir yılda bir metrekare alana gelen gram cinsinden kirlilik miktarı) yüzey yükleme değerini aşıyor.

Hızla sığlaşıyorlar
Eymir'e gelen fosfor ve azot kirliliği de sınır değerin üzerinde. Bu kirleticiler TEK arıtım tesisinden ve Mogan'ın savak sularını Eymir'e akıtan ara kanaldan geliyor. Kışlakcı Deresi de önemli ölçüde fosfor ve katı madde taşıyor. Eymir'de ölçülen koli basili de TEK tesislerinden ve ara kanala kaçak deşarjlardan kaynıyor.

Eymir'de 1969-1994 arasında 36 santimetre sığlaşma tespit edildi.
Bu değer yer yer 77 santimetreyi buluyor. Gölün 1969'daki durumuna getirilebilmesi için yer yer 1 ile 4 metre arasında tabakanın uzaklaştırılması gerek. Bu da 2 milyon metreküp çamur anlamına geliyor. Mogan'da bu rakam 1968-1990 yılları arasında 4.5 milyon metreküp, 1990-95 yılları arasında ise 1.94 milyon metreküpe çıktı. Çamurun ortalama derinliği 87 santimetreye ulaştı.

İki gölün de yeniden hayata döndürülebilmesi için göllerdeki yosunlaşmanın ve dip çamurunun kontrol altına alınması gerekiyor. Yosunlaşmanın kontrol edilebilmesi gölleri besleyen derelerin arıtılması, dip çamurunun da temizlenmesiyle mümkün. Bu da Eymir Gölü dibinin taraklanarak 2 milyon metreküp, Mogan Gölü'ndense en az 6 milyon metreküp çamurun çıkarılıp uzaklaştırılması demek.

ODTÜ yönetimi, bunları gerçekleştirmek için milyonlarca dolara ihtiyaç olduğundan harekete geçemiyor. Çevrecilerin, Çevre Bakanlığı'nın ve yerel yönetimlerin desteğini arkasına almak isteyen ODTÜ yönetimi bu konuda henüz bir sonuç elde edemedi.
(Radikal)
519
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.