Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Funda Arar ne arar?

Funda Arar ne arar?

Daha çok üniversite öğrencilerinin beğenisini kazanan Funda Arar, 'Ödülleri umursamıyorum ama onlardan aldığım ödüller bana inandırıcı geliyor' diyor.

Bu Funda Arar ilgimi çekiyor. Bunca kirlenmişliğin içinde temiz kalmaya gay ret eden biri olarakgörüyorum onu.Gayetten kontrollü gidiyor şimdilik.

Magazin programlarında sululuk yapmıyor, çıplak resimler çektirmiyor, onun bunun hakkında beyanatlar vermiyor. Buna karşılık güzel şarkılar söylüyor, Kanaltürk'de Performans diye hoş bir müzik programı yapıyor. Ve, en önemlisi gençler tarafından çok seviliyor. Gittim konuştum kendisiyle, 'bakalım ben de sevecek miyim?' diye. Sevdim sonra.

Sizin için eski zaman romantizmi yapıyor diyorlar. Bunu şekil olsun diye mi, çılgın dünyadan uzaklaşmak için mi yapıyorsunuz, bunu anlayamadım?
İkisi de diyebiliriz. Yani ben zaten romantik bir insanım, zaten o eski şarkıları çok seviyorum. Eskiden çok kaliteli şarkılar yapılmış ülkemizde. Aranjman dediğimiz, yabancı müziklerin üstüne Türkçe sözlerin yazıldığı bu türde çok kaliteli eserler verilmiş. Keza Türk musikisi de çok daha revaçtaydı, şu anda o şarkıların pek yeri kalmadı, bu kirlenmişlik hikâyesinde. Ne bileyim daha temiz bir şeyler yapmak istedim açıkçası. Ben ve benim gibi birkaç arkadaşım daha var. Ne kadar azınlıkta olsak da varız. Temiz müzik yapmaya çalışıyoruz.

Tabii konservatuvarda hocalarım bu kültürü özümsemiş çok beyefendi ve çok hanımefendi insanlardı. Ve Türk musikisi eğitimi almak ve müziğin edebini almak insanı çok etkiliyor. Ama insanın kişiliği ile de çok alakalı bir şey bu. Ben zaten böyle bir kızım. Bugüne çok ayak uyduran bir insan olamıyorum. Bilgisayarla bile haşır neşir değilim. Artık kalmadı, eskiden kütüphanelere giderdik ne güzel.

Romantizm durumu nedir?
Çünkü insanlar romantizme de artık pek fırsat bulamıyorlar, artık aşklar da kirlendi galiba. Onu yaşatmak hem de temiz işler yapmak adına istediğim ve sevdiğim müziği yapmaya çalışıyorum. Böyle devam edeceğim.

Sizce bu yaptığınız müzik kirlenmeyi temizler mi?
Bence biraz üfürüyor. Çünkü ben tohumlarını attım ve filizlerini almaya başladım. Birçok üniversiteye gittim ve konserler verdim. Ve çok güzel ödüller aldım. Üniversitelerden aldığım ödüller çok daha gerçekçi. Çünkü onlar asıl dinleyici. Özellikle beni dinleyen kitlenin çoğunluğu üniversite öğrencisi. Onların verdikleri ödüller çok daha inandırıcı. Ödüller genellikle reytingi yüksek programlardaki insanlara veriliyor çünkü.

Bu arada sizin televizyon programının reytingleri ne durumda?
Bizim reytingler çok güzel. Bir alternatif oldu bizim program. Daha önce farklı sanatçılar yapıyordu böyle programları. 'Yorumsuz' vardı, Fatih Erkoç'un programı vardı. Şimdi bir tek benim programım kaldı ve insanların hoşuna gidiyor sevdiği sanatçıları orada canlı canlı dinlemek. Çok daha güzel. Birçok sanatçı da katılmak istiyor. Bu bizi çok sevindiriyor. O programda gerçek şarkıcıları görüyoruz. Keşke bu tarz programlar daha çok olsa. Ama olamıyor. Reyting kaygısı buna neden oluyor.

Funda hanım siz popüler müzik yapıyorsunuz ama hiç de popüler biri değilsiniz. Bu nasıl oluyor, biraz anlatır mısınız?
Ben öyle çok popüler olup, orada burada görünmek istemiyorum. Bu benim yapıma aykırı. Çünkü o kadar basit ki. Çünkü bayansanız, bu çok basit bir şekilde olabilir. Revaçta olan bir sanatçıya bir laf atabilirsiniz, ucuz söylemler yapabilirsiniz, garip garip, abuk sabuk konuşursunuz ya da çok popüler bir erkekle görülebilirsiniz. Orada burada çok açık pozlar filan. Bu işin kolayı. Ben konservatuvar eğitimi aldım, bu işi yapmak için baş koydum. Benim amacım müzik yapmak. Arkasından zaten şöhret ve maddi imkânlar geliyor. İnsanlar artık bu farkı görebiliyor ve ayırt edebiliyor. Ben özel hayatımla, onunla, bununla gündeme gelmek istemiyorum.

İnsanlar benim şarkılarımı, sesimi dinlesinler yeter. Gerisi zaten niye ilgilendirsin ki onları. Magazin programlarında benimle röportajlar yapılıyor, mikrofonlar uzatılıyor, çok güzel sohbetler yapıyoruz ama onlar insanların ilgisini çekmiyor galiba. Kocalar, sevgililer, aldatma durumları ilgi çekiyor. Ama bence sanatçı kavramı çok daha önemli.

Dinleyenleri sanatçıya saygı da duymalı. Öbür türlü saygısını yitiriyor, onların gözünde çok sıradan biri oluyorsunuz bence. Ayrıca, yüz eskimesi diye bir şey vardır. Gerçektir. Her yerde görmeye başlayınca artık merak da etmiyor ve izlememeye başlıyor insanlar. Niye merak etsin ki, her şeyini biliyor.

Sizin hep hüzünlü bir haliniz var. Niye ki?
Ben üzülmüyorum. Şarkı söylüyorum ama müzik de yapan bir insanım. Beste ve söz de var. Bu tür insanlar hüznü sever. En küçük şeylerden dertlenmeyi ve hüzünlenmeyi seviyoruz. Her şey laylaylom değil hayatta. Öyle olmadığı için de, hep bir tarafta hüzün oluyor. Bunu kaybetmeyi istemem. Zaten o zaman üretemem. Yıpratıcı boyutlarda değil ama. Zaman zaman çarpıntılar ve tansiyon değişiklikleri olsa da, bu hüzün çok büyük boyutlarda değil.

Günümüz insanları hüzünlü zaten, kolay oluyordur hüznü yakalamak. Tabii ki de. Çok arıyor, çok da buluyorum. Ülkemizin zaten her yerinde hüzün var. Özellikle yaşlılardan ve çocuklardan çok etkileniyorum. Ama o hüznün ve durağanlığın altında çok da yırtıcı bir yanım var. İçeride fırtınalar estiğini gösteriyor bazı sert şarkılarım. Biraz da kızgınlık var. İnsan doğal olarak savaşlara, ekonomik faktörlere, insanlarımızın durumuna öfkelenebiliyorsunuz, çevrenizdeki insanlara öfkelenebiliyorsunuz.
(Hızır Tüzel/Radikal)
329
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.