Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Bergüzar Korel: Zor şeyler yaşıyorum

Bergüzar Korel: Zor şeyler yaşıyorum

Bergüzar Korel, "Bu dünya dışarıdan göründüğü gibi değil. Zor şeyler yaşıyor insan" dedi.

Güncellenme tarihi: 29.04.2014
Bergüzar Korel, Madame Figaro'daki röportajında, "Belki bu röportajı okuyan insanlar 'Aman canım, ne yaşıyorsun ki. Şımarıklık yapıyorsun. Ünlüsün, para kazanıyorsun, insanların imrenerek baktığı bir iştesin' diye düşünüyor olabilirler. Ama bu dünya dışarıdan göründüğü gibi değil. Zor şeyler yaşıyor insan." 'Hayatım göründüğü gibi değil, zor şeyler yaşıyorum' Binbir Gece dizisiyle yıldızı parlayan Bergüzar Korel, Madame Figaro dergisine verdiği röportajında şöhretin ağır yükü yüzünden zor günler yaşadığını dile getirdi: "Bu röportajı okuyanlar 'Aman canım, ne yaşıyorsun ki. Şımarıklık yapıyorsun. Ünlüsün, para kazanıyorsun, imrenerek bakılan bir iştesin' diye düşünebilirler. Ama bu dünya dışarıdan göründüğü gibi değil. Zor şeyler yaşıyor insan." Ekrandan çok daha ağır, olgun ve biraz da soğuk bir görüntü veriyorsunuz. Oysa hiç de öyle biri değilsiniz... Mesafeli durmak bir çeşit kalkan mı sizin için? Normal hayatımda böyle biriyim; çok konuşan, çok gülen, biraz maskülen... Ama üç yıldır "Binbir Gece"de benden çok uzak olan, Şehrazat rolünü oynuyorum. Becermeye çalıştığım, belki zaman zaman tökezlediğim, zor bir rol. Bu rol dışında insanlar beni magazin programlarında görüyor. Biraz fazla güldüğümde ya da vücut dilimi biraz fazla kullandığımda bu programlarda "Şehrazat dağıttı" altyazıları ile görüntülerimi veriyorlar. Sanırım ben de hem oynadığım karaktere gelmesin diye hem de çok iyi tanımadığım insanların yanında rahat olamadığım için böyle bir kalkan geliştirdim. Daha önce "Kurtlar Vadisi Irak" filminde oynadınız. Ama magazinin sizi keşfi "Binbir Gece" dizisi ile oldu... "Binbir Gece" her hafta insanların evine giren bir proje. Böyle bir dizide oynayınca, magazinciler de kapılardan içeri girmeye kendilerinde hak gördüler. Sonuçta konservatuvarda okumaya başlayınca bu işle geçimimi sağlayabilmek için, bir şekilde bir dizide oynamam gerektiğini biliyordum. Başıma neler geleceğini en başından tahmin ediyordum ama bu kadar abartacaklarını düşünmemiştim. Magazincilere kızıyor musunuz? Gece çalışan magazinci arkadaşlarla hiçbir problemim yok. Beni tanıyorlar, seviyorlar, saygı duyuyorlar. Bir soru sorulduğu zaman ters cevap vermeyeceğimi biliyorlar. Benim derdim yalan haber yapılması. Çünkü bu, insanın çok canını acıtıyor. Fotoğrafınızı çekip magazin programlarına yollayan, muhbir gibi insanlar var. Başınıza böyle bir olay geldi mi? İlgilerini, sevgilerini göstermek için yanıma gelen, öpmek, imza almak, fotoğraf çektirmek isteyen insanları hiçbir zaman geri çevirmem. Ama yazın yanıma bir bayan geldi, yanında da küçük çocuğu vardı. Fotoğraf çektirmek istedi. Dalgınlığıma gelmiş, bikiniyle çektirmişim fotoğrafı. Sonradan öğrendim ki bu kadın, oradaki magazin muhabirine gidiyor ve "Bergüzar Korel'in elimde bikini fotoğrafı var, size vereyim mi" diyor. Bu olay beni çok şaşırttı. 