Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Boyumuz uzadı ama hızla şişmanlıyoruz

Boyumuz uzadı ama hızla şişmanlıyoruz

Anadolu insanının vücut ölçüleri araştırması Prof. Dr. Erksin Güleç ve Prof. Dr. Galip Akın'ın öncülüğünde yenilendi. 68 yıl önceki araştırmaya kıyasla erkekler 4 santimetre, kadınlar 3 santimetre uzadı. Buna karşılık ortalama 12 kilo şişmanladık.

Mağazalardan aldığınız pantolon, etek veya ceketleri kısaltmak, daraltmak için terzilere taşıyorsanız, sutyen denediğinizde göğüs bölümü küçük ama sırt kısmı geniş olanını bulamıyorsanız, her seferinde ara beden giysiler bulma derdine düşüyorsanız, kot pantolon satın alırken boyu kısa, kalça kısmı geniş model arıyorsanız, yakında sıkıntılarınız çözülecek gibi... Yabancı ülke ölçülerine bağlı üretilmiş giysiler, mobilyalar, ayakkabılar ile başı dertte olan Anadolu insanına bilimden yardım eli uzandı. Bilim adamları tekstilden mobilya sektörüne kadar insan vücuduyla doğrudan ilgili üreticilere Anadolu'ya özgü ölçüleri sunmak üzere harekete geçti.

İnsan vücuduna ait metrik boyutlarla
ilgilenen antropometri tekniğiyle Anadolu insanını karış karış ölçmeye karar veren
Prof. Dr. Erksin Güleç ve Prof. Dr. Galip
Akın'ın önderliğindeki bilim adamları, Ankara Üniversitesi ve TÜBİTAK'ın işbirliğiyle yola çıktı.

Her coğrafik bölgeden iki il seçimiyle Türkiye genelinde 2 bin 100 kişiyi ölçüp biçen ekip, böylece en son Mustafa Kemal'in talimatıyla 1937'de gerçekleştirilen vücut ölçüleri araştırmasını yeniledi. Araştırma sonuçlarına göre, Anadolu erkekleri 4 santimetre, kadınları ise 3 santimetre boy atarken kilo almayı da ihmal etmedi.

Toplam 2 bin 100 kişi baştan ayağa incelendi
Her coğrafik bölgeyi temsil etmek üzere Devlet İstatistik Enstitüsü'nün belirlediği 14 il, 28 ilçe ve 28 köyde, toplam 2 bin 100 kişi baştan ayağa elden geçirildi. Antalya, Eskişehir, Isparta, İstanbul, Kastamonu, Kütahya, Manisa, Tekirdağ, Ankara, Malatya, Diyarbakır, Batman, Erzincan ve Trabzon illerinde 20-65 yaş aralığındaki kadın ve erkekler araştırmacılara kendini ölçtürdü. Boy ve ağırlık gibi klasik ölçümler dışında kafa, boyun, diz, el bileği, parmaklar, dirsek, kollar, bel, kalça, omuz, ayak gibi vücutta ölçülebilecek her bölge tek tek ele alındı.

Güleç ve Akın'ın başkanlığındaki Yrd. Doç. Dr. Mehmet Sağır, Dr. Timur Gültekin, araştırma görevlileri Yener Bektaş ve Başak Özer'den oluşan proje yürütücü ekip, yapılan ölçümleri yorumlayarak Anadolu erkeği ve
kadını portresini çıkardı. Anadolu insanındaki ölçü değişimleri, 1937 yılında 10 ayrı ekip tarafından 64 bin kişi üzerinde yapılmış araştırmayla kıyaslanarak ortaya konuldu.
O yılki araştırmada, boy uzunluğu ortalaması erkekler için 165.2 santimetre, kadınlar içinse 152.2 santimetre olarak tespit edilmişti.
Bugün erkekler 169 santimetre, kadınlar
ise 155.7 santimetre olarak ölçüldü.

Kadınlar erkeklerden yarım kilo fazla aldı
1937 tarihli araştırmada, ağırlık ortalaması erkeklerde 62,2 kilogram, kadınlarda ise 53,7 kilogram olarak belirlenirken; bugün erkekler 74,2 kilogram, kadınlar ise 66,2 kilogram ağırlığa ulaştı.

Bugünkü Anadolu erkeği, 1930'lu yıllardaki atalarına 12 kilogram fark atarken; yeni Anadolu kadını 12,5 kilogramlık farkla hem eski nesilleri hem de erkekleri geride bıraktı.
Vücut ağırlığından farklı olarak yağlanmayı tespit etmek için kol, baldır, bacak, karın bölgelerindeki deri kıvrımı kalınlığı incelendi. Böylece Anadolu kadınlarının, erkeklere kıyasla yağlı bir vücut yapısına sahip olduğu ortaya çıktı. Kadınlar için vücuttaki yağ
yüzdesi yüzde 30,81 olarak bulunurken; erkeklerde bu oran yüzde 20,12'ye düştü.

Bunun normalde erkekler için yüzde 14-18, kadınlar içinse yüzde 19-25 olması gerektiği vurgulanarak, Türkiye'deki yağlı yeme alışkanlığı nedeniyle kaçınılmaz biçimde fazla yağlanma görüldüğü sonucuna ulaşıldı.


