Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

'Bu çocuk kayıp bir çocuktu'

'Bu çocuk kayıp bir çocuktu'

Oyuncu Arda Kural’ın psikolojisini bozduğu iddia edilen Kubilay filminin yapımcısı Akıncı: “Çekimler sırasında Arda birden ortadan kayboldu. 3 ay sonra Çerkezköy’de bir pansiyonda içki şişelerinin arasında bulduk. Çok kötü dayak yemişti...”

Güncellenme tarihi: 02.01.2013

Şizofreni başlangıcı teşhisi konulduğu iddia edilen Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde 6 gündür tedavi gören genç oyuncu için annesi Gülnur Kural “Oğlum şizofren değil, psikonevroz teşhisi konuldu. Tedavi görüyor” dedi. Oğlunun deniz kenarından topladığı çakıl taşlarını altın sandığını belirten anne Kural “Oğlumun hayatında her şey üst üste geldi. Oynadığı ‘Kubilay’ filminden 22 bin dolarlık parasını alamadı. Yapımcıyla davalık oldu. Bu olaydan sonra Arda çok sinirli bir insan oldu” diyerek filmin yapımcısı, yönetmeni Faik Ahmet Akıncı’yı suçladı. Yapımcı, yönetmen Faik Ahmet Akıncı ise anne Kural’ın bu iddiasına şu sözlerle yanıt verdi:

“Arda ile Kubilay filmi için 10 bin TL’ye anlaştım, 5 bin TL’ye yakınını ödedim. Bu filmden para alan tek kişi Arda Kural’dır, işini yapmayan tek kişi de odur. Filmi onun yüzünden arşiv görüntüleriyle tamamladık. 2009 Aralık ayında Ankara çekimlerini tamamladık, İstanbul’a geldik. Burada da çekimlerimiz olmasına rağmen Arda birden ortadan kayboldu. Annesi ağlıyor “Oğlum ortada yok” diye. 3 ay sonra 2010 Mart ayında annesi aradı ‘Arda Çerkezköy’deymiş’ diyor.Yardımcı yönetmenim, yapım sorumlumla beraber Çerkezköy’e gittik. Arda’yı bir pansiyonda içki şişelerinin arasında buldum. Yüzü gözü dağılmış, tanınmayacak halde, fena dayak yemiş. Yüzünün şekli şemali değişmiş. İçtiği zaman saldırganlaştığı için gençlerle kavga etmiş. Zaten Arda ya çok namaz kılıyordu ya da çok içki içiyordu. Çok dengeli bir çocuk değildi. Pansiyona, meyhaneye borçlarını ödedim. Bir kliniğe götürüp yüzüne pansuman yaptırttım, iyileşmesini bekledim. Haziran’da filmi tamamlamaya karar verdik ancak Arda yine kayboldu. Bir müddet sonra telefon edip para istedi, bu kez vermedim. Arda’yı bu hale annesine olan düşkünlüğü getirdi. Annesini kimseyle paylaşamazdı. Arda’nın en büyük sorunu buydu. Nereye giderse annesinin yanında olmasını isterdi. Annesinin başkasıyla evlenmesinden çok korkardı. Babası bir tarikata üye. Diyalogları hiç yoktu. Bu çocuk kayıp bir çocuktu.”

“Evrenle ilgili kitaplara yönelmişti”

Arda Kural’ın erkek kardeşi Aral Kural ise Vatan'a şu bilgileri verdi:

-Arda 17 yaşından beri bizim evimizin babası oldu. Küçük yaştan beri evin geçimini, ağır sorumluluklarını o idare ediyor. Yıllardır çalışan birisiydi ve yediği kazıkları kafasına taka taka böyle oldu. İş teklifleri geliyordu ama psikolojik sorunları ilerleyince performans gösteremedi bunu da zamanla kabul etmedi.

-Bu tarz hastalıklarla ilgilenen bir tanıdığın önerisi ile ilaca başladı. İlaçlar iyi geldi. Psikonevroz ilaçlarıydı bunlar, kafadaki takıntılara, şüpheciliğe iyi geliyor, ortadan kaldırıyordu. Yaklaşık 1 yıl sabah akşam kullandı. O dönem bizden ayrı yaşıyordu sonra geri geldi. 3 ay daha iyiydi ama sonra bir gün olumsuzluk çıktı, ilaçları almayı kabul etmedi. Bir süre iyiydi ne zamanki taş mevzusu patladı hastaneye yatırmaya karar verdik.

-Abime doktorlar psikonevroz (sürekli bir huzursuzluk duygusu eşliğinde bedensel ve toplumsal işlevlerde aksamalara yol açan ruhsal bozukluk) teşhisi koydu. Arda çok güçlüdür, taş çatlasın 3-6 ay sonra aramızda olacak. 3 gün önce hastaneye ziyarete gittim. Gözlerinin içi gülüyordu, gayet iyiydi. ‘En yakın zamanda seni bekliyoruz’ dedim. O da bana ‘Kanka sen merak etme, annem sana emanet. Ben iyi olacağım’ dedi.

(Özlem Ülkü / Vatan)

622
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.