Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Deniz - Aysel ortaklığı

Deniz - Aysel ortaklığı

Deniz Akkaya ve Aysel Gürel "Bendeniz Aysel" isimli dizi için tekrar bir arada.

Yaprak Aras / Milliyet (Cumartesi)

Aysel Gürel'in biriktirdiği bonuslarla Deniz Akkaya'ya dönüştüğü reklam filmi çok konuşulmuştu. Yarın da bu fikirden esinlenilen bir dizi başlıyor, "Bendeniz Aysel". Başrollerinde yine Gürel ve Akkaya var. Akkaya'nın Gürel'le yaptığı bir röportajla başlayan dostlukları "abla-kardeş" ilişkisine dönüşmüş belli ki. İkisi de birbirine hayran. Hele Aysel Gürel... Deniz diyor başka bir şey demiyor.

Öncelikle dizideki rollerinizden bahsedelim...
Deniz Akkaya: Hikaye Aysel'in hikayesi. Aysel çok iyi niyetli, birkaç koca eskitmiş ama onlara karşı hep iyi niyetli olmuş ve para kaptırmış bir kadın. Ona rağmen hayattan ümidini kesmemiş. Ama o kadar üzülüyor ki bir noktada intihar etmeye karar veriyor. İntihar etmek için kendi ürettiği parfüm karışımlarından birini içince de bana dönüşüyor.

Aysel Gürel: Sinan Çetin bana "Ne oynayacaksın?" dedi. Ben de "Aysel'i oynayacağım" dedim. Türkiye Aysel Gürel'i çok merak ediyor. O kadar çok yüzüm var ki... Mahallenin kocakarı kültürüne dahil olacak kadar pis dedikoducu, adiyim. Ama 53 yıllık çok iyi bir tiyatrocuyum. Muhsin Ertuğrul'un talebesiyim. Küçük Sahne'de o zamanın en güzel kızları ve starlarıyla oynadım. Ama bir gün çevredeki onca güzel kızdan rahatsız oldum.

Ama siz kendinizi beğenen biri olarak bilinirsiniz...
Aysel G.: Sonradan çıldırdım. İlk zamanlar öyle değildim.
Deniz A.: Güzelliğini sonradan keşfetmiş.
Aysel G.: Benden daha güzelleri vardı. Muhsin Ertuğrul'a "Ben star olmak istiyorum. Bunların arasında figürasyonla senelerce uğraşamam" dedim ama yollamadı. Ve şu anda ben tedavüldeyim amao değerli arkadaşlarımın hiçbiri değil.

Deniz Akkaya ile ilgili olarak da kıskançlık duygusuna kapıldınız mı?
Aysel G.: Deniz benim idolümdü. Türkiye'de benim kadar güzel kim var diye dergilere bakar, bir onu bulurdum. Reklam filmi teklifi gelince ve Deniz Akkaya denince, hemen koştum. Tahsili, kültürü, aile terbiyesiyle müstesna yetiştirilmiş biri. Ayrıca harika bir oyuncu. Oscar'lı bir aktris seyreder gibi izliyorum.

Birbirinizin en çok hangi yanlarını beğeniyorsunuz?
Deniz A.: Aysel abla bulunduğu her ortamın starı. Herkese neşe saçıyor. En sevdiğim özelliği bu. Onun dışında da hep anlatılır ya "Aysel Gürel deli mi?" diye... Aslında o dahi.
Aysel G.: Münir Özkul, Adile Naşit ve Ertem Eğilmez beni psikanalize götürdüler. Doktor "İleri zekadan mütevellit, nevi şahsına münhasır bir ruh haletidir, ezcümle dehadır" dedi. Ben "Deliyim" dedikten sonra da moda oldu zaten. Aklı başında her insan "Deliyim" demeye başladı. Çok da faydasını gördüm ömür boyu. Kadınlara gençlikte köpürdüğü zaman fahişe deniyor. Bundan kaçmış oldum.

Deniz Akkaya'nın sığındığı ne var?
Deniz A.: Borderline (sınırda) kişilik bozukluğum olduğuna dair söylentiler çıkarıldı. İstesem o doktorları dava da edebilirdim. Günlerce izledim haberleri. İnanıyorum ki bu ruh hastalığı ileride deliliğe dönecek. Ama bundan rahatsız değilim. Çünkü o zaman hayatınızı özgürce yaşayabiliyorsunuz. Umarım Aysel Gürel gibi bir deli olarak anılırım.

Bu dizi Deniz Akkaya mı Aysel Gürel için mi izlenecek?
Deniz A.: Deniz Akkaya'nın yanı sıra bir Aysel Gürel var. Duyanların yüzü aydınlanıyor. Sonra Şafak Sezer var. Doğaçlama, inanılmaz tipler çıkarıyor.
Aysel G.: Şu Türkiye'ye Aysel Gürel'i seyretme zevkini vermek istiyorum. Beni merak ederler, bu kadının burnu, kulağı nasıldır diye. Bir anneanne oldum ben Türkiye için. Küçük kız, komşu, her şey...
Deniz A.: Aysel bir süre sonra yaptığı şeyden ve intikam duygusundan nefret etmeye başlıyor. Çünkü kimse onu Deniz olmadan ciddiye almıyor. Çok sevdiği insanları yıllardır kalben kazanmaya çalışırken, sadece güzel olduğu için kapıları açan onun bir yansıması...

Estetik ameliyatlarınızdan sonra kendinizi böyle hissettiğiniz oldu mu?
Deniz A.: Hayır. Öyle bir duygu hezeyanı yaşayabilmek için tamamen değişmek gerekir. Ben değişmemiştim. Ama özellikle çok çirkin resimlerimi bastıkları için size öyle geliyor.
Aysel G.: Bu kemik yapısı, göz değişebilir mi ki? Yapılan bu estetikler makyaj hilesi kadardır.

Fiziksel olarak birbirinizde en çok neyi beğeniyorsunuz?
Aysel G.: Tapıyorum her şeyine. Uzun müddet gözlerine bakamadım. Kozmik bakışları var. Yeni yeni alıştım. Bu fikirler sadece bana ait değil. Bu beğeni herkese ait. Aleyhinde konuşanlara bile.
Deniz A.: En çok gülüşünü beğeniyorum. Bir de enerjisi... Burada kendi yaşından beklenmeyecek şeyler yapıyor. Rol gerektirirse taklalar atıyor.

Nereden geliyor bu enerji?
Aysel G.: Doğanın yanlış bir organizasyonu olarak kabul etmek lazım beni. Çünkü 65 senedir durmadan sigara içiyorum. Peynir ekmekten başka bir şey yemiyorum. Çok sağlıksız besleniyorum. Tansiyonum 13'e 8. Doktor bir sevgilim var. Sen 15 yaşında kız bulguları veriyorsun dedi. O da bunu izah edemedi. Vücudumun titreşimleri 20 yaşında bir kızınkiler gibi.

O zaman kafanıza bir şey takmıyorsunuz...
Aysel G.: Olayları bireysel değil de toplumsal takıyorum. Bizlerden çok çalışan ama bizlerden daha zor koşullarda yaşayan insanlar var. Ben de 30 yıl ağır işçi gibi çalıştım. Birkaç kişinin kurtulması, seviye atlaması önemli değil. Uluslar seviye atlamalı...

Aysel hanım siz hiç estetik yaptırdınız mı?
Aysel G.: Hayır ama yaşlanınca her yerime yaptırabilirim. Ama hâlâ çok güzelim. 76 yaşındayım. Hâlâ herkes sulanıyor.

Uyguladığınız bir bakım var mı?
Aysel G.: Öyle şeyler hiç bilmem. Yüzümü sabunla yıkarım, o kadar. Acayip bir yaratık bu diyebilirsin. Haftada bir kere yıkanıyorum, o da dövecekler diye.
Deniz A.: Su parası az gelsin diyedir. Zaten az geliyordur çünkü giydiklerini de bir daha giymiyor. Atıyor.

A ah! O niçin?
Aysel G.: E ben çamaşır yıkamak için mi doğdum?
808
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.