Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Dere'nin kalbi arkeolojide kaldı

Dere'nin kalbi arkeolojide kaldı

Bazı arkadaşlar neden yaptıkları işlerle değil de, abuk sabuk hareketleri ya da aşkalarıyla gündeme gelirler anlamam. Örneğin, Cansu Dere.

Cansu'nun fotoları sağda

Hızır Tüzel / Radikal
İşte sunuculuk yapıyor, dizilerde oynuyor, hanım hanımcık bir kız. Gel gör ki, yok Okan Bayülgen'le birlikte, yok Cem Yılmaz'la birlikte, dolayısıyla yok, kısa boylu erkeklerden, yok komik erkeklerden hoşlanırmış.

Bir kere bu kız, kısa boylu ve komik erkeklerden hoşlansaydı eğer, başta benden hoşlanırdı. Bir saat filan Aşiyan'da harika bir mekânda, 'Arka Bahçe'de oturduk. Kendisi biraz kasık olduğu için, onu rahatlatmak için, söyleşi sırasında olmadık salaklıklar yaptım ama zerre kadar gülmedi.

Şimdilerde 'Güz Yangını' isimli bir dizide oynayan Cansu Dere ile ne konuştum dersiniz? Bu benim bile aklıma gelmezdi..

Cansu hanım, siz İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nde okudunuz. Meraklı mıydınız arkeolojiye yoksa iş olsun diye mi girmiştiniz o bölüme?
Meraklıyım. İkinci tercihimdi. Hatta babam çok sıcak bakmamıştı arkeolojiye. Ama çok isteyerek girdim ve ilk sene çok güzel geçti. Bir klasik arkeoloji vardı, bir de prehistoria, yani daha eski dönemler, Suriye'yi kapsayan Mezopotamya bölgesi. Ben onu seçtim ama okumaya başladıktan sonra klasik daha yakın dönem, keşke onu seçseydim dediğim de oldu. Çok isteyerek girdim, ilk iki sene de çok güzel gitti ama ondan sonra... Yani ikiye bölünemedim. Kafa orada olunca yapılacak bir şey değil. Öyle derslerin belli şeyleri vardır onları ezberleyeyim de, gideyim gibi bir şey değil. Onun içinde olmak gerekiyor.

Oyuncu olmayı tercih ettiniz peki, arkeolojide aklınız kalmadı mı?
Aklım kaldı tabii. Bir de Türkiye'de maalesef daha kazıya gitmeden okulu bitiren insanlar var. Çünkü yabancı insanların elinde kazı yapılan yerler ve diğer kalan yerlere de dördüncü sınıftan öğrenciler gidiyordu, bir türlü kazıya da gidemedim. Böyle garip bir durum oldu. Keşke bitirebilsem. Ama o ayrı bir şey istiyor yani ikiye bölünemiyorum. Benim tamamen onunla ilgileneceğim bir dönem olması gerekiyor. İstemeden yapılacak şey değil

Oyunculuk yeni başladı ama yine de, arkeolog olmayı ister miydiniz?
İsterdim. Ama şimdi biraz uzaklaştım çünkü oyunculuk yeni başladı ve çok farklı şeyler hissediyorum ama okul döneminde gerçekten çok istiyordum ve hevesli olarak devam ediyordum. Sonra olmadı. İtiraf ediyorum yani ikisini bir arada götüremedim.

İtiraza gerek yok sizi suçlamıyorum.
Yok ama benim kendimi suçladığım zamanlar oluyor. Bazen düzenli olmasını çok istersin ya ve keşke okulu bitirseydim ve sonra bunlar başlasaydı diyorsun ama maalesef siz seçemiyorsunuz gelecek zamanları, oluyor. Ama bitirmek isterdim.

Nereleri kazmak isterdiniz?
Valla beni batı tarafı, yani İzmir Efes daha yakın dönem olduğu için çekiyor ama benim okuduğum daha eski döneme ait.

Neler bulmak isterdiniz o kazılarda?
Günlük yaşama ait şeyleri bulmak isterdim. Mesela mutfakla ilgili şeyler ve savunma araçları. İlk insanların yaşamları da çok ilginç. O bulunan altın kaplar filan çok acayip şeyler. Ama mesela Topkapı Müzesi'ne gittik geçenlerde. Çok üzüldüm. Görmek isterdim ki Topkapı Müzesi'ndeki eserler insanların yaşadığı alanlarla da ilgili olsun. Bu da şuydu, bu da buydu diye. Ben daha çok hayatı nasıl yaşadıklarını merak ederim. Tabii ki de güzel takısı filan ama o yaşam alanını görmek çok ilginç. Onu çok görmek istedim.

