Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Fantezi fakiri bir ülkeyiz

Fantezi fakiri bir ülkeyiz

Kadınlar sevişmeye katılmıyor. Erkekler ise kadınların daha 'canlı' olmasını talep ediyor.

Cinsellik yavaş yavaş konuşulmaya başlansa da ülkemiz için hâlâ tabu. Konuşulmadığı için de ciddi bilgi açlığı çekiliyor. ve erkek yıllarca birbirinden uzak tutulup, evlilik gecesi tüm sınırların ortadan kalkması bekleniyor. Bu da hem erkekte, hem de kadında ciddi kaygılar yaratıyor. Sonuçta ilk gece korkusu, gibi bize özgü kadın cinsel fonksiyon bozukluklarıyla karşılaşıyoruz. Ne ailede, ne de okulda cinselliğe dair eğitim verildiğinden kadınlar erkekleri, erkekler de kadınları tanımıyor. Erkeklerin cinselliğe dair her şeyi bildiği yönünde genel bir inanış var. Ancak Türkiye'de erkeklerin yüzde 30 kadarı ilk deneyimi evlendiğinde yaşıyor.

Bu da asılnda sadece kadınların değil, erkeklerin de ciddi anlamda bilgi eksikliği olduğunu gösteriyor. Bu dizide cinselliğe dair merak edilenleri, bilinmesi gerekenleri uzmanların; sorunları ve kapalı kapılar ardında kalanları ise yaşayanların anlatımlarıyla veriyoruz.

Ülkemizde cinsellik hâlâ ayıp, yasak, günah gibi sıfatlarla nitelendiriliyor. Soru sormaktan çekiniliyor ve cinsel bilgi açlığı yaşanıyor. Bu nedenle Batı ülkelerinde çok az görülen kimi sorunlara ülkemizde çok sık rastlanıyor. Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) Başkanı Dr. Nesrin Yetkin, pek çok ülkede olmayan veya nadir karşılaşılan ilk gece korkusu ve vajinismusun da bize has olduğunu söylüyor. Özellikle ilk gece korkusu, cinsellikten ömür boyu nefret etmeye kadar varabiliyor.

Türkiye'de cinsellik hakkında neler merak ediliyor?
Ergen erkeklerin en çok merak ettiği şeylerden biri penis boylarının genele göre ne olduğu. Kızlık zarını hem kadınlar, hem de erkekler çok merak ediyor. Bu, tutucu bir toplum olmamızla ilgili. Kızlık zarı kadın cinsel organının girişinde ve ilk âdet kanamasına kadar iç cinsel organları mikroplardan korumaya yaramaktan başka işlevi olmayan, minik bir zar.

Toplum olarak bütün namus anlayışımızı buna bağladığımızdan, korunmaya çalışılıyor. Erkekler bu zarın nasıl tamir edildiğini de soruyor. Kadınlar orgazmı merak ediyor ama fazla sormuyor. Yüksek eğitimliler ve erkekler de daha zor soru sorar.

Kadın ve erkeğin cinselliği yaşamasında nasıl farklar var?
Erkek cinsel organında uyarım, uyarı kesintili de olsa devam eder. Erkek genelde daha sert, hızlı ve dikey uyarıdan zevk alır. Kadında ise klitoris daha yumuşak, yatay ve yaygın uyarı ister. En önemli fark kadında bu uyarının kesintisiz olmasının gerekmesidir. Genç erkekler daha çabuk uyarılır, yaşları ilerledikçe daha fazla ön hazırlık gerekir. Kadınlar ise genç yaşlarda daha zor uyarılır ve fazla ön sevişmeye ihtiyaç duyar.

Erkeklerin, boşaldıktan sonra cinsel uyarıya yanıt veremediği bir dönem vardır. Yaş ilerledikçe bu süre uzar. İkinci bir uyarıya yanıt verme beş dakika da, beş gün de olabilir. Kadın orgazm olduktan sonra sevişmeye devam edebilir. Cinsel uyarılmayı tekrar tekrar isteyebilir.

Birlikteliklerin yürümesi için cinsellik o kadar önemli mi?
Birlikteliklerin yürümesi cinselliğe bağlı olabiliyor. Standart cinsel ilişki kalıbında kısa bir ön sevişme vardır. Kadın bu sevişmeye pek katılmaz. Yanlış inanışlardan biri de cinselliği başlatanın, yönetenin, kadının uyarılmasının hatta orgazm olmasının sorumlusunun erkek olması gerektiğinin düşünülmesidir. Cinsel ilişki iki kişinin birlikte haz ürettiği bir süreç.
Sorduğumuzda, kadınların sevişmeye katılma oranı yüzde 0 ile 25 arasında değişiyor. Sadece okşanmak değil, okşamak da keyif verici bir şeydir. Bunu da bilmiyor, katılmıyor, sıkılıyor ve bir an önce bitsin istiyor. O zaman sevişme giderek kısalıyor. Kısaldıkça kadının zevk alma olasılığı da kayboluyor. Cinsel birleşme odaklı bir ilişki yaşanıyor ve her şey 10-15 dakika içinde bitiyor. Bu, çok yaygın ve pek çok soruna da gebe bir model. Fantezi fakiri bir ülkeyiz. Haz almaktan suçluluk duyuyoruz.

Kadın sevişmeye niye katılmıyor?
Çünkü yüzyıllardır 'Kötü kadınlar haz alır ve cinselliği ister' inanışı var. Kadınlar evlenene kadar erkekler 'kötü', cinsellik 'pis', 'zararlı', 'tehlikeli'dir. Böyle yetiştirilip evleniyoruz, o saatten itibaren kocanın iyi olduğu söyleniyor. Ama cinselliğin keyifli, haz üreten iki kişilik bir eyleme dönüşmesi bir dakikada olmuyor.
Burada erkeğin bakışı önemli değil mi?
Kadın katılınca erkeğin hoşuna gidiyor. Okşanmaktan çok keyif alıyor ama söyleyemiyorlar, çünkü ret cevabı alırlar. Kadın eğer mastürbasyon yapmışsa, kendi bedenini tanıyorsa sevişmede daha iyidir. Mastürbasyon en yaygın yanlış inanışlarımızdan biri. Oysa cinsel yanıtlarımızı ve bedenimizi tanımamızı sağlayan bir şey. Tedavide de kullanıyoruz.

İlişkide hangi taraf daha çekingen?
Kadınlar daha çekingen. Ancak her ikisi de istediğini söyleyemiyor. Cinselliği bir yabancıyla konuşmak daha kolay. Toplum olarak ya pornografiden söz ediyoruz, ya küfrediyoruz, ya da belden aşağı espri yapıyoruz. Cinselliğe dair bir dilimiz de yok. Kullanılan kelimeler bile Latince. Bu da konuşmayı güçleştiriyor.

En sık karşılaşılan sorunlar neler?
Kadınlarda vajinismus, erkeklerde sertleşme bozukluğu, birleşmeye izin vermeyen çok şiddetli erken boşalma. Sorun cinsel birleşme odaklıysa uzmana daha çabuk başvuruluyor. Batı ülkelerinde vajinismus oranı yüzde 1-2 iken bizde, doktora başvuranların yüzde 50'sinde görülüyor. Japonya'da da benzer bir durum var. Muhafazakâr toplumlarız ve kızlık zarına büyük önem veriyoruz.

Cinsel bozukluk her yaşta görülür mü?
Vajinismus ve erken boşalma genelde cinsel yaşamın ilk evrelerinde başlayan sorunlardır. İlk birleşme deneyiminde vajinismus ortaya çıkar. Bu da daha genç bir grupta görülmesine neden olur. Uyarılma, orgazm, sertleşme ve istek sorunları her yaşta görülebilir. Erken boşalma da genelde ilk cinsel birleşmeden itibaren başlar ama bize gelmesi çok uzun zaman alabilir. Daha ileri yaşlarda (50-60) çok vaka görmüyoruz. Çünkü cinselliğin bu yaşlarda bittiği ve artık sorun yaşanmadığına inanılıyor.

Cinselliğe başlamanın ideal yaşı var mı?
Kendini hazır hissedip davranışının sonuçlarını değerlendirebilecek duruma geldiğinde... Yasalarımıza göre ise 18'den önce başlayamaz.

İlk deneyimde nelere dikkat edilmeli?
İlk cinsel deneyimin yavaş olması gerekir. Birçok kadın, erkek cinsel organını evlendiği gece görüyor. Oysa önce ufak flörtler, dokunuşlar olmalı. Yıllarca olmayan cinsellik, 'ilk gece' paldır küldür yaşanıyor. Erkekler de korkuyor. Birçok yerde hâlâ 'çarşaf geleneği' var. Beş dakika sonra kapı çalınıp çarşaf isteniyor. Sadece bir işlemi bitirme söz konusu oluyor. Bu, hem erkek hem de kadın için korkunç bir travma. Bazen hayat boyu cinsellikten nefret etmeye neden olabilir. Eşli bir cinsel ilişkiye girmek üzere olup bir şey bilmediğini düşünenler cinsel terapi merkezlerine başvurabilir. Bir saatlik bir konuşma bile çok şey değiştirir.

En çok bunlar merak ediliyor
Aile Sağlığı Araştırma Derneği'nin (ASAD) Cinsel Sağlık Danışma Hattı'nı arayan 80 bin kişi üzerinde yaptığı araştırmaya göre erkeklerin ve kadınların en çok sordukları konular şöyle:

Erkekler: Erken boşalma, sertleşme sorunu, penis boyu, libido azalması, kadın orgazm bozukluğu, vajinismus, ilk gece korkusu, mastürbasyon, kızlık zarı.

