Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Avrupalı kadın garantici Akdenizli gelenekçi

Avrupalı kadın garantici Akdenizli gelenekçi

Avrupa ve Asya'da doğum kontrol yöntemlerinin kullanımıyla ilgili çalışmaları bulunan İngiliz Dr. Diana Mansour, konferans vermek üzere Türkiye'ydi.

Newcastle Upon Tyne Jinekoloji, Üreme Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezi Başkanı da olan Dr. Mansour, doğum kontrol yöntemi seçiminde Avrupalı kadınların garantici, Akdenizlilerin ise gelenekçi olduğunu söylüyor.

Dr. Mansour, kadınların doğum kontrol haplarıyla özgürlüklerini kazandığını ve sosyal statülerini yükselttiklerini belirtiyor.

Doğum kontrol yöntemleri neye göre tercih ediliyor?
Kuzey Avrupa ülkeleri hormonal yöntemleri tercih ediyorlar. Almanya, İngiltere, Hollanda ve Fransa'da 20-24 yaşındaki kadınların yüzde 45-50'si hap kullanıyor. Akdeniz'de İspanya, Portekiz, İtalya, Yunanistan hatta Türkiye'yi içine alan bölgede, geri çekme ve prezervatif gibi geleneksel yöntemler daha fazla tercih ediliyor. Bunun bir nedeni, geleneksel yöntemlerin ucuz olarak değerlendirilmeleri. Bu ülkelerde açıkça söylenmese bile dini faktörlerin de yönlendirici olabildiğini görüyoruz.

Eski Papa II. Jean Paul doğum kontrol yöntemlerine karşıydı. Dinlerin doğum kontrol yöntemlerinin kullanılmasındaki etkisi nedir?
Papa muhafazakardı. Sadece doğum kontrolü değil, cinsel yolla bulaşan hastalıkların önlenmesinde bile bir girişimde bulunmamıştı. Bu tavrın tutucu olan Katolikler, gelişmekte olan ülkeler üzerinde olumsuz etkisi vardı. İslam ülkelerinde, bildiğim kadarıyla 'çocuk Allah tarafından verilir' diye bir düşünce var. Ama yanlış bilmiyorsam Kuran'da, 'bakabileceğiniz kadar çocuğa sahip olun' diye bir mesaj da var.

Yeni Papa XVI. Benedikt ile doğum kontrol yöntemlerinin kullanılmasında bir değişiklik olur mu? Beklentiniz var mı?
Yeni papayla da pek değişiklik olacağını zannetmiyorum. Ama hepsinden önemlisi, insanlar hayatlarını kendileri yönlendirmek istiyor. İnsanlar bir şeyi istemiyorsa, yasalar veya din buna engel olamıyor.

Modern doğum kontrol yöntemlerinin önündeki engeller nedir?
Bence en önemli engel gelenekler. İkinci etken ekonomik boyut. Üçüncü sırada da yöntem seçeneklerinin hepsinin var olmaması yer alıyor. Her ülkede tüm yöntemler yok. Dördüncü faktör de seçeneklere erişebilmek. Sağlık hizmetini verenlerin etkisi de var. Yöntemlerin kullanılmadığı ülkelerde, sağlık çalışanlarının görevlerini yapmakta istekli olmadığını söyleyebilirim.

Kontrol kadınlara özgürlük verdi
Modern doğum kontrolü kadınların hayatını nasıl değiştirdi?
Haptan önce sıkıntılar büyüktü. O dönemde kadınların rolü de farklıydı. Çalışmıyorlardı, doğum kontrolü için geleneksel yöntemler kullanıyorlardı. