Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Bizimkilere selam, gençlerle devam

Bizimkilere selam, gençlerle devam

Erkin Koray; Barış Manço, Cem Karaca ve Fikret Kızılok'un ölümünden sonra, "Mesajı da aldık herhalde" diyor ve sesini yükseltiyor.

"Yaşıtım insanlar tango, ben rock dinliyorum" diyor Erkin Koray. Ardından da "Bizimkilere selam, gençlerle devam" geliyor... Aynı şiarda ilerleyen Cem Karaca, şarkılarını başka diyarlarda söylemeye karar verince, "Kalan sağlar bizimdir" diyerek teybimizi Erkin Koray'a uzattık

Erkin Baba, Müslüm Baba, Cem Baba, Orhan Baba... Memleketimizde baba olmak; nevi şahsına münhasır olma, 'ağır abi' olma, istikrarlı olma, "efendi olma" gibi pek çok hüner gerektiriyor. Yoksa Türk halkı her yiğidi kolay kolay 'baba' ilan etmiyor. Bu durumda kalan son babalardan Erkin Koray huzarlarınızda.

Cem Karaca gibi insanlar aramızdan ayrılınca, kendinizi yalnız hissediyor musunuz?
Cem Karaca'yı kaybetmekle büyük bir sanatçı kaybettik. Elbette ondan öncekiler de öyle. Artık kadro belli zaten. Aslında genç gittiler. Daha bu memlekete lazımlardı. Özellikle Cem Karaca gibi büyük bir ekolün ölümüne, hem sanatçı, hem de bir arkadaş olarak gerçekten en fazla üzülmüş kişilerden biriyim. Kendimi şu anda son derece yalnız hissediyorum, ama bu demek değil ki öyle bir misyonu devam ettirecek olan genç arkadaşlar gelmeyecektir. Yalnız hissediyorum evet ama olsun, demek ki dünyanın düzeni bu. Mesajı da aldık herhalde.

Zaman pek bir değişti. Gençlerden emin misiniz hala bu kadar?
Teknoloji ilerledikçe insanlar tembelliğe itildiler.Bu tembellik önlenemeyecek olan bir gerçek ama yine de aralardan birileri mutlaka çıkacaktır. Ya da olduğu kadarıyla, şartlar neyi gerektiriyorsa o kadardır. Ben gençlerin çıkmasını diliyorum ve destekliyorum da. Kendimi bildim bileli gençlerin yanında olmuş biriyim. Bizim devreler tango dinliyor şu anda. Ben tango çalamayacağım maalesef. Onun için bizimkilere selam, gençlerle devam...

Siz genç olarak neler dinliyorsunuz?
En azından arkadaşlarım gibi tango dinlemiyorum. Hala rock dinliyorum.

Popstar yarışmasından Firdevs de sizin 'Arapsaçı'nı söyledi? Nasıl buldunuz bu yorumu?
Ben onlan tanımam, bilmem. O konuda da bir yorumum yok.

Çelik'ten Funda Arar'a pek çok insan Erkin Koray şarkıları söylüyor. Onların hayatı hemen değişiyor ama siz hala aynısınız. Süper zengin falan olmadınız.
Olsa olsa beni sevindirir bu. Şarkılarım söylendikçe en azından anılıyorum. İşin maddi yönüne gelince, o tarafını hiç düşünmedim. Herkesin bir mesleği var ve benim mesleğim de bu. "Bundan ne kadar para kazanırım" diye düşünmüyorum. Üretici bir kişiyim ve halimden şikayetim de yok. Hiçbir zaman da olmayacak. Bir zamanlar elimden çok para da geçmiştir ya da bundan sonra çok param olabilir, hiç olmayabilir de. Bu, beni etkileyen bir yön değil.

Tırnak içi bir Erkin Koray felsefesi var ama değil mi?
Felsefe olmazsa. pek böyle olmaz. Bunlar birbirine bağlı şeyler.

Bilek değil, İman gücü...
Bir de kızınızı okula göndermeyip kendinizin eğitmesi durumu var ki, pek çok insan için burada da güzel bir örneksiniz.
Bunlar kolay değil. Herkesin harcı da değil. Şurada tek başına çıkıp bir org bir gitarla iki buçuk saat konser vermek de herkesin harcı değil.

Size ne güç veriyor peki?
İman gücü...

Neden gülüyorsunuz ki, müzik de bir iman değil mi?
Odur, başka bir isim bulamadım ben. Herhalde bilek gücü değildir. Ufak tefek bir adamım zaten. Benim bileğimin gücü ne olur ki... Olsa olsa iman gücüdür.

Küçük gibi görünmüyorsunuz bence.
Gönüllerde büyüğümdür. Yoksa 1.65 boyunda bir adamım yani ben.

