Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Charlie'nin meleği Keira Chaplin

Charlie'nin meleği Keira Chaplin

Hollywood'un 'sessiz' efsanesinin torunu, azmiyle kendi adını da bu dünyaya duyurdu.

Kiera Chaplin'in yeteneğinin genlerinde yattığı açık. Sinema dünyasının efsane isimlerinden, komedinin dahi ismi Charlie Chaplin'in genlerini taşıyor. Kiera Chaplin'in diğer dedesi ise, Nobel ve Pulitzer ödülleri sahibi dünyaca ünlü yazar Eugene O'Neill. Böylesine efsanevi isimlerin torunu olarak omzuna aldığı yükümlülük ve beklentilerden birçok kişi yorulabilirdi. Henüz 25 yaşında olan Kiera, 16 yaşından beri moda dünyasında model olarak yer alıyor, bir çok filmde rol aldı ve şu sıralar ilk romanı yayınlanacak. Kiera Chaplin, hızlı bir şekilde ilerliyor. Bu başarının ardında, omzuna yüklenen sorumluluklarla baş etmek pek de kolay olmamış.

"Asla başarısız olmamam gerektiğini hissediyordum" diyen Kiera, Charlie Chaplin'in oğlunun kızı. HELLO! ile, İsviçre'de Geneva Gölü'nün kıyısındaki evinde bu sohbete başlıyor. "Chaplin gibi bir soyadı taşıdığınız için size bütün kapılar açılıyor. Ama aynı zamanda etrafınızdaki herkesten çok daha başarılı olmanız bekleniyor. Büyükbabam kadar başarılı olamayacağım için bir bahanem yok."

The Sunday Times gazetesinin Zenginler Listesi haberine göre, Kiera Chaplin, yaklaşık 30 milyon Euro'luk bir servete sahip. Aynı zamanda FHM adlı dergiye göre, dünyanın en seçkin 20 kadını arasında yer alıyor. Bu, gerçekten ironik bir durum.

KENDİ YOLUNU YARATMAK
Kiera Chaplin, ailesinin soyadı ile değil de kendi çabasıyla başarılı olmak istemiş. 16 yaşında arkadaşı Fabienne Martin'in sahibi olduğu Fransız moda ajansı Next Models'e kayıt olmuş. GQ, Maxim ve Elle dergileri ile harika modellik anlaşmaları imzalamış. Dedesinden aldığı oyunculuk genlerini, aralarında Colin Firth ile oynadığı Being Earnest'in ve Bollywood filmi Yatna'nın da olduğu altı filmde göstermiş.

Ünlü bir ailenin üyesi olmanın dezavantajlarının da bulunduğunu söylüyor Kiera Chaplin. "Kime güveneceğim konusunda çok dikkatli olmalıyım" diyor ve açıklıyor: "Sadece kim olduğumla ilgili bana askıntılık yapan birçok insanla karşılaşıyorum. Oldukça cömert bir insanım ve genellikle arkadaşlarımı şımartırım. Ama eğer bencil davranıp benim konumumdan yararlanmaya başlarlarsa, dürüst olmadıklarını anlarım."

Hayatındaki önemli bir insandan gördüğü ihanet karşısında, Kiera'nın yaşamı alt üst olmuş. On sekiz ay önce, İsveç kökenli bir şirketin yönetim kurulunda yer alan Basseville Kontu Alexandre ile nişanlandı. İki yıllık araştırma sonucunda, uyuşturucu ve ecstacy alım satımında komisyonculuk ve para kaçakçılığı yaptığı ortaya çıkınca, tüm bunlardan habersiz olan Kiera yıkılmış. Tutuklanarak 20 yıl hapse mahkum edilen eski nişanlısıyla birlikteyken, tüm bunlardan habersiz olmak onu derinden yaralamış.

SEVGİYİ ÖĞRENMEK
Ne mutlu ki, Kiera'nın kalbi yeniden aşkla atmaya başlamış. Şimdi, aşık olduğu kişiye tamamen güvenebileceğini biliyor. Kiera sevgilisinin kimliğini gizlemeye çalışsa da, Venezüella doğumlu bir finansçıyla birlikte olduğu söylentileri kulaktan kulağa dolaşıyor.

"Sekiz aydır birlikteyiz" diyen Kiera şöyle devam ediyor ilişkisini anlatmaya: "Zeki, tatlı ve sakin bir insan bu yüzden ondan çok hoşlanıyorum. Bir kaya gibi sertken, aynı zamanda çok yumuşak tarafları da var. Uzun zamandır birlikte olmamız, bana tekrar birine güvenebileceğimi gösterdi. Onu tanımadan önce, bir daha kimseye güvenemeyeceğimi ve asla evlenmeyeceğimi düşünüyordum. Ama şimdi, bunların olabileceğini hayal ediyorum. Hem, çocuklarım da olsun istiyorum."

Babaannesi Oona'nın öyküsünde çok üzücü yanları olduğu ortaya çıktığı halde, ailesinin hikayesinin onu büyülediğini anlatıyor. The Iceman Cometh'de rol alan ünlü oyuncu büyük büyük dedesi Eugene, eşini ve iki çocuğunu terk etmiş. Keira'nın babaannesi Oona, bu üzücü olay olduğunda henüz iki yaşındaymış. Eugene, bir oyuncu olarak gözden düştükten sonra üçüncü eşi Carlotta Monterey ile yeni bir hayata başlayınca Ona ve ağabeyi Shane babalarını tekrar görmeye başlamışlar.

Trajik olarak, Shane ve üvey kardeşi Eugene Jr. (Babasının bir ilişkisinden olan kardeşi), uzun yıllar sonra intihar etmişler. Ve Eugene, 1943 yılında Charlie Chaplin ile evlenince, kızı Oona'yı evlatlıktan reddetmiş.

"Büyük büyük dedem, karanlık bir insanmış" diyen Kiera ekliyor: "Antisosyal ve sadece yazmak isteyen, etrafındaki hiçbir gürültüye tahammül edemeyen birisiymiş. Bu yüzden hayatındaki herkesi kendinden uzaklaştırmış. Bütün çocuklarını terk etmiş. Ama belki de bu biraz da Carlotta'dan kaynaklanıyordu. Bence, dedemin bütün ilgisinin kendisinde olmasını isteyen biriydi."

Kiera'nın büyükbabası, Oona ile evlendikten dokuz yıl sonra, sekiz çocukları olan Chaplin, derin bir problemle karşılaşmış. "Limelight" filminin Londra'daki galasına katıldığında Amerikan hükümeti tarafından, Kominizm sempatisi olduğu gerekçesiyle suçlanmış. Bu yüzden Charlie Chaplin ve ailesi Amerika'dan uzaklaştırılarak, Kiera'nın da büyüdüğü yer olan İsviçre'de yaşamaya başlamışlar. Beş çocuğun içinde en büyük olan Kiera, imtiyazlı yetiştirilme tarzına rağmen, o 14 yaşındayken annesi ve babası ayrıldığı için çok zorlandığını anlatıyor.

"Annem kardeşlerimi yanına alarak Hollanda'ya gitti. Çok zor zamanlardı. Ama ben, babamla kalmaya karar verdim." Anne ve babasının boşanmasının ardından, aileye üç yeni kişi girmiş: Annesi Bernadette McCreadys'in tarafından beş yaşındaki India ve babasının yeni ilişkisinden yedi aylık ikizler Oona ile Sky.
(Hürriyet)
521
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.