Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Engel dediğin kafada aşılır

Engel dediğin kafada aşılır

Her şey görme engelli ilkokul öğrencilerine ders veren Claire Özel'in kendi kendine "Peki bu çocuklar ODTÜ'yü kazanırsa ne olacak" diye sormasıyla başladı.

1996 yılında bir yandan görme engelli çocuklara gönüllü olarak ders verirken bir yandan da ODTÜ'nün hazırlık sınıflarında İngilizce öğreten Özel, aradığı ipuçlarını kaza geçiren bir öğrenci sayesinde buldu:

"Araştırmalarım sırasında, ODTÜ'de öğrenciyken trafik kazası geçiren Tunç Tonger'in çalışmalarıyla karşılaştım. 2001'de Şehir Planlama Bölümü öğrencisi Adnan Barlas, şimdi çok başarılı bir işadamı olan Tonger'in katkısıyla bir program hazırladı. Yüksek lisans öğrencileriyle tüm kampüs taranmış ve engellilere uyumuna ilişkin bir rapor hazırlanmıştı. İşte bu rapor bana ışık tuttu."

Gerisi çorap söküğü gibi geldi. Avrupa Birliği'ne (AB) uyum yasaları çerçevesinde çıkarılan 'Özürlüler Yasası'na göre, her üniversitede engellilerle ilgilenen bir birim olması gerekiyor. Bu yasaya ilk uyum sağlayan ise, İngiliz asıllı Türk vatandaşı Claire Özel sayesinde ODTÜ oldu.

Rektörden tam destek
Claire Özel, süreci şöyle anlatıyor: "2003'ün ilk aylarında Rektör Ural Akbulut'la görüştüm. Çok ilgilendi ve ilk resmi tespiti başlattı. İki yıl gönüllü çalışma sürdürdüm. Ve geçen yıl 'Engelsiz ODTÜ' birimi Kariyer Planlama Merkezi'mize bağlandı. Ben de resmi koordinatörü oldum."

Üniversiteler örnek aldı
Artık tam zamanlı olarak 'Engelsiz ODTÜ' birimi için çalışan Özel, birimin diğer üniversitelere de örnek olduğunu anlattı: "Yeni çıkan Özürlüler Yasası'na göre de YÖK seviyesinde bir birim kurulacak. Bu birim tüm üniversitelerin koordinasyonluğunu yapacak. Şu anda bu yasaya uygun ilk ve tek üniversite oluşumu biziz. Süleyman Demirel, Çukurova ve Akdeniz üniversiteleri de bizi örnek aldıklarını iletti. Yasaya göre, üniversitedeki engelli birimi öğrenciye, "Sınıfına ulaşabildin mi? Notlarını alabildin mi?" sorularını sormalı. Eğer bir engel varsa bunu kaldırmalı. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz."

Ayakları bağlı kampüs turu
Engelli öğrencilerle çalışmak konusunda Eğitim Fakültesi'nde ders de veren Özel'in sırada başka projeleri de var: "Öğretmenler, sınıflarına bir engelli öğrenci geldiğinde ilk başta ne yapacaklarını şaşırıyor. Bu şaşkınlığı yok etmeye, aradaki mesafeyi kaldırmaya çalışıyorum. Şehir Planlama Bölümü öğrencileri için de yeni bir ders programı hazırlıyoruz. Örneğin çocukların ayaklarını bağlayacağız ve sonra, 'Bu kampüsü dolaş bakalım, yürüme engelli bir öğrenci için ne kadar uygun?' diyeceğiz."

Herkes proje üretiyor
İki yıl önce resmen kurulan 'Engelsiz ODTÜ' birimi okulda ilk engelli öğrenci tespitini yaptı. Sağlık Merkezi'nden bir psikologla işbirliği konusunda anlaşıldı. Kayıt dönemlerinde engelli öğrencilere yönelik bir masa ve internette bir sayfa açıldı. Öğretim üyeleriyle diyaloğa geçildi. Hedeflerden biri de okul bittikten sonra istihdam olanağı yaratmak.
Birimin koordinatörü Claire Özel, "Üniversitedeki tüm birimler işbaşında. Bilgi işlem, görme engeller için tüm kampüste kullanılabilecek bir program hazırlıyor. Sağlık Merkezi'mizle kampüsteki kazaları engellemek için bir proje geliştirdik. Öğrenci İşleri de sınıfların yerlerini, katlarını engelli öğrencileri göz önünde tutarak ayarlıyor" dedi.

Deniz: Kek bile öğretiyorlar
Deniz Aydemir, ODTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü'nde 4. sınıf öğrencisi. Bölümündeki tek görme engelli öğrenci. Deniz, 2.5 yıl önce 'Engelsiz ODTÜ' ile tanıştıktan sonra kendini ifade edebilme yeteneğine kavuştuğunu söylüyor: "Seni sen olarak kabul edecek insanların sayısı az. Böyle bir topluluk içerisinde o az sayıdaki insanlarla karşılaşma fırsatı buluyorsun." Bölüme başladığında öğretim görevlileri önce onu kabullenememiş: "Görmüyorsunuz, kitapları okuyamıyorsunuz. Yapamayacağınızı düşünüyorlar. Ama şimdi 4. sınıftayım. Notlarım gayet iyi."
Deniz'e üniversitede ilk kez bir öğrenci asistanı temin edilmiş.

Haftada 4 saat, asistanından iktisat dersi almış. Deniz için yapılan daha sonra diğer görme engelli öğrencilerin de yolunu açmış. Peki sıkıntıları yok mu? Şakayla karışık, "Var, budanmayan ağaçlar" diyor. Deniz Aydemir, ODTÜ'den mezun olunca yurtiçinde veya yurtdışında engellilere danışmanlıkla ilgili bir bölümde master yapmak istiyor. Bunun için girişimlerde bulunmuş bile.

Ayrıca 'rehabilitasyon eğitimi' de almak istiyor:
"Türkiye'de tam olarak rehabilitasyon eğitimi verilmiyor. Yurtdışında yapılan eğitimlerde kendi kendini kabul etmeyi öğrenmeden tutun da mutfakta tek başına yapmaya kadar her şeyi öğretiyorlar. Mesela mutfağa girip kek yapabiliyorsun, krep çevirebiliyorsun."

Okan, bölüm ikincisi oldu
ODTÜ Bilgisayar Öğretmenliği Bölümü'nü ikincilikle bitiren Okan Kubuç, işitme engelli. Türkiye'de işitme engelliler anadilini bile öğrenmekte güçlük çekerken Okan iyi derecede İngilizce, İspanyolca ve işaret dili biliyor. Çünkü elektronik ortamda engeli 'sıfır'. Okan 'Engelsiz ODTÜ' ile 2. sınıfta tanışmış. Önceleri engelini gizlemeye çalışmış. Çünkü bunu kendisi de kabullenemiyormuş. Engelsiz ODTÜ'nün en büyük faydasının, engeline sahip çıkmayı öğretmek olduğunu söyleyen Okan, "Öğretmenler de başta ne yapacaklarını bilemiyordu. İşitme engelliler için öğretim görevlisinin o kişiye bakarak konuşması, söylediği önemli şeyleri (mesela sınav tarihlerini!) bir de tahtaya yazarak işlemesi gerekiyor" diyor.
(Radikal)
458
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.