Geçmişe niye özen göstermiyoruz?
Önemli olmadığını düşünüyor insanlar, o yüzden böyle problem oluyor ve o yüzden yurtdışından insanlar gelip kazıyor burayı. Kıymetini bildikleri için. Sonra da alıp götürdükleri için kıyametleri kopartıyoruz aldılar götürdüler diye. O eline aldığın şeyin şu anda olmayan, çok eski bir insanın elleri değmiş. O çok heyecan veriyor. Mesela bir Osmanlı nişanını elinize aldığınızda falan inanılmaz. En son Kapalıçarşı'da bir antikacıdan iki tane kahve fincanı aldım. Orijinal, Osmanlı tuğralı, etrafı gümüş filan böyle. O kadar güzel ki. Onlarla birileri kahve içmiş.

Allah uzun ömür versin de, sizden nasıl bir kalıntı (iz) kalsın istersiniz? Sizinle ilgili ne bulsunlar istersiniz?
Kendimi o kadar kıymetli görmüyorum yani. Artık dönem değiştiği için.

Bir kitap filan.
Yazmakta çok başarılı değilim o yüzden, o imkânsız ama bir sinema filmi ve gerçekten eskimeyecek bir film. İnsanların bildiği hani çok sevdiği bir film kalsın isterim. Öyle bir projenin içinde olmak isterdim. Çok heyecan verici. Zor gibi ama. Mesela şu küpeleri İtalya'dan aldım, yüz yıllık.

Peki neden oyunculuğu seçtiniz, daha eğlenceli mi geldi?
Eğlenceli değil, zor. Burada her zaman başka bir insan oluyorsunuz, o her zaman heyecan verici. Her zaman başkasın. Yani içinde Cansu iken çıkaramadığın şeyleri bir senaryo geliyor ve orada çıkartabildiğin şeyler oluyor.

Herkes sormuş ben de sorayım bari. Neden hep ünlülerle birlikte oluyorsunuz?
Yani öyle bir talep değil bu, hayatta maddeleştirdiğim. Yani belirli şeyler değil bunlar. Evet benim iki tane gerçekten sevgilim oldu. İkisi de üst üste geldi ama yani bu bir tercih değil sonuçta. Bir şey yaşanıyor ve kimi seveceğinizi, kime âşık olacağınızı seçemiyorsunuz hayatta. Hayat getiriyor bir şeyleri. Ben çok da karşı çıkmam böyle şeylere. Bilmem, öyle oldu. Zaten belli bir çevrenin içindesin, belli insanları tanıyorsun onun için öyle denk geldi.

İki tane kısa boylu, iki tane komik olunca!
Anlıyorum da... İnsanlar baktığınızda bir işadamıyla mesela evli oluyor, sonra ayrılıyor ve başka bir işadamıyla evleniyor. Onlara sorulmuyor niye iki tane işadamı diye. Neden iki tane mühendisle ilişki yaşadın diye kimseye sorulmuyor. Çok az olduğu için onlardan böyle denk gelmiş gibi görünüyor ama iki tane farklı insandan bahsediyoruz. Onların ortak yönleri falan öyle bir benzeştirme hayatımda yapmadım ama insanlar yapıyor işte bunu benim yerime. Yani ben öyle şey yapmıyorum herkes farklı.

Ben de kısa boylu olduğum için merak ettim kendinizi onların yanında daha mı güçlü hissediyorsunuz?
Güç boyda değil ki. Olur mu? Şu anda yaşadığım ilişkide çok huzurluyum, çok mutluyum, bir sevgi var, bir aşk var. Yani boyla alakasız. Öyle bir şey benim aklımın ucundan bile geçmez. Aynaya bakıp yanımdakine bakıp benden kısasın mı diyeceğim.

Ama bir söz vardır hani 'Boyu boyuna uygun' diye...
O eskidenmiş, artık öyle bir şey olamaz. Bizim aramızda bir kere bile konusu geçmeyen bir şeyleri yorumluyorlar. Ve o bir olaymış ve bir seçimmiş gibi sunuyorlar...
458
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.