Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Basınımız Batı'dan daha özgür

Basınımız Batı'dan daha özgür

İstanbul'da düzenlenen 57. Dünya Gazeteleri Kongresi'ne bin 500'ü aşkın gazete sahibi, yayın yönetmeni katılıyor. Kongrenin ana sponsoru Milliyet gazetesi. Hanzade Doğan, bir yıldır süren hazırlıkları anlattı.

Dünyanın dört bir köşesinden bin beş yüz gazete sahibi, CEO, genel yayın yönetmeni ve editör 'Dünya Gazeteleri Kongresi', 'Dünya Editörler Forumu' ve 'Info Services Expo' için İstanbul'a geldi. Dünya Gazeteler Birliği (WAN) ile Türkiye Gazete Sahipleri Birliği tarafından organize edilen kongre ve forumda basın sektörünün bugünü ve geleceğe dönük yönelimleri ele alınıyor.

Ana sponsorluğunu Milliyet Gazetesi'nin yaptığı WAN Kongresi, Türkiye'nin tanıtımı açısından büyük önem taşıyor. Bir yıldır 15 kişilik bir ekiple kongreye hazırlanan Milliyet'in İcra Kurulu Başkanı Hanzade Doğan, soruları yanıtladı.

WAN Kongresi'nin İstanbul'da yapılmasına birlik üyeleri nasıl ikna oldular?
WAN'ın ana amaçlarından biri basın özgürlüğünü savunmak. Türkiye'nin, geçmişinde yaşadığı birtakım olaylardan dolayı WAN'ın gözünde imajı kötüydü. Fikir özgürlüklerinin kısıtlandığını düşünüyor, hapse giren gazeteciler yüzünden tepki duyuyordu. Bu nedenle kongrenin Türkiye'de yapılmasına sıcak bakmıyorlardı. Ancak Aydın Bey'in yönetim kurulu üyeliği, icra kurulunda olması ve WAN'a ısrarla Türkiye'de basın özgürlüğünün olduğunu anlatmasıyla kişisel çabalarının büyük katkısı oldu. Bunun yanında Türkiye de değişim yaşadı. Bu değişimi gözlemleyen WAN yönetimi, artık bu toplantının Türkiye'de yapılma zamanının geldiğini düşündü.

Wan Başkanı Dr. S. Hyun Hong tanıtım toplantısında Türkiye'deki basın özgürlüğü konusunda bir türlü tatmin olamadıklarını söyledi. Sizce basın özgürlüğü konusunda Türkiye ilerleme kaydetti mi?
Türkiye'de gerçek anlamda basın özgürlüğü yaşadığımıza inanıyorum ve bunu gözlemliyorum. Dünyanın çeşitli ülkelerindeki medyaya ve Türkiye'ye baktığımda, bizde farklı fikirlerde kanallar olduğunu görüyorum. Belki de dünyanın hiçbir ülkesinde buradaki kadar farklı görüşleri savunan yayın kuruluşu yok. Bizde aşırı sağcısı, aşırı solcusu, radikali, moderni var. Bu durum fikir yelpazesini çok genişletiyor. Onun dışında Türkiye'de herhangi bir haberin saklı kalacağına da inanmıyorum. Yelpaze genişliği hiçbir haberin saklı kalmayacağının da göstergesi. Türkiye'de devletten, sistemden çıkan bir kısıtlama artık yok. Devlet de artık özgür basının ne demek olduğunu anladı. Okurlarından alacakları tepkiye göre bazı gazeteler bazı haberleri yayınlamamayı tercih edebilir. Gerçek basın özgürlüğünü Batı'dan daha fazla yaşadığımızı söyleyebilirim. Batı'da bugün sansür olayları yaşanıyor. Özellikle Amerika'da, gazeteler çok daha ciddi devlet baskısıyla karşı karşıyalar.

