Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Beyazperdede 12 Eylül

Beyazperdede 12 Eylül

Türk sinemasında 12 Eylül'le bir hesaplaşma yapılamamış olsa da sinemacılarımız dönemi şöyle veya böyle filmlerine yansıttı. 'Eylül filmleri' adıyla anılan, son örneği 'Vizontele Tuuba' olan yapımlarda ya bireysel hesaplaşmalar ya da tanıklıklar esas alınıyor.

Türkiye'nin darbeli geçmişinde 12 Eylül'ün önemli bir yer tuttuğu aşikâr. Demokrasiye çekilen kalın ayarın izleri bugün dahi hissediliyor. Sinemamızın da bu darbeden etkilendiğini söylemek mümkün. 1979 yılında 194 film çekilirken darbenin de etkisiyle 1980'de çekilen film sayısı 68'e düşüyor. Sinemamız tekrar üç haneli rakama 1984 yılında ulaşıyor.

Peki sinemamıza 12 Eylül nasıl yansıyor? 'Vizontele Tuuba'nın gösterime girmesini bahane edip bu sorunun yanıtını aradık. 12 Eylül'ü, öncesini, sonrasını, bıraktığı izleri konu alan filmlerin azımsanmayacak sayıda olduğunu gördük.

Özellikle 12 Eylül'ün rüzgârı dinince peliküle, darbenin hışmına uğrayan insan dramları yansımaya başladı. 1986'da beş tane 12 Eylül filmi gösterildi. Agah Özgüç'ün (Milliyet Sanat, Eylül, 2003) belirttiği gibi o yılın ilk film Şerif Gören'in 'Sen Türkülerini Söyle'siydi. Gören, filmde yıllarca hapis yatmış solcu Hayri'nin (Kadir İnanır), infaz yasası ile salıverilmesi üzerine yaşadığı şaşkınlığını anlatıyor. Dava kaybedilmiş, eski arkadaşlar yeni düzene ayak uydurmuştur. Halil yaşadığı dönemin bir yabancısıdır.

Ali Özgentürk 'Su da Yanar' da Nâzım Hikmet'le ilgili bir film çekmek isteyen solcu yönetmenin ruh halini anlatır. Onun yönetmeni ise Tarık Akan'dır. Akan, Zeki Ökten'in 'Ses'in de ise altı yıl hapis yatan, işkence gören ve bunun travmasını hapisten çıktıktan sonra yerleştiği bir tatil kasabasında yaşayan bir karakteri canlandırıyor.

Zeki Alasya 'Dikenli Yol'da, 12 Eylül öncesi siyasi olaylara karışan, bu yüzden abisinin ölümüne neden olan, Hüseyin (Kadir İnanır) karakteri üzerinden bir Eylül denemesine girişiyor. Şimdilerde popüler kulvarda yol alan Sinan Çetin ise 'Prenses'te devrimci bir grubun militanlarından Tarık ile fotoğrafçı Selim ve onların öğrentileri arasında kalan Nevres'in üzerinden 12 Eylül öncesini resmediyor. 'Prenses' dışındakilerin ortak özelliği, 12 Eylül olgusunun hep bireysel sorgulamalar üzerinden yapılmasıdır. 12 Eylül'e olan bu bakış sonraki yıllarda da kendini gösterir.

Bireysel sorgulamalar
Erden Kıral 'Av Zamanı' ile dahil olur 12 Eylül mevzusuna. Kıral, 12 Eylül öncesindeki terörize edilmiş atmosferden etkilenip (yakın arkadaşı öldürülür) yazmayı bırakan bir yazarın, yerleştiği Cunda Adası'ndaki yaratı krizlerinin hesaplaşmasını anlatır. Oyuncusu Aytaç Arman'dır. Muammer Özer, sancılı bir serüven yaşayan 'Kara Sevdalı Bulut'la, çıkagelir seyircinin karşısına. Onun 12 Eylül'e bakışının merkezinde bir vardır. Özer, işkenceye maruz kalan Sibel'in hem kendi hem de çevresiyle hesaplaşmasını anlatır. Melih Gülgen ise Tarık Akan'ın rol aldığı 'Kimlik'te darbede şüpheli bulunan ve kimliği fişlenen bir devrimci öğrencinin sonraki yıllardaki kimlik arayışını konu edinir. Memduh Ün 'Bütün Kapılar Kapalıydı' filminde yıllarını hapiste geçiren, işkence gören Nil karakterinin 12 Eylül sonrası düzendeki yabancılığını anlatır. Tomris Giritlioğlu ise '80. Adım'da yetimhanede büyüyen, işkence görmüş Korkut'un yıllar sonra geçmişiyle hesaplaşmasını beyazperdeye taşır.

12 Eylül'e getirilen bu bakışın en belirgin özelliği, yakınları dönemin kaotik ortamda öldürülmüş, hapse girmiş, işkence görmüş karakterleri anlatmasıdır. Karakterler hapisten çıktıktan sonra ise, 'yükselen değerlerin' hâkim olduğu, yeni ve yabancısı oldukları bir düzende yaşamanın sıkıtısını yaşarlar.

12 Eylül'ü bir süreç olarak ele alan filmler var. Zülfü Livaneli 'Sis'te, 1960 ihtilalinden başlayarak 12 Eylül'ün hemen öncesine uzanır. Bu süreçte bir ailenin parçalanış öyküsü anlatılır. Farklı ideolojilere sahip iki kardeşten biri öldürülür. Şüpheler diğerinin üzerinde yoğunlaşır. Hâkim emeklisi baba hayatta kalan oğlunu kurtarmanın derdine düşer. Atıf Yılmaz da 'Bekle Dedim Gölgeye'de, dava arkadaşlığı yapmış bir grup arkadaştan Erdal'ın cinayete mi kurban gittiği yoksa ihtihar mı ettiği belli olmayan ölümü üzerinden 60'lı yıllardan 12 Eylül öncesine uzanır.

Oğuzhan Tercan 'Uzlaşma'da tarihi bir olaydan yola çıkıp 12 Eylül'ün öncesine, Abdi İpekçi suikastıyla bakar. Tunç Başaran ise kamerasını hapishanelere çevirir ve 'Uçurtmayı Vurmasınlar'da, tutsaklığı bir çocuğun gözünden anlatır.

İpekçi'den yeni açılım
Handan İpekçi 'Babam Askerde'yle 12 Eylül filmlerine yeni bir açılım getirir. Çocukların gözünden anlatır dönemi. Bu açılım Yılmaz tarafından da benimsenir. O da 'Eylül Fırtınası'nda annesi tutuklanan ve işkence gören bir çocuğun tanıklığıyla döneme bakar. Son eylül filmimiz 'Vizontele Tuuba'da Yılmaz Erdoğan da İpekçi'nin açtığı yoldan ilerler. Zaten Erdoğan, bu sayfalarda yer alan röportajında 'Vizontele Tuuba'nın bir tanıklık filmi olduğunu söyledi. Erdoğan, farklı olarak 12 Eylül'ün Doğu'da nasıl yaşandığını anlatır. 'Eylül filmleri' adıyla nitelendirilen yapımların belirgin özelliği, 12 Eylül'ün hep bireysel sorgulamalarla aktarılması, bir tanığın gözünden anlatılmasıdır. Belki bu nedenle 'Vizontele Tuuba' dahil hiçbir filmin 12 Eylül'le hesaplaşmadığı sıkça dile getirilen bir eleştiridir. Dönemin tanıklarından gazeteci Celal Başlangıç, Türkiye'de hâlâ 12 Eylül Anayasa'sının hüküm sürdüğünü hatırlatarak sinemamızın 12 Eylül'le hesaplaşamamasının normal olduğunu söylüyor. Bilinler bilir Murat Belge de yıllar önce aynı düşünceyi dile getirmişti.

Eylül filmleri
  • Sen Türkülerini Söyle/Şerif Gören (1986)

  • Dikenli Yol/Zeki Alasya (1986)

  • Prenses/Sinan Çetin (1986)

  • Ses/Zeki Ökten (1986)

  • Av Zamanı/Erden Kıral (1987)

  • Kara Sevdalı Bulut/Muammer Özer (1987)

  • Sis/Zülfü Livaneli (1988)

  • Kimlik/Melih Gülgen (1988)

  • Bütün Kapılar Kapalıydı/Memduh Ün (1989)

  • Uçurtmayı Vurmasınlar/Tunç Başaran (1989)

  • Bekle Dedim Gölgeye/Atıf Yılmaz (1990)

  • Uzlaşma/Oğuzhan Tercan (1991)

  • Babam Askerde/Handan İpekçi (1994)

  • 80. Adım/Tomris Giritlioğlu (1995)

  • Eylül Fırtınası/Atıf Yılmaz (1999)

  • Vizontele Tuuba/Yılmaz Erdoğan (2004)

  • (Radikal)
    514
    dahafazlası
    YORUMLAR
    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.