"Ben, sağın-solun üstündeyim"
Bir söyleşinizde sağ-sol meseleleri üzerine, "Ne sağda, ne soldayım, ben yukardayım" demiştiniz...
Sağı-solu aşmış bir kişiyim. Zaten uzun yıllar ne olmam gerektiğinin, ne olduğumun, nereden geldiğimin felsefesini yapmış, bunun üzerinde çok uzun düşünmüş bir kişiyim ve slogan olsun diye sağdır-soldur falan atamam. Bunların üstünde bir kişiyim.

Erkin Koray olmak da buradan geçse gerek.
Sağcıya göre solcu, solcuya göre de sağcıyım. Sağcıya göre, protesto eden, düzene karşı gelen bir adamım. Solcuya göre de; Amerikancı bir adamım. Yani böyle saçmalıklarla ben uğraşamam.

O eski Sultanahmet günlerini özlüyor musunuz?
Mutlu olduğum günler ve zamanlar çok. Halimden de bir şikayetim yok. Dolayısıyla özlüyorum diyemem ama bilinen bir gerçek ki, dünyanın o devirleri bütün dünyada çok tatlı geçmiş zamanlar. Öyle bir elektrik bu işte.

Orhan Gencebay'ın yeri ayrı. Cem Karaca'nın yeri ayrı mıdır?
İki ayrı ekol, ikisi de zirvesinde. İkisi arasında mukayese yapamam.

Yeni çalışmalar var mı peki?
Benim çuvalım her zaman doludur, ama şu korsan melesi şevkimi çok kırıyor. Fakat bir ay sonra yeni bir albüm yapacağım.

Tarzda bir değişiklik olur mu?
Tarzda değişiklik olmaz. Yine benim gibi olacak herhalde. Bir şeylerc uyum sağlamak için bir hareket yapmam. Bir şeyler modadır diye bir hareket yapmam.

Babalık ağır iş
Şu 'Erkin Baba' durumu ağır geliyor mu zaman zaman peki?
Geliyor tabii. Sahnede dört amatör çocuk olsa kimse hesap sormaz, ama ben sahneden baba olarak inmek vaziyetindeyim. Biraz da yanlış çalmış olarak çıkamaz mıyım yani. Yok, öyle bir şansım yok.

Sizin çok eskiden yaptığınız arabesk halli parçalar var. Şimdilerde bu arabesk pek bir moda oldu değil mi?
Arabeski de biz getirmiş oluyoruz yani. Biz öyle suyunu çıkarın diye yapmadık ama. "Fesuphanallah" gibi şarkılar, üstünde kafa patlatılmış eserler. Aslında ben arabeskçi değilim. Benden bir örnek olsun diye yaptım ama elimde olmadan başarılı olmuşum. Rock şarkılarımın ibresi oraya vurmuyor örneğin.

Peki arkadaşlarınız vefat ettikçe, siz de korkuyor musunuz ölümden?
Ölüm aklıma bile gelmiyor, sadece kaybettiklerimize üzülüyorum.

Son söz
Hizmete devam...

Her daim felsefe...
• 25 Haziran 1941, İstanbul doğumlu.
• Alman Lisesi'nde okurken konservatuvara da devam etti. İlk konserini 29 Aralık 1957'de Galatasaray Lisesi'nde verdi. O günkü konserin repertuarı Elvis ağırlıklıydı.
•1958'de verdiği Eminönü Halkevi, Alman ve Avusturya Lisesi konserleri sonrası 'Rock'n Roll Kralı' mertebesine yükseldi.
• 60'lı yıllarda hippi Erkin Koray tam gaz bu felsefeye hizmet etmek üzere soluğu Hamburg'da aldı ve Star Club'da sahneye çıkmaya başladı. Hiccups adlı bir Alman grubu ile de çaldı. Sonrasında aynı gruptan Bernhard Weber'i de yanına katarak memlekete döndü ve hard rock olayını başlattı.
• İlk elektronik bağlamayı Şemsi Yastıman'a tarif vermek suretiyle yaptırdı ve bu konuda da bir ilk oldu. İki yıl sonra 'Kızları da Alın Artık Askere-Aşk Oyunu', askerlik öncesi yaptığı 'Bir Eylül Akşamı' sayılmazsa ilk plak olarak piyasaya çıktı. Ardından 'Anma Arkadaş', 'Sana Bir Şeyler Olmuş', 'Kendim Ettim Kendim Buldum' gibi 45'lik plaklar geldi.
• 1971 yılında Fransa'ya gitti, döndüğünde 'Yağmur'u çıkardı. 1974'te 'Şaşkın', 'Fesuphanallah', . 'Estarabim', 'Arapsaçı' ile hala yorumlana yorumlana bitmeyen eserlerini verdi. Ve yurtdışına çıktı.
•1983'te Kanada'da biricik kızı Damla dünyaya geldi. Erkin Baba memlekete geri döndü ve felsefeden dirhem eksiltmeden takılmaya devam etti.
(Tempo)
508
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.