Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Azizelikten fahişeliğe: Hijralar

Azizelikten fahişeliğe: Hijralar

Travesti oldukları için geçmişten bugüne Hint yarımadasında itibar gören Hijralar, eski saygınlıklarını yitiriyorlar.

Travesti deyince ilk anda aklınıza kim gelir? Gece yarısı işlek caddelerde 'fuhuş peşinde koşan', bu nedenle polisle oynadıkları kovalamaca sıklıkla ekranlara gelen, varlıklarıyla toplumun huzurunu ve adabını bozduğu düşünülen "tipler" değil mi? Tabiri amiyanesiyle 'dönmeler' yani!.. Gerek Türkiye'de gerekse Batı dünyasında travestileri bu şekilde 'sorun' olarak gören, ama aslında kendisi 'sorunlu' olan bu yaygın anlayış, dünyanın her yerinde geçerli değil.

Amerika Yerlileri'nden Okyanusya kabilelerine, Afrika'dan Hindistan'a kadar yeryüzünün pek çok bölgesinde 'Batılı dil'in 'travesti' dediği bu insanlar geçmişten bugüne itibar gördüler, hatta büyük manevi güce sahip olduklarına inanılarak yüceltildiler.

'Ne erkek ne de kadın' veya 'hem erkek hem de kadın' oldukları için lanetlenmek yerine kutsallaştırılan bu 'üçüncü cins'in günümüzde varlıklarını zor da olsa sürdüren en ilginç örnekleri, Hint Yarımadası'ndaki 'Hijralar'.

Hadımlık, kutsallıktır!
Erkek olarak doğan ama gibi yaşayan Hijralar, Hint toplumunun en canlı ve renkli üyeleri. Hijra olmaya karar veren biri, cerrahi operasyonla erkekliğinden olur. Ama bu, onu kadın yapmaz. Yani cinsel bir arayış, sözgelimi transseksüel olma isteği söz konusu değil burada. Amaç, dinsel.

Hindu bereket tanrıçası 'Bahuchara Mata'nın takipçisi olan Hijralar, tanrıçaya tapınmayı yaşam amacı haline getirmişler. Bıçak altına yatmalarının ve kadın gibi giyinip yaşamalarının nedeni bu. Hadımlaşarak tanrıçanın doğurganlık ve üretkenlik gücünün kendilerine geçtiğine inanıyorlar.

Kadın artı erkek
Yine de gündelik yaşam içinde, hijraları kadın 'rolü' ile karşımızda buluyoruz. 'Kadın mizacı'nı benimseyip kadın isimlerini kullanıyor ve kendilerine 'teyze', 'abla' diye hitap edilmesini istiyorlar. Sinemalarda, otobüs ve trenlerde 'kadın yanı' koltuk alıyor, nüfusa kadın olarak kaydoluyorlar.

Ama 'kesinkes' kadın olmadıklarını sık sık ortaya koymaktan da geri durmuyorlar. Hint toplumunda kadından beklenmeyen biçimde argo ve küfürlü bir dil kullanıp erkekler gibi toplum içinde sigara ve pipo içiyorlar.

Travestisiz düğün olmaz!
Yakın zamanlara kadar hijralar geçimlerini, Hint toplumunun geleneksel törenlerinde hayli önemli bir işlev yerine getirerek sağlıyorlardı. Doğum törenlerinde veya düğünlerde, 'tanrıçaları'nın 'doğurganlık' ve 'üretkenlik' gücünün taşıyıcıları olarak bulunuyor ve tanrıçaya, bebeği bereketinden mahrum etmemesi, yeni evli çifte refah ve mutluluk getirmesi için dua ediyorlardı. 'Onlarsız' yapılan törenlerin uğursuzluk getireceğine inanıldığı için, varlıkları, 'olmazsa olmaz'dı.

Devir değişti, modern hayat her yerde olduğu gibi Hint toplumunda da geleneksel inanç, değer ve alışkanlıkları törpüledi, zayıflattı. Sonuçta hijralar eskisi kadar aranmaz ve dikkate alınmaz oldular. Buna bağlı olarak günümüzde bir çoğu yaşamlarını sürdürmek için, o 'Batılı dil'in travesti deyince akla getirdiği 'iş'i yapmak zorunda artık!

Sofuluktan 'sapkın'lığa
'Sofu' kimlikleriyle çelişir biçimde fahişeliğe yönelmeleri ve erkeklerle yatmaları, hijraların dünyasında yakın zamanlarda kendisini gösteren en önemli çatışma kaynağını oluşturuyor. Aralarından bazıları bunu kendi içlerinde ortaya çıkan bir 'sapma' olarak yorumlasa da, bu yönelimin geleneksel - dinsel etkinliklerinden kazandıkları gelirin düşmesiyle ilişkili olduğu çok açık.

Modernleşen toplumla birlikte kutsallığını yitiren hayatın içinde hijralar da kutsayacak insan, 'tutunacak dal' bulmakta zorlanıyorlar. İnsanların dinsel dünyalarını zenginleştirdikleri o 'bereketli' günlerin arayışı içinde, 'düşmeme' mücadelesi veriyorlar.

(Nanda&Warms, Cultural Anthropology, 2003)
(Milliyet Popüler Kültür)
601
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.