Kadınlar: Vajinismus, orgazm problemleri, cinsel isteksizlik, kızlık zarı, ilk gece korkusu, kısırlık.


'Cinselliği 45 yaşında keşfettim'
50 yaşında evli ve üç çocuk babası olan ve Anadolu'da yaşayan bir erkek... Cinsellikle gerçek anlamda nasıl geç tanıştığını anlatıyor, ancak yüz yüze olmamak şartıyla...
Geniş bir aileye mensup ve çiftçilikle uğraşıyor. 25 yıldır süren evliliğinden pek de mutlu değil. Çünkü eşiyle cinsel anlamda mutlu bir birlikteliği yok. Beş yıl önce para karşılığı birlikte olduğu bir Rus kadınıyla yasak ilişki yaşıyor. Kadının Rusya'da kocası ve iki çocuğu var. Türkiye'ye geliş amacı ise çocuklarını okutabilmek için para kazanmak. Çevresinde geleneklerine bağlı biri olarak tanınan, muhafazakâr bir aileye mensup adamın yaşamı kadınla tanıştıktan sonra değişmiş. Pek çok yerde birlikte görüldüklerinden çevreden yadırgayanlar da oluyor. Haftanın birkaç gününü ailesiyle, birkaç günü ise kadın arkadaşıyla geçiriyor. Arkadaşı sayesinde cinselliği keşfettiğini anlatıyor, daha önceki hayatının 'kâbus' gibi olduğunu düşünüyor.

'O çocuklarımın annesi...'
"Eşimle iyi bir cinsel hayatımız hiç olmadı. Onu cinselliği yaşayabileceğim birinden öte çocuklarımın annesi olarak görüyorum. Cinsel anlamda mutlu olamadım ancak bunun nedeni sadece o değil. Benim de eksikliklerim olmuştur. Çünkü bir şey bilmiyorsunuz, kimse size bir şey öğretmiyor. Neticede kapalı bir çevrede yaşıyoruz ve soru sorabileceğiniz insan da yok. Şu anda birlikte olduğum arkadaşımla tanışana kadar çok kör ve bilinçsizdim. Onun sayesinde 45 yaşında cinselliği keşfettim. Beni ikinci kez 20'li yaşlarıma götürdü ve hayatı gösterdi.
Türkiye'de pek çok kadın cinsellikten sadece birleşmeyi anlıyor. Aslında Türk ailesinde kapalı kapılar ardında yaşanan çok derin bir sorun var. İlk kez açık yüreklilikle bunları birine anlatıyorum. Bizim hayatımız o kadar siyah ki birbirimizle konuşmaktan bile utanıyoruz. Benim gibi çok sayıda erkek var. Ailemize gidince mutsuz oluyoruz, aileden çıkıp bu kadınların yanına gelince mutlu oluyoruz. Çünkü konuşuyoruz, bizi dinliyorlar. Cinsellik bunun çok önemli bir kısmı. Oturup onunla her şeyi konuşabiliyorum. Benimle birçok şeyi paylaşıyor.

'Sevişirken eşim uyuyakalırdı'
Çok çok özel olacak belki ama yatakta eşimle beraber olurken bir bakıyordum ki eşim uyuya kalmış. Böyle olan bir tek ben değilim. Onlar anlatmıyorlar ancak ben anlatıyorum. Bizde müthiş bir yalancılık var, saklarız. Onlar bizden farklı. Kadın çok rahatlıkla beraber olmak istediğini söylüyor, bunu normal karşılıyor, içmek gibi bir şey olarak görüyor cinselliği. Utangaç değil. Seksi, gülmek, kahkaha atmak, gibi çok doğal bir şey olarak yaşıyor. Çok bilinçli yaklaşıyorlar. Canı istediğinde 'seks yapmak istiyorum' diyor. Biz bunu bile gurur konusu yapıyoruz. Kendimizi farklı göstermeye çalışıyoruz. Ben de belki konuşmazdım ancak beraber olduğum arkadaşım sayesinde artık konuşabiliyorum.

Arkadaşımla tanışıp birlikte olmaya başladıktan sonra daha verimli oldum, daha çok para kazanmaya başladım. Ondan önce hep moralim bozuk olurdu, bir şeye konsantre olamazdım. Zihnen rahat olduğunda vücudun daha rahat oluyor. Bilmediğim şeyleri keşfettim, vücudumu serbest bıraktım. Ayrı bir ev tuttum ona. Haftanın birkaç günü birlikte kalıyoruz. Bunu konuşmanın ayıp olduğunu düşünmüyorum. Ancak şu anda bile gidip eşimle bu tür konuları konuşmaya çalışsam utanır, beni ayıplar. Değer yargıları öyle. Bu, eğitim meselesi değil. Bazı şeyleri kıramazsan, değiştiremezsen ortadan kalkmaz bunlar."
(Radikal)
411
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.