Dünya genelinde bir tiraj kaybı var mı? Varsa bu tiraj kaybını siz neye bağlıyorsunuz?
Dünyada gazete tirajlarının büyümemesi gibi bir sorun var. Korkutucu bir düşme söz konusu değil. Bunun en önemli nedeni, haber alma imkanının çok yaygınlaşmış olmasıdır. Tirajı konuşurken 'gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeler, gelişmemiş üjkeler' diye üçe ayırıp bakmak lazım. Gelişmiş ülkelerde tiraj artmıyor. Bu demografik yapılanmayla da ilgili bir durum, internet, televizyon, cep telefonu kullanıcılarının sayısının artması ve kemikleşmiş bir okurun oluşması ile ilgili. Gazete okuma alışkanlığı 18 yaşında başlayıp 65 yaşında bitiyor. 65 yaş üstü nüfus artınca gazete okuma oranı buna bağlı olarak düşüyor. Gelişmekte olan ülkelerde gazete okuma alışkanlığının olmaması ise tamamen kültürel bir durum.

Bir gazetenin veya derginin tiraj artırmasının en kestirme yolu nedir?
Tiraj artırmanın en kolay yolu gazete değerinin üzerinde bir ürün vermektir. Bunun örneklerini çok yaşadık. 90'lı yıllar promosyonda çılgınlık yaşanan bir dönemdi. Tiraj bir yandan çok önemli, bir yandan da çok önemsiz bir şey. Yayın organı olarak senin hedef kitlen kim? Hedef kitlene uygun gazete yapıp okutarak tiraj almak çok önemli. Bir ürün vererek tiraj almanın son derece önemsiz ve geçici olduğunu düşünüyorum.

Tiraj bir gazetenin başarısında ana ölçüt olmalı mıdır?
Başarıda tiraj ana ölçüttür. Ancak, tiraj yazı işlerinin kazandığı bir tiraj ise bir başarıdır. Gazeteyi iyi yapıyorsan okunur. Gazetenin yanına şu teybi koyup satıyorsan, bu promosyonun, yani pazarlamanın başarısıdır. Gazete başarısı değildir. Her dergi ve gazete hedefini ayrı belirlemelidir. Her yayın kuruluşu, kendi okur kitlesindeki en fazla tirajı hedeflemelidir. Bazı gazeteler için 70 bin başarılı bir tirajdır. Bazıları için ise 600 bin.

Kongrede gazetelerin tabloid boyutta yayınlanması da tartışılacak. Milliyet'i tabloid olarak düşünüyor musunuz?
Dünyaca ünlü görsel yönetmenlere fikirleri sorulduğunda bütün gazetelerin ileride tabloid olacağını söylüyorlar. Çünkü okunması, taşınması daha kolay. Ancak, bu noktada gazeteciler psikolojik bir savaş veriyor. Tabloid gazete, ciddi olmayan gazeteyle özdeşleşmiş şekilde algılanıyor. Büyük boyda gazeteler AB grubuna, sosyo-ekonomik kitleye giden etkin siyasi gazeteler konumunda. Tabloid için ise farklı bir imaj var. Independent ve The Times'ın tabloide geçmiş olması bu önyargının değişmeye başladığını gösteriyor. Bu nedenle, ben 'Milliyet'te kesinlikle olmaz' tepkisini vermiyorum.

WAN Kongresi özellikle Türkiye'nin dünya ile entegrasyonu nda önemli bir girişim. Kongrenin ev sahipliğini Milliyet'in yapıyor olmasının özel bir sebebi var mı?
Milliyet'in misyonuna uygun bir organizasyon. Milliyet, dünyanın Türkiye'ye, Türkiye'nin de dünyaya açılmasında önemli kapılar açmıştır. Bu bağlamda WAN Kongresi, hem ülkemizdeki basın özgürlüğünün Batı seviyesine çıktığını göstermek hem de dünya ile entegrasyonumuzda önemli bir adım atmak açısından çok büyük bir organizasyon. Bir yıldır Milliyet'ten 15 kişilik bir ekip büyük efor sarf etti. Bize Kültür Bakanlığı, TOBB, TÜSlAD, Hürriyet Gazetesi, Dünya Gazetesi, Coca Cola, Efes Pilsen ve Müller Martini gibi kuruluşların da desteği oldu.

Gazete için okuru baştan çıkarmak önemlidir. Buradan yola çıkarak Milliyet birinci sayfasıyla her zaman okuru baştan çıkarmayı başarmış bir gazete midir?
Milliyet, okuru tatmin etti ki 55 yıldır yayın yapıyor. Gazetenin birinci sayfası çok önemlidir. Bizim birinci sayfa için bazı prensiplerimiz var. Sayfanın ortasına güzel bir fotoğraf ve 10 tane haber koymaya çalışıyoruz. Ancak, birinci sayfanın bir dergideki kadar önemli olduğunu düşünmüyorum. Milliyet'in okuru kemikleşmiş bir okur. Tirajı çok oynamaz. Vouge, Elle tamamen kapak tasarımıyla satılır. Birinci sayfanın görselliği ve manşet çok önemli. Ancak, biz manşete göre tiraj oynamasını çok fazla hissetmiyoruz. The Economist Dergisi kapağıyla tirajını yüzde 20 oynatabildiğini tespit etmiş. Ancak, gazete için çok geçerli değil.

Kongreye binden fazla editör katılacak. Editörlere Türkiye'nin AB'ye girip girmemesi konusu sorulacak. Aleyhte bir durum çıkma ihtimali var mı?
Beklentim, çoğunluğun Türkiye'nin AB üyeliğini destekler nitelikte olacağı yönünde.

AB ülkelerindeki medya kuruluşlarının 'çalışan ve yayın kalitesi' konusundaki standardını göz önüne aldığınızda Türkiye hangi noktada?
Türkiye'nin hastanelerine, üniversitelerine, hatta sivil toplum örgütlerine baktığımızda medya, AB standartlarına tüm bu kurumlardan çok daha yakındır. Teknolojisiyle, gazetecilik anlayışıyla oldukça ileridir. l Mayıs'tan itibaren AB'nin çerçevesi genişledi. Çek Cumhuriyeti ile Türkiye'yi kıyaslayamam. Ben Türkiye'yi İngiltere, Almanya'daki basın kuruluşlarıyla kıyaslarım. Arada sadece tarih farkı vardır, İngiltere'de 150 senelik gazete var ama bizim Cumhuriyetimiz henüz 150 senelik değil. Oralarda hafta sonları gazeteler 250 sayfa ve kuşe kağıt çıkıyorlar. Oralarda reklam pastası 50 milyar dolar iken bizdeki pay sadece l milyar dolar. Genişlemeden sonra AB'ye dahil olan eski Doğu Bloğu ülkelerinden en az 10 yıl ilerideyiz.

Aydın Doğan 6 yıldır birliğin üyesi. Şimdi de İcra Kurulu'nda. Birliğin içinde olmak Doğan Yayın Holding çatısı altındaki yayın organlarına nasıl bir katkı sağladı?
Bize bir geliri sağlamadı. Ancak, Aydın Bey'in birliğin içinde olmasının Türkiye'ye ciddi getirisi olduğunu düşünüyorum. Bu kongrenin İstanbul'da yapılıyor olması bile çok önemli. Bin beş yüz gazete sahibini, genel yayın yönetmenini ve yazarı ağırlayıp 'Türkiye budur' demek müthiş bir şey. İngiltere'de tabloid gazeteler yeni üyeler aleyhine öyle bir yayın yaptılar ki, AB içinde işçi dolaşımına izin verilmedi. Oradaki medyanın bize bakışı çok önemli.

Günümüzde çocuklar medya ile besleniyor, medya ile büyüyorlar. Medyanın geleceği yeniden şekillendirmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?
Medyanın sorumluluğu çok büyük. Çünkü kitlelere giden bilgiyi kontrol eden konumda. Ancak, her mecra kendi sorumluluğunu hissederek yayın yapmalı. Yıllardır bu konu tartışılıyor. Çocuklara neyin zararlı ya da yararlı olduğu konusunda kurallar getirmek çok zor; çünkü hassas dengeler üzerine kurulmuştur. Bir taraftan çocukların açık görüşlü olmasını istiyoruz, diğer taraftan onları varolan gerçeklerden korumaya çalışıyoruz. Bu nedenle, çok katı kurallar getirilmesine karşıyım. Şimdilerde obezite sorunu nedeniyle çikolata reklamlarını yasaklıyorlar. Daha uzun seneler bu konuyu tartışacağımızı düşünüyorum.

Sizce okur için önemli olan nedir? Dünyada olup bitenlerle mi daha ilgili, yoksa mahallesinde ya da yaşadığı kentte olup bitenlere mi daha fazla ilgi duyar?
Her gazete için farklıdır. Radikal okuru için dünyada olup bitenler çok önemli iken, Posta okuru için kendi mahallesi, şehri önemlidir. Milliyet okuru dünyadaki gelişmelere ilgi duyar; bu gelişmeleri önemser. Milliyet okuru dünyaya açık bir okurdur. Her gazete okurunu tanımalı, ona göre haberlere öncelik vermelidir.

Gazetelerin gazeteciliği yeniden keşfetmeye ihtiyaçları var mı?
Gazeteciliğin yeniden keşfedilmesi değil, devamlı gelişmesi taraftarıyım. Bunun için sürekli bir arayış içindeyiz. Eğitimler yapıyoruz, uzman gazeteciliği teşvik ediyoruz, röportaj kasetlerini ve notlarını arşivliyoruz. Sürekli bir ilerleme içerisindeyiz.

İnternet'in yayın organlarının tirajlarını etkilediğini düşünüyor musunuz?
İnternet, söylenenin aksine, gazeteler için büyük fırsattır. Gazeteler İnternet'i yok farz edemezler; çünkü orada büyük bir potansiyel var. Milliyet'in İnternet sitesini günde 200 bine yakın kişi ziyaret ediyor. Bunun gazete tirajına etkisi olduğunu düşünmüyoruz. Tam tersine okuyucumuzla bizi bütünleştiriyor. Televizyonla rekabet etme gücümüzü artırıyor. Çünkü gün içinde gelişen olayları Milliyet okuru, Milliyet gözünden İnternet sitesinde buluyor, ikisi birbirinden güç alıyor.

Kongrede neler konuşulacak?
-Arap ülkelerinde basın özgürlüğü
-Dijital medyada fırsatlar ve kazançlar
-Değişen iş dünyasında başarı stratejileri
-Gelişen pazarlarda gazetecilik
-Tabloid patlaması
-Birinci sayfa devrimi
-Foto muhabirliği ve yeni görsel stratejiler

Dünya Gazeteler Birliği (WAN) nedir?
1948 yılında kurulan Dünya Gazeteler Birliği (WAN), 72 ulusal gazete birliğini, 100 ülkeden bireysel gazete yöneticilerini, 13 haber ajansını ve 9 bölgesel basın örgütünü biraraya getiren ve kar gütmeyen bir sivil toplum kuruluşudur. Merkezi Paris'te bulunan WAN, beş kıtada 18 binden fazla gazeteyi temsil ediyor. WAN'ın üç amacı bulunuyor:

Basın özgürlüğünü savunmak, desteklemek ve bu özgürlüğün vazgeçilmez şartı olarak gazetelerin ekonomik bağımsızlığını sağlamak; Farklı bölge ve kültürlere ait gazete yöneticileri arasında temas ve iletişimi sağlayarak gazete yayıncılığının gelişmesine katkıda bulunmak; Ulusal, bölgesel veya dünya çapındaki üye kuruluşları arasında işbirliği oluşturmak.
(Tempo)
335
dahafazlası

wan

YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.