Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Balık-ekmek tekneleri kalkacak mı?

Balık-ekmek tekneleri kalkacak mı?

Anıtlar Kurulu, kimine göre "Boğaz'ın gecekondusu" kimine göre ise "Ekmek teknesi" olarak nitelendirilen balık-ekmek teknelerini kaldırmak istiyor. Gerekçe ise "Boğaz'ın tarihi dokusuna zarar verilmesi".

Kurul raporunu İstanbul Valiliği'ne sundu. Rapora "olur" verilirse 60 balık-ekmek teknesi yok olacak. Balık-ekmekçiler görüntü kirliliğine neden olmadıklarını ve kaldırılmaları halinde onlarca ailenin zarara uğrayacağını düşünüyor. Boğaz'da oturanlardan ise farklı sesler çıkıyor: Bazıları onları İstanbul'un bir parçası bazıları ise kaldırılması gereken mikrop yuvaları olarak görüyor.

Vatandaşın derdi: "Sağlığa zararlı mı?"
Charlotte Şamlı
Beş yıldır Rumelihisarı'nda oturuyorum. Bu tekneler Boğaz'ın rengi. Valiliğin kararına şaşırdım. Önemli konularda hiçbir şey yapmayıp önemsizleri büyütüyorlar. İngiltere'de böyle bir olay olamazdı. Çünkü orada izinsiz hiçbir şey yapamazsınız. Sahilde birisi gelip size bir şey satacak ve öncesinde izin almayacak... Buna imkan yok.

"Tekneler kaldırılmalı"
Atilla Özkan
Sağlık açısından uygun bulmuyorum. Balığı yaparken hangi yağı, hangi unu kullandıklarını bilmiyorum. Bunlar sağlığa zararlı mı değil mi nereden bileyim? Kesinlikle görüntü kirliğine neden olduklarını da düşünüyorum. 10 yıldır buradayım, bir kez balık-ekmek yemişliğim yoktur. Bir an önce kaldırılmasını istiyorum.

"Bazen kokudan rahatsız oluyoruz"
Necip Toptaş
Bana kalırsa bu insanlara bir yer gösterilmeli. İşportacılara bile yer gösteriyorlar. Herkes eline bir sandal alıp bu işi rastgele yapmazsa daha iyi olur. Biz de bazen kokudan rahatsız oluyoruz. Ama sonuçta ekonomik durumu iyi olmayan insanları da düşünmek gerekiyor.

Tekne sahipleri ne diyor?
Özgür Çelik
1998 yılından beri bu işten geçimimi sağlıyorum. Kaldırılması için bir neden olmalı. İnsanların şikayetçi olması gerekiyor. Ama kimse bizden şikayetçi değil. Çevreye bir zararımız yok. Zaten kışın iş yapamıyoruz. Yılda sadece dört ay iyi çalışıyoruz. Diğer aylarda teknenin masraflarını çıkarmaya çalışıyoruz. Birinci sınıf değiliz ama taze balığı ucuza veriyoruz. Bizim varlığımız gazinoların zararına tabii. Buradan sadece ben mi para kazanıyorum? Hayır, devlet de yanımdaki insan da para kazanıyor. Ben bu işi yapamazsam yanımdaki insan da işsiz kalacak. Yasadışıysak devlet bize ruhsat versin. İnsanlar bu kadar yatırım yapmış. Valilik bir şeyler yapacaksa bundan sonra bu işi yapacak olanları durdursun. Zamanında valilik kaldırsaydı bu işlere güvenmezdik. Can yakmak kolay, alternatif düşünmek gerekiyor.

"Denizin üzerinde restoran olmak daha cazip"
İsmail Baltacı
İstanbul Boğazı'nda artık uyduruk teknelerle bu iş yapılmıyor. Birçok esnafın altında değeri yüz milyar liraya yakın tekneler var. Ben dört yıldır bu işi yapıyorum. Önce küçük bir tekneyle başlamıştım. Ama müşterilerin talepleri doğrultusunda işi büyütüp daha büyük bir tekne aldım. Şu anda 50 kişinin yiyebileceği bir teknem var. Denizin üzerinde restoran olduk. Bu işi karada yapacağıma burada yapıyorum. Çünkü daha cazip. Karadaki lokantada ne varsa bizde de o var. Boğaz'da 400 kişi bu işten geçimini sağlıyor. Bize "Teknelerinizi kaldırıp götürün" diyeceklerini sanmıyorum. Buraya gelen insanların büyük çoğunluğunu yüksek kademedeki insanlar oluşturuyor. Hakimler, savcılar, doktorlar, gazeteciler, sanatçılar geliyor. Biz görüntü kirliliği yaratmıyoruz. Öyle olsa insanlar da gelmez.

"Teknelerin özel yerleri olmalı"
Serkan Ercan
Bizimki yüzer restoran; balık-ekmek teknesi değil. Paşalimanı ve Emirgan gibi sabit yerlerimiz var. Turizm Bakanlığı'ndan iznimiz var. Bazen hava muhalefeti nedeniyle bağlı bulunduğumuz iskeleden sakin bir yere gitmek zorunda kalıyoruz. Ama Boğaz'da Rumelihisarı'nın dışında sığınabileceğimiz başka bir yer kalmadı çünkü her yer balık-ekmek teknesiyle doldu. Bunlar gelişigüzel yanaştığı için zorluk çekiyoruz. Belli noktalarda özel yerleri olması gerekiyor. Aklına gelen bu işi yapmamalı ve bu insanlar sürekli denetlenmeli.

"Bize yol göstersinler"
Zeki Bektaş
Ben altı yıldır bu işi yapıyorum. Beğenmedikleri bu teknelerin bir tanesinde en az 5-6 kişi çalışıyor. Buradan çok kişi ekmek yiyor. Bizi yerleştirecek başka yerleri de yok. Nereye koyacaksınız bu kadar tekneyi. Bize bir yol göstersinler. Burada insanlar günlük, taze balık yiyor. Balık restoranlarında 100 milyon lira vereceğine bize 10 milyon lira veriyorlar. En pahalı balık levrektir, o da 11 milyon liradır.

"Biz nostaljiyi devam ettiriyoruz"
Bülent Koçoğlu
İşletme ruhsatımız yok ama vergi veriyoruz. Görüntü kirliliğine neden olmuyoruz. Biz nostaljiyi devam ettiriyoruz.

"AB'ye girerken böyle çirkinlikler olmamalı"
Sarıyer Kaymakamı Yaşar Gül
Bu tekneler İstanbul Boğazı'nın bazı yerlerindeki dokuya zarar veriyor. Görüntü kirliliği oluyor. Boğaz'daki karışıklığın düzene girmesi gerekiyor. Boğaz ile ilgili 8 bakanlık, 30 kuruluş yetkili. Herkes her istediğini yapamaz. Bir kasap Boğaz'da et satabilir mi ya da Sarıyer'de istediğiniz yere büfe kurabilir misiniz? 33 kilometrelik şeritte estetik, güzellik ön planda olmalı. AB'ye girecek bir ülkede bu çirkinlikler olmamalı.

Balık-ekmek teknelerinde midye dolma 750 bin, karides salatası 6 milyon, midye tava 3,5 milyon, kalamar tava 6 milyon, karides güveç 6,5 milyon, palamut ızgara 8 milyon, çinekop 10 milyon, levrek 8 ila 11 milyon lira.
(Milliyet Cumartesi)
555
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.