Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Garson, bir falcı lütfen!

Garson, bir falcı lütfen!

Fala rağbet öylesine arttı ki İstiklal Caddesi'ndeki Ayhan Işık Sokak falcılar sokağına döndü. Sokaktaki sekiz kafede çalışan 60'ı aşkın personel, müşterilerin falına bakmaya yetişemiyor.

Fal ve büyü gibi mistik unsurların sanatçılar, işadamları, hatta politikacılarca kabul görmesiyle birlikte fal bakılan mekânlar açılmaya başladı. Bu akımın sonucu olarak İstiklal Caddesi'ndeki Ayhan Işık Sokak, falcılar sokağına döndü. Sokakta bulunan sekiz kafedeki 60'ın üzerinde çalışan, muhtelif zamanlarda fal bakıyor. Öyle ki sokağın köftecisi bile formatını değiştirip 'fal cafe' yapmış.

Sokağın girişinde solda kalan Ritüel Kafe'nin hikâyesi hayli ilginç. Ritüel'i edebiyatçıları ve sanatseverleri bir araya getirmek amacıyla açtığını söyleyen işletme sahibi Ayhan Şahin "Bizi şartlar zorladı" diyerek şunları anlatıyor: "Biz açacağımız kafeyi tasarlarken edebiyatla, şiirle ilgilenen kişilerin, sanatçıların ve sanatseverlerin etkileşim halinde olabileceği bir yer düşündük. Geçmişte Orhan Kemal'lerin, Atillâ İlhan'ların bir araya geldiği 'İkbal Kahvesi' diye bir mekân vardı. Biz de Ritüel'i 2000'li yılların 'İkbal Kahvesi' yapmayı amaçladık. Bunu başaracağımdan çok ümitliydim. Aslında kısmen de olsa bu etkileşimi sağladık. Ancak sonuçta biz ticari bir müesseseyiz ve bunun ticari karşılığını almamız gerekiyordu. Ne yazık ki bunu başaramadık. Diğer mekânlara göre çok küçük bir meblağ kazanmayı hedefledik ama, o bile olmadı, iflasın eşiğine geldik.

'Sanatla ilgilenen yok'
Altı ay boyunca 80'e yakın organizasyon yaptık. Ancak bunun maddi karşılığını alamadık. Türk edebiyatının önemli yazarlarından Mahir Öztaş'ı davet ettik, o akşam Galatasaray-Fenerbahçe maçı vardı, bir müşteri bile gelmedi. Oysa şu anda milli maç akşamları bile fal baktırmaya gelen müşteriler oluyor. Bence toplumun sanat yerine fal, büyü gibi mistik unsurlara yönlenmesinin altında tüketim toplumunun getirisi olarak, bireyin kendisini yalnız ve edilgen hissetmesi yatıyor. İnsanlar falda kendi hikâyelerini gördüğünden, fala, sanattan daha fazla değer veriyor. Ayrıca sanatla ilgilenenler dahi fala merak duyuyor. Eski müşterilerimizden
birçoğu gelip fal baktırıyor."

En büyük rağbet kadınlardan
Ritüel Kafe'de boş zamanlarında kahve ve tarot falı bakan Yavuz Utkun, kendini insanları eğlendiren bir animatör olarak görüyor. Utkun, insanların ruh haline göre telkin verdiğini, çok keskin yorum yapmadığını belirterek,
"Buraya eğlenmeye gelen insana eğlenceli şeylerden, sorunlarına çözüm bekleyen insanlara çözümleri yaratabilecekleri koşullardan bahsediyorum. Kısacası bir tür telkin uyguluyorum" diyor. Müşterilerinin çoğunun eğlence için fal baktırdığını söyleyen Utkun, farklı sosyal statülerden müşterisi olduğunu, sürekli gelen bir grupta yüksek lisans eğitimi alan üç nükleer fizik ve bir iktisat öğrencisi olduğunu belirterek ekliyor, "Müşterilerimin
yüzde 80'i bayan."

Özkan: Zayıflık belirtisi
Psikiyatr Prof. Dr. Sedat Özkan, fal, büyü, astroloji gibi kavramların hepsinin bilimsellik dışı ve gelişmemişlik göstergesi oldunu belirtti. İnsanların fala rağbet etmesinin üç temel sebebi bulunduğunu belirten Özkan şunları söylüyor: "Birincisi toplumdaki genel gidişat, sorunlar, çatışmalar, yılgınlık, belirsizlik ve kontrol edilebilirlik arttıkça, insanların kaderleri üzerinde etkide bulunabileceklerine olan inançları azaldıkça, insanlar fal ve büyü gibi şeylere yöneliyor.

İkinci etken kişisel faktörlerdir. Özgüvensiz, depresif karakterli, mutsuz, geleceği ile ilgili karamsar olan, inisiyatif ve sorumluluk almaktan kaçınan, üretmeyen, pasif karakterli yalnızlaşan kişiler fala başvurur. Üçüncü etken ise piyasa faktörleridir. İnsanların zayıf yönlerinden yararlanıp fal, büyü gibi gerçekdışı şeyleri kullanarak insanları kandıran kişiler hep olmuştur."

Boran: Fal baktırmayın
Astrolog Yasemin Boran, insanların geleceğe ait yoğun endişeler içinde olduğu ve kendilerini nelerin beklediğini bilmediği dönemlerde fal, büyü, medyum gibi yöntemlere başvurduğunu, ancak bunun sağlıksız bir durum olduğunu söyledi:

"Kahve fincanı aracılığıyla karşıdakinin bilinçaltıyla bağ kurulması mümkündür. Ancak bunun tutarlılığı tartışılır. Bilgisiz, şuur düzeyi düşük kişiler, kendi bilinçaltındaki birtakım sıkıntılarını karşısındakine yansıtabilir. Falcı ile fal baktıran kişi arasındaki bağ, psikolog ile hasta arasındaki ilişki gibidir. Türkiye'ye tarotu getiren kişi olarak, tarot falı baktırılmasını kesinlikle tavsiye etmiyorum. Tarottaki evrensel semboller, kişinin bilinçaltını uyarıp harekete geçirir, bu durum sonucu insan geleceğiyle ilgili kararları, akıl ve mantık aracılığıyla değil bilinçaltının baskısıyla alır."
(Radikal)
927
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.