Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Bomba hayallerimize düştü

Bomba hayallerimize düştü

İnsan yaşamında önemli yeri olan 'hayaller', ABD bombalarıyla birlikte karanlığa gömüldü. Uzmanlara göre insanların doğal afetleri, hastalıkları ve normal ölümleri kabullenmesi, kendi yarattığı yapay afet olan savaşı kabullenmesinden daha kolay. Yaşanan travmanın bir yıl içinde kaybolacağını belirten uzmanlar, "Bellek, yaşanan bu travmayı unutsa bile, bir yanımız hep eksik kalacak. Her zaman daha az güvenilir bir dünyada yaşadığımızı düşüneceğiz'' diyor.

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sunar Birsöz, insanların deprem, sel, yangın gibi doğal afet, hastalık ve normal ölümleri kabullenmesinin daha kolay olduğunu belirterek, "Ancak savaş gibi insanların yarattığı yapay afetler, insan psikolojisinde daha büyük tahribatlara yol açıyor'' dedi. Prof. Dr. Birsöz, savaşın insanlar üzerindeki en büyük etkisinin hayallerin kaybolması olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

"Yaşamak için mutlaka hayal kurmaya ihtiyaç vardır. Hayali olmayan bir insanın yaşamı basite indirgenir. Savaş, insanların hayallerini kaybetmesine neden oluyor. Savaş psikolojisi, geleceğe ait hayallere balta vurdu. İnsanlar büyük bir travma yaşıyor. Bunun etkisi de bir yıl sürebilir.''

HAYALİ OLMAYAN İNSAN YAŞAYAMAZ
Hayallerin insan psikolojisinde büyük yeri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Birsöz, insanların özel yaşamlarına ve geleceğe ait tüm hayallerinin darbe gördüğünü söyledi. Prof. Dr. Birsöz, insanların güvenilir bir dünyada yaşama hayalinin hep varolduğunu ancak yaşanan savaşla, bu güvenin kaybolduğunu ifade ederek, "İnsanlar her zaman yaşadıkları dünyanın daha az güvenilir olduğunu, her an bu tip saldırıları yaşayabileceğini düşünecek'' diye konuştu.

Hayalsiz bir yaşamın, içinde umut olmayan bir yaşam olduğunu belirten Prof. Dr. Birsöz, bu psikoloji geçse bile, insanların her zaman `bir yanını eksik' hissedeceğini söyledi.

EMPATİNİN ÖTESİNDE BİR DUYGU
Savaşın insan psikolojisinde yarattığı 'empati'nin (kendini karşıdakinin yerine koyma) bazı insanlarda çok yoğun yaşandığını belirten Prof. Dr. Birsöz, şöyle konuştu: "Bazı insanlar savaş görüntülerinden etkilenmenin, empati yapmanın ötesinde, savaşı kendi ruhunda hissediyor. Sanki cephedeki kendi oğluymuş, düşen bombalar kendi yaşadığı kente düşüyormuş gibi. Bu tip insanlar oldukça hassas, duyarlı kişiler. Savaş, bu insanlar üzerinde daha fazla tahribat yapıyor ve ümitler tamamen kaybolup, tepkiye neden oluyor. Bu tip insanlarda depresyon daha fazla tehdit edici bir unsur olarak karşımıza çıkıyor.''

İnsan belleğinin yaşanan bu travmayı unutmaya meyilli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Birsöz, "Her ne kadar şu anda savaş, travma etkisi yapsa da, bellek bir süre sonra bunları bastırıp unutur. Normal yaşantımıza dönebiliriz. Ancak insanlar, artık daha az güvenilir bir dünyada yaşadıklarını hiç unutmayacak'' dedi.
(AA)
435
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.