Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Diyet yaşı 12'ye düştü

Diyet yaşı 12'ye düştü

Hatta yapılan son araştırmalar, 'istemli yetersiz beslenme' yaşının 12'ye kadar düştüğünü gösteriyor.

Sosyoekonomik düzeyi yüksek ailelerin ergenlik dönemindeki çocukları da modaya uyup diyet yapıyor. Hatta yapılan son araştırmalar, 'istemli yetersiz beslenme' yaşının 12'ye kadar düştüğünü gösteriyor. Büyüme, boy ve seksüel gelişimi yavaşlatan bu sorun, algılamayla konsantrasyonu azaltıp eğitim başarısını düşürüyor.

İzmir'de farklı sosyoekonomik düzeydeki öğrencilerin devam ettiği iki okulda yapılan araştırma, çocukların estetik kaygılar ve güzellik arzusuyla erken yaşta diyete başladığını ortaya koydu.

12-16 yaşlarındaki 736 öğrenciyle yapılan araştırmaya göre, sosyo ekonomik düzeyi yüksek öğrencilerin yüzde 30'u fazla kilolu olduğunu düşünüyor. Yüzde 10.5'i diyet yapıyor. Yoksul öğrencilerin devam ettikleri okullarda ise şişman olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 14.

Diyete başlayanların bir kısmı kilo almamayı hedeflerken bir kısmı hızlı kilo vermek amacıyla kronik diyete yöneliyor. Yani her şeyi az yiyor.

Obeziteye davetiye
Yeditepe Tıp Fakültesi Hastanesi Pediatrik Metabolizma Gastroentoloji uzmanı Prof. Dr. Benal Büyükgebiz'in yaptığı araştırmaya göre, diyet yapan çocukların yüzde 71'i hiç kimseye danışmıyor. Ne yiyeceğine, ne kadar yiyeceğine kendi karar veriyor. Sağlık nedeniyle, doktor önerisi doğrultusunda diyet yapan çocukların oranı sadece yüzde 6.6. Diyetisyenden yardım alanların oranı ise yüzde 2.2.

Sosyoekonomik düzeyi yüksek çocukların yüzde 87'si öğün atlıyor. Aslında öğün atlamak, obeziteye yol açan risklerden biri. Çocukların günün büyük bölümünü okul ve kursta geçirmesi beslenme alışkanlıklarını da etkiliyor. Ailelerin gözetiminden uzaklaşıp besleme değeri düşük, çabuk tüketilen yiyeceklere yönelen çocuklarda atıştırma gereksinimi sıklaşıyor.

Prof. Dr. Büyükgebiz, sağlıksız beslenme alışkanlığı nedeniyle sorun yaşayan çocukların bir de perhize başlamasıyla vücut gelişimlerinin tehlikeye girdiğini söylüyor:

'Uygun olmayan kilo verme yöntemleri yetersiz büyüme ve büyüme geriliği, hormonal gelişmede gecikme gibi sorunlara yol açıyor.'

Kızların durumu vahim
Ergenlik dönemindeki beslenme alışkanlıkları, çocuğun geleceğini etkilediği için çok önemli. Çocuklar erişkinlikteki vücut ağırlığının ve erişkin iskelet kitlesinin yarısını, erişkin boy uzunluğunun yüzde 20-25'ini 18 yaş öncesinde kazanıyor.

Ergenlik çağında organizma iki ayrı süreci birlikte yaşıyor: Büyüme ve cinsel fonksiyon gelişimi. Hormonlar harekete geçiyor, ergen üreme fonksiyonu kazanıyor. Her iki biyolojik değişim beslenmeyle yakından ilgili. Yetersiz beslenenin boyu normalden az uzuyor. Hormonsal değişimi yaşıtlarından yavaş gelişiyor.

Ergenlik döneminde erkeklerin gıda tercihi önceki yaş gruplarına göre zenginleşmekte. Kilo endişesi yaşayan kızların beslenmesi ise fakirleşiyor. Erkeklerin gıda tercihindeki zenginleşme, iyi beslenme anlamına gelmiyor. Ev dışında yenen öğünlerin artması, çabuk tüketilen gıdaların ön plana geçmesini sağlıyor. Süt, meyve suyu, ayran gibi içeceklerin yerini meşrubat alıyor. Sonuç olarak sağlıksız beslenen ergenin sadece kalsiyum değil, demir, vitamin A, C, B-folik asit, çinko alımı da düşüyor.

Geleceği etkileyecek
Dünya nüfusunun yüzde 19'unu 6-18 yaş grubu oluşturuyor. Ergenlikte psikolojik, biyolojik, sosyal değişim yaşayan çocukla iletişim kurmak özel bir uzmanlık istiyor. Prof. Dr. Büyükgebiz, ergen beslenmesine şimdi özen göstererek gelecekteki birçok sorunun önüne geçebileceğini hatırlatıyor ve uyarıyor: 'Tıp yetişkinlerde ölümlere neden olan kronik sorunlar ve hastalıklara odaklandı. Ergenlik çağı sağlık sorunları ise ihmal ediliyor.'

10-18 yaşta sık görülen sağlık sorunları
Büyüme geriliği, bodurluk veya kronik beslenme yetersizliği, kansızlık-demir eksikliği, şişmanlık ve beslenmeyle ilişkili kronik hastalıklar, yeme bozuklukları, sıskalık-akut beslenme yetersizliği, sağlıksız kilo verme eğilimi, vitamin ve mineral yetersizliği, çinko ve demir eksikliği ile diş çürükleri ergenlerin başlıca sağlık sorunları.

Kansızlık hem bedeni hem de zihni yoruyor
Ergenlikte büyümenin hızlanması, kızların adet kanaması görmesi, erkeklerin kas kitlesinin artması demir ihtiyacını artırır. Bu dönemdeki kansızlığın en önemli nedeni demir eksikliğidir. Buna bağlı olarak, yorgunluk, dikkat süresinde azalma, çalışma kapasitesinde düşüklük, enfeksiyonlara yatkınlık ve entelektüel performansta düşüklük gözlenir. Vücut demir ihtiyacını gıdalardan karşılar. Hayvansal besinlerdeki demir( daha yüksek oranda özümsenir. Ispanaktaki demirin yüzde 1'i, tahıllardakinin yüzde 4-6'sı, ettekinin yüzde 10-15'i, yumurtakinin ise yüzde 50'si emilir.

Çinkoyu unutmayın
Büyüme çağında önemli minerallarden biri de çinko. Vücuttaki 100'den fazla enzim aktivitesi için gerekir. Ayrıca bağışıklık sistemi, yara iyileşmesi, tat ve koku duygusunun algılanması, DNA sentezi, normal büyüme ve gelişme için de önemlidir. Hafif ve orta derecede büyüme geriliği olan çocuklarda çinko gereksinimine dikkat etmek gerekir.
(Hürriyet)
403
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.