Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Deborah 'Portakal'a uğradı

Deborah 'Portakal'a uğradı

David Cronenberg'in 'Çarpışma'sıyla yıldızı parlayan Deborah Kara Unger, Altın Portakal'ın sürpriz konuklarından biriydi. Gazeteciliğe çok meraklı olduğunu söyleyen Unger, Orhan Pamuk'un 'Kar' romanını da okumuş.

Altın Portakal koşuşturması bir yana, festivalin yan programında sürprizler de eksik değildi elbette. Biz onun gibi starları İstanbul'da ağırlardık ama Deborah Kara Unger önce Antalya'daydı. Hani David Cronenberg ustanın 'Çarpışma'sındaki rolüyle dünya vizyonuna 'soğuk sarışın' imajıyla düşen oyuncu. Ya da David Fincher'ın 'Oyun'unda Michael Douglas'ı oyuna getiren kadın.

'Paycheck'te Mel Gibson, 'Hurricane'de Denzel Washington gibi starlarla rol alan, bir yandan da bağımsız yapımları da ihmal etmeyen Unger, beyazperde imajının hayli ötesinde, güler yüzü ve samimiyetiyle karşımızda. Deyim yerindeyse, bir entelektüel. Üstelik sarışın, ziyadesiyle çekici ve zarif. Alçak perdeden bir ses tonuyla konuştuğu için yakınlaşmak elzem!
Önümüzdeki aylarda sinemalarımızda gösterime girecek 'Stander' filmiyle festivale gelen 36 yaşındaki Kanadalı aktris için oyunculuk, seyahat ve farklı kültürleri tanıma ihtiyacını da karşılıyor. Alelacele yaptığımız söyleşi, felsefe ve gazetecilik tutkusundan Orhan Pamuk'un 'Kar' adlı romanına uzanan keyifli bir sohbete dönüşüyor.

Öyle sanıyorum ki zamanınız kısıtlıdır ama buralara kadar gelmişken sizi bırakmak istemedik.
Olur mu hiç! Gazatecilerle sohbet benim için çok özel bir keyiftir. Akıllı, parlak gazetecileri kastediyorum. Onların dünya görüşü çok özeldir bana göre, ben size teşekkür ederim. Bu ortamda en ilginç kişiler sizsiniz. Gülmeyin ama aslında ben foto muhabiri olmak istiyordum. Gerçi Sofia Coppola'nın 'Lost in Translation'ından sonra klişe oldu, herkes foto muhabiri olmak istiyor ama ne yapayım. Felsefe ve ekonomi okurken bu nedenle yoldan çıktım, Avustralya'ya gittim. Aslında seyahat ve değişik kültürleri tanıma isteğim sürükledi beni oralara. Sonuçta oyunculuk da kanıma girdi. Dünya böyle dönerken sadece Kanada'da yaşamak yetmezdi asla.

Ben de, klişe olacağını bile bile sorayım. Ülkemizle ilgili bir merakınız da var mı acaba?
Olmaz mı? Kesinlikle tekrar gelinmesi gereken bir ülke. Öyle kısa sürede fikir edinebileceğiniz gibi değil. Bir dakika, hatırlayacağım yazarını, 'Kar' adlı romanını okudum; adı neydi?

Orhan Pamuk...
Evet! İnanılmaz bir atmosfer vardı romanda, çok etkilendim. Böyle bir kültürün, yaşam biçiminin kolaylıkla anlaşılması mümkün mü! Yapısı çok zengin, bu nedenle karmaşık. İstanbul'un görünen manzarasının altında iç içe geçmiş farklı dokuların, anlayışın, zenginliğin yattığını hissediyorsunuz, çarpıyor. Burayı unutamayacağımı biliyorum, döneceğim.

Biz de sizi, memleketliniz David Cronenberg'in teknoloji ile biyolojinin çatışmasını anlatan 'Çarpışma'sıyla tanıdık ve unutamadık.
Kariyerimin dönüm noktası oldu. Gerçi 'soğuk sarışın' imajı da böyle oluştu. Cronenberg gibi bir yönetmen bana geldiğinde hiç düşünmeden kabul ettim. Üstelik J.G. Ballard'dan uyarlanan bir senaryo olduğunu gördüğümde çok iddialı bir proje olduğunu anlamıştım. Büyük bir şanstı benim için. Holly Hunter gibi oyuncular da cabası.

Rol seçimi yaparken özellikle nelere dikkat ediyorsunuz?
Benim için öncelikli olan yönetmendir. Senaryo da önemli ama sonuçta yaratıcı olan yönetmen, onun bakışıdır filmi özel kılan. Bağımsız filmler bu nedenle tercihim. Yeni yönetmenlerle çalışmayı da çok seviyorum. Onlardaki heyecan, tedirginlik, farklı bir doku yaratma sancısına bayılıyorum. Kendimi yenilememi kolaylaştırıyor. Bir de rolün büyüklüğü değil yoğunluğu önemli tabii ki.

Bir soyguncuyu merkeze alarak 1970'lerdeki Güney Afrika karmaşasını da anlatan 'Stander' adlı filmde rol almanız da böyle gerçekleşti sanırım.
Evet, yönetmen Bronwen Hughes'ün heyecanı ve gerçek yaşamdan uyarlanan senaryo beni oldukça etkiledi. Hughes'ün ülkeye ve siyahlara bakışı gerçekçiydi. Sonuçta filmden sonra küçücük bir sahne de karakterimle ilgili yüzeysel olmayan bir duygu aldıysanız başarılıyım demektir. Araştırmacı gazetecilik merakımla oyunculuk pek örtüşüyor (kahkahalar).

Hollywood'daki amansız rekabete yorumunuz nedir?
İşime ciddi sarılıyorum ama olmadığında da dünyam yıkılmıyor, olayın esprisi bu. Oyuncunun kendi egosu esas tehlikeli olan. Son iki yılda altı filmde birden rol aldım, üstelik farklı ülkelerdeki çekimler filan inanılmaz bir fırsat. Bağımsız yapımlar ise büyük şansımız.
(Radikal)
440
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.