20 yaşından sonra vücudumuz yağlanmaya başlıyor
Sonuçta ister kadın ister erkek olsun Anadolu insanında 20 yaşından itibaren
vücutta sürekli bir yağlanma görüldüğüne karar verildi. Gövde altı deri tabakası yağlanan erkeklerdeki durum sağlık açısından riskli görülürken; sağlıklı bireyler olabilmeleri için
Anadolu insanının mutlaka yağlanmaya karşı bilgilendirilmesi gerektiği sonucuna varıldı.
Ölçüm yapılan kadınlarda, vücut yağlanmasına karşı estetik kaygılar duyulduğu ve
özellikle doğum sonrası kilo verememe sorunu yaşandığı da tespit edildi.


"Anadolu insanı için en büyük tehlike obezleşme"
Neden projenizde "Anadolu insanı" ifadesini kullanıyorsunuz?
Galip A.: Projede sizin de fark ettiğiniz gibi özellikle Türk demekten kaçınıyoruz. İnsanlarımız kendilerini farklı etnik kimliklerle tanımlayabiliyor. Bizi yanlış anlamamaları ve araştırmaya ırkçı yaklaşımlarla bakmamaları için Anadolu insanı ifadesini kullanıyoruz. Ülkemizdeki her insanı kapsayan bir ifadelendirme olduğunu düşünüyoruz. Projemize kesinlikle ırkçı tepkiler gelmemesini bekliyoruz. Tamamen bilimsel kaygılar, gerekçeler ve yöntemlerle hazırlanmış bir projeyi gerçekleştirdiğimizi düşünüyoruz.
Erksin G.: Bilim literatüründe Anadolu diye kullanım söz konusu olduğu için böyle ifadelendirmeyi tercih ettik.

Bu proje ile neyi amaçlıyorsunuz?
Galip A.: Birincisi, "İnsanlarımız vücut yapıları bakımından ne kadar sağlıklı görünüyor?" sorusuna yanıt aradık. İkincisi, bizim insanımıza özgü metrik boyut standartları oluşturulmamış. Ya Amerikan ya da Alman standartları kullanılmış. Biz Anadolu insanına özgü standartları oluşturmak ve bilim dünyasına sunmak istedik.
Erksin G.: Dünyadaki vücut yapısı değişiminine paralellik var mı diye düşündük. Türkiye'ye özgü standartları oluşturmak için araştırmaya karar verdik.

Sonuçlarda özellikle yağlandığımız göze çarpıyor. Buna ne diyorsunuz?
Galip A.: Anadolu insanı için en büyük tehlikeyi aşırı kilo alma yani obezleşme olarak gördük. Ölçü aletlerimizin sınırlarını zorlayan vücut yapılarıyla karşılaştık. 1937'deki araştırmada, yağlanma ölçümleri alınmadığı için kıyaslayamadık. Ama obezliğe karşı önlemler alınması gerektiği sonucuna vardık.


"Kadınlar ölçülerini öğrenmek için daha ilgiliydi"
Prof. Dr. Erksin Güleç ve Prof. Dr. Galip Akın araştırma sırasında yaşadıklarını
ve elde ettikleri sonuçları anlattılar.

Ölçümleri yaparken nasıl tepkilerle karşılaştınız?
Galip Akın: İnsanları gönüllülük esasıyla ölçtük. Her il valiliğinden aldığımız özel izinle erkek ve kadınları ayrı ayrı mekanlarda ölçüme aldık. Yine de her yerde "Neden bizi ölçüyorsunuz?" sorusuna yanıt verdik. Sonuçlarla hayatımızı kolaylaştıracağımızı, sağlıklı olup olmadığımızı öğreneceğimizi, bize özgü giysi ölçüleri oluşacağını anlattık.
Erksin Güleç: "Rumlar ile bağlantı mı kuracaksınız?" gibi tepkiler aldık. Hatta "Kimlerle akrabalığımız olabilir?" diye sorular duyduk. Kadınlarca gösterilen estetik duyarlılık bizim işimize geldi. Kadınlar kolay denek oldular çünkü ölçülerini öğrenmeye ilgili davrandılar. Sadece DİE'nin belirlediği bazı yerlerde, sosyoekonomik açıdan sorunlu bölgelerde küçük sıkıntılar yaşadık.

Boyumuz biraz uzamış görünüyor, bunu neye bağlıyorsunuz?
Erksin G.: İyi beslenme ve sağlık hizmetlerine kolay ulaşabilme sayesinde boy artışı yaşandığını gördük. Gençlerde ortalama üstü uzun boylulara daha sık rastladık. "Yaşam koşullarındaki iyileşmeyle birlikte yeni nesil gittikçe uzun boylu olacaktır" görüşüne ulaştık.

Sonuçlarda size şaşırtan unsurlar oldu mu?
Erksin G.: Türkiye genelinde boy ortalamasının daha yüksek olmasını bekliyorduk. Ama boyumuz daha kısa çıktı. Erkeklerdeki yağ birikmesi, hayati bölgelerden olan göğüs bölgesinde tespit edildi. Dolayısıyla ortalama açısından daha yağlı olan kadınlarda hayati risk düşük görüldü.
(Yıldız Yazıcıoğlu-Milliyet Business)
386
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.