'BU CAMİADAN ARKADAŞIM YOK' İçinde bulunduğunuz camiadan yakın arkadaşlarınız var mı? Yanlış anlaşılmak istemiyorum ama bu camiadan çok fazla arkadaşım yok. Hatta hiç yok diyebilirim. Hayatıma sokacağım insanları çok dikkatli seçiyorum. Annenizle birlikte mi yaşıyorsunuz? Ayrı yaşıyoruz ama evlerimiz çok yakın ve çok sık görüşüyoruz. Son olaylar yüzünden bu aralar hayatım çok zordu. Bir gün annemle kahvaltı ederken annem "Yeter artık Bergüzar, sonunda ölüm yok ki. Bunu en iyi senin bilmen lazım, çünkü babanı kaybettin" dedi. Bu konuşmadan sonra "Evet, sonunda sonunda ölüm yok" demeye başladım. Belki bu röportajı okuyan insanlar "Aman canım, ne yaşıyorsun ki. Şımarıklık yapıyorsun. Ünlüsün, para kazanıyorsun, insanların imrenerek baktığı bir iştesin" diye düşünüyor olabilirler. Ama derler ya "Bu dünya dışarıdan göründüğü gibi değil." Gerçekten öyle. Benim dünyam zaten bu dünya değil ama yine de zor şeyler yaşıyor insan. Sizin fotoğrafçılığa da ilginiz var? Fotoğraf çekmeyi çok seviyorum. Özellikle de portre... Beni mekanlardan çok insanlar ilgilendiriyor. Selda Başkaya, çok genç ve başarılı bir fotoğrafçı. Benimle de gerçekten ilgileniyor. Ama öyle sergi filan açacak durumda değilim. Belki ileride olabilir. Modayla nasıl bir ilişkiniz var? Stilinizi nasıl tarif edersiniz? Spor giyinmekten, bol bol kıyafetler giymekten hoşlanıyorum. Uzun elbiseleri ve şalları çok severim. Spor da giyinsem mutlaka bir şal olur boynumda. Dizide çok ağır giyindiğim için günlük hayatımda olabildiğince rahat giyinmeye çalışıyorum. Spor yapıyor musunuz? Bir süredir ara vermiştim, şimdi yeniden başladım. Kickboks yapıyorum. Hocam hem çok eski bir arkadaşım hem de Türkiye'de gerçekten çok iyi bir hoca ve dövüşçü olan Burak Kara. Öyle hamster gibi bir bandın üstünde koşmayı sevmiyorum. Kickboks hem çok eğlenceli hem de saatlerce sürmüyor. Ringde en fazla yarım saat kalıyorsun ve gayet iyi kalori harcıyorsun. En sevdiğiniz hangisi? Boğazıma düşkünüm, yemek yemeyi seviyorum. En sevdiğim yemek mercimek... Bir sinema filminde daha yer almayı istiyor musunuz? Gerçi şu aralar dizi yüzünden zamanınız da yoktur ama... Herkes böyle düşünüyor. Bu yüzden de bana teklif sunmuyorlar. Ama atık dizi oturduğu için kaymayan ve düzenli bir programım var. Bu yüzden bir sinema filmine ya da bir tiyatro oyununa zaman ayırabilirim. Yeni bir karakter yaratmak istiyorum, buna çok açım. İçimde o kadar çok duygu, çıkarmak istediğim renk var ki. Şu an başka bir karakter oynamamın tam zamanı. Bundan sonra nasıl bir karakteri canlandırmak istiyorsunuz? Şehrazat'a çok zıt, "Aaa, bu kız Şehrazat'ı mı oynamıştı?" dedirtecek bir karakteri. Bunu tiyatroda yapabilmem çok kolay çünkü sahnede çok özgürüm. Sinemada hangi yönetmenlerle çalışmak istersiniz? Serdar Akar'la çalışmak benim için çok güzeldi. Bundan sonrasında da Fatih Akın, Ferzan Özpetek ve Zeki Demirkubuz'la çalışmak isterim. 'Ölümü çok yakından gördüm' Seyahat etmeyi seviyor musunuz? Seyahat etmek istiyorum, kimsenin beni tanımadığı bir yere gidip dolaşmak çok eğlenceli. Ama uçağa binmekten nefret ediyorum. Mecbur kaldığımda uçağa biniyorum ya, bana bakan hiç kimse uçaktan korktuğumu anlayamaz. Ama indiğim zaman ömrümden 10 sene gidiyor. Ölmekten değil ama kalp krizi geçirmekten korkuyorum. Demirden yapılmış bir aletin içinde havada uçuyor olmak fikrini beynim kabul etmiyor. Belki de bunun altında ölüm korkusu yatıyordur? Olabilir. Ardı ardına aile büyüklerini kaybettim. Ölümü çok yakından gördüm. (Hürriyet)
445
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.