Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Çocuklar duygusal istismar kurbanı

Çocuklar duygusal istismar kurbanı

Çocuklar! "Yarınlarımız" diye başlayan her cümlenin öznesi çocuklar, acaba gerçek hayatta da öyle mi? Aşağılama, kıyaslama, eleştirme, korkutma, kışkırtma ve görmezlikten gelme gibi yöntemler çocukları duygusal yönden örseliyor.

Çocukların aşağılama, kıyaslama, eleştirme, korkutma, kışkırtma ve görmezlikten gelme gibi yöntemlerle çok sık duygusal istismara uğradıkları bildirildi.

Doç. Dr. Sadık Akşit, "sarsılmış bebek sendromları ile çok karşılaşıyoruz" derken Doç. Dr. Ekin Aktaş ise "ülkemizde ensest ilişki hiç de küçümsenemeyecek boyutta" dedi.

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Buca Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şüheda Özden, her çocuğun sağlıklı bir çevre ve aile ortamında yaşama hakkı bulunduğuna işaret etti.

Türkiye'de duygusal istismarın önemsendiğini belirten Özden, "Çocuklarımızın, farkında olmadan gerek çevre gerekse aile içinde çok sık duyguları örseleniyor" dedi.

İstismarın, sadece fiziksel ya da cinsel boyutuyla ele alınmaması gerektiğini ifade eden Özden, şöyle konuştu:

"Hemen hemen her gün yakınları tarafından aşağılanan, kıyaslanan, tehdit edilen, korkutulan, eleştirilen ve görmezlikten gelinen çocuğun ruhsal duyguları önemli ölçüde yara alır, zedelenir.

Bir çok aile bunun farkında olmadan, çocuklarının ruh sağlığını bozmada etkili olabiliyor. Psikiyatri tedavisi gören çocukların büyük bir bölümünü duygusal istismara uğrayan çocuklar oluşturmaktadır."

Özden, ihmal ve duygusal istismara uğrayan çocukların, genellikle işsiz ve ekonomi düzeyi düşük olan ailelerde çok yüksek görüldüğüne işaret etti.

Atasözleri teşvik ediyor

"Varlık Seviştirir, Yokluk Dövüştürür", "Eti Senin, Kemiği Benim", "Kızını Dövmeyen, Dizini Döver", "Dayak Cennetten Çıkma" gibi bazı atasözlerinin, çocuklara karşı kullanılmasının çok yanlış olduğunu da vurgulayan Özden, "İstismarı teşvik edici bu atasözleri, eğitimde yer almamalıdır" dedi.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sadık Akşit de, çocuklarda en fazla dayakla deride "morluk" şeklinde oluşan fiziksel istismarla karşılaştıklarını, bunu kırık, yanık, kafa ve karın travmasının izlediğini söyledi. Çocuğun ileri geri sert bir şekilde sallanması veya fırlatılıp atılmasıyla kafatası, kaburga, kemik kırıkları, beyin kanaması, beyinde şişme, havale geçirme ve kusma gibi sarsılmış beyin sendromlarının geliştiğini söyledi.

Ensest ilişki

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ekin Aktaş da, yasalara göre, reşit olma yaşı 18 iken, bu yaşın evlilikte 15'e düşürüldüğünü belirterek, "Yani, 15 yaşındaki bir kıza tecavüz eden kişinin, evlenmesi durumunda cezası tecil ediliyor. Bu ceza maddesini bir uzman olarak anlamakta güçlük çekiyorum" dedi.

Türkiye'de ensest ilişkinin hiç de küçümsenemeyecek boyutta olduğunu da savunan Aktaş, "Yakınları tarafından tecavüz edilen, doktora gidip kürtaj yaptıran çocuk yaştaki kızlarla çok sık karşılaşıyoruz. Ancak bu ilişkilerin çoğu gizli tutulduğu için kamuoyuna yansımıyor" dedi.
274
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.