Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Cannes transatlantiği!

Cannes transatlantiği!

Bugün başlayan 58. Cannes Film Festivali'nde Cronenberg, Egoyan, Haneke, Jarmusch, Wenders, Van Sant, Von Trier gibi sinemanın dev isimleri yeni filmleriyle Altın Palmiye için yarışacak.

Cannes Film Festivali dev bir transatlantik gibidir. Sinema okyanusundaki görkemli önderliğini yaklaşık 60 yıldır korumayı başarmıştır. Festivaller trafiğinin bütün denizlerde giderek yoğunlaşması ona vız gelir.

Meraklı yolcu kalabalığı durmadan artsa da, üst güvertedeki lüks salonlara davet edilenlerin sayısı hep sınırlı kalmıştır. Ana rotasından sapmaz ama, uğradığı küçük limanların sayısı yıldan yıla artar. Yolcular yepyeni dünyalarla tanışmaktan mutludurlar. Görünmez dev yelkenleri, yedinci sanatın değişken rüzgârlarıyla dolup şişer. Bazı yıllar hava durgundur; az yol alınır. Deneyimli kaptanın güvenilir ekibi geleneksel yolculuğa başka pırıltılar eklemekte ustadır. Çark önündeki görev değişimi ortalama 30 yılda bir, yumuşakça gerçekleştirilir. Cannes Film Festivali'nin başlıca erdemi, yaratıcı sinema sanatına sadık kalmış olmasıdır. Buna karşın, özünü yitirmeden öncülüğünü sürdürmek ve kendini yenilemek, festivalin temel hedefleri arasındaki yerini korumuştur.

Dünyanın tüm sinemaları
İşte yeni bir kanıt: Sanat çizgisindeki geleneksel devamlılık bu yıl da yeni açılımlarla beslenmiş. Tüm Dünyanın Sinemaları adlı yeni bölümde, bir hafta boyunca, her gün başka bir ülkenin sineması tanıtılacak. Uluslararası Pazar'ın göbeğine, yepyeni bir salona yerleşen bu programın ilk durakları arasında Fas, Filipinler, Güney Afrika, Meksika, Peru, Sri Lanka ve Tuna kıyılarındaki Avusturya bulunuyor. Fatih Akın'ın 'İstanbul'un Sesi' adlı belgeselini yarışma dışı sunan festivalde sinemamızdan başka bir örnek yok ama, önümüzdeki yıllarda Tüm Dünyanın Sinemaları programı, mutlaka Türk limanlarına da uğrayacaktır...

Üst güverte tanıdık çehrelerle dolu. Altın Palmiye adayı 21 filmin yönetmenleri arasında, Cannes'da defalarca yarışan ve ödül alanların çok olması, söz konusu devamlılığın en belirgin kanıtı. Aralarında kimler yok ki? İki yıl önce 'Elephant'la Altın Palmiye'yi kapan Gus Van Sant, yine o yıl büyük ödülü kaçıran Lars Von Trier ile baş köşeye yerleşmiş. Danimarkalı yönetmenin yeni filmi 'Manderlay', eli boş dönen 'Dogville'in devamı...

Bu akşam, Charlotte Rampling ile Charlotte Gainsbourg'un rol aldığı, Dominik Moll'un 'Lemming' ile başlayacak festival, 22 Mayıs'a dek gizemli duraklara uğrayacak. Geçen yıl Michael Moore'un Bush karşıtı belgeseli 'Fahrenheit 9/11' ile Altın Palmiye almasının yarattığı polemiklerden sonra, ne belgesel sinema örneklerine ne de çizgi filmlere ana bölümde yer verilmemesi ayrıca dikkati çekiyor.

'Babam İş Gezisinde' ve 'Underground' ile iki Altın Palmiye kazanan Emir Kusturica'nın başkanlığındaki büyük jüri, ödülleri belirlemekte kuşkusuz hayli zorlanacak. Aralarında ilk kez Türk kökenli bir yönetmenin, Fatih Akın'ın da bulunduğu ana jüri, David Cronenberg, Jean-Pierre ve Luc Dardenne, Atom Egoyan, Michael Haneke, Hou Hsiao-Hsien, Jim Jarmusch ve Wim Wenders gibi birçoğu ödüller kazanmış yönetmenlerin kendilerini davet ettikleri heyecanlı yolculuklara ya da farklı kıyı gezintilerine hazırlanmaktalar.

Üst güverteye yeni çıkanlar arasında, ilk filmiyle yarışan Hollywood sinemasının tanınmış oyuncusu Tommy Lee Jones yanında, Iraklı Kürt yönetmen Hiner Salem de dikkati çekiyor. Son yıllarda, bir oranda uluslararası aktüalitenin de etkisiyle yıldızı parlayan Hiner Salem, iki yıl önce 'Votka-Limon'la Venedik'te ilgi görmüş, ödül kazanmıştı. Paris'te yaşayan Hiner Salem, Cannes'da 'Sıfır Kilometre' adlı dördüncü filmiyle yarışacak.

Yarışmayan ustalar da var
Yarışma dışı sunulacak filmler de ayrı bir şölenin habercisi. Woody Allen, Jean Luc Godard ve George Lucas farklı sesleri merakla beklenen yönetmenlerin başında yer almaktalar. Fatih Akın'la birlikte yarışma dışı izleyeceğimiz diğer yönetmenler arasında Bertrand Bonello, Rithy Panh ve Michel Piccoli de bulunmakta.

Cannes Film Festivali'nin yeni dalgalara açık yan bölümü Belirli Bir Bakış'ta (Un Certain Regard) ayrı bir jüri tarafından verilecek özel ödülün adayları arasında da Alain Cavalier, Kim Ki-duk, François Ozon gibi yetenekli imzalar karşımıza geliyor. Ayrıca, farklı sinema dillerine ve öncü örneklere açık olan, Yönetmenlerin On Beş Günü (Quinzaine des Realisateurs) ile Eleştirmenlerin Haftası' (Semaine de la Critique) adlı yerleşik bağımsız yan bölümler de unutulmamalı. Kısa filmler, genç sinemacıları tanıtmayı amaçlayan özel programlar da cabası...

Cannes tarihinde önemli bir yeri olan Federico Fellini'yi anmadan edemeyeceğiz. Saygılar usta, E la nave va... Tüm sinemaseverlere heyecanlı güzel yolculuklar, gizemli randevular dileğiyle...
Mehmet Basutçu / Radikal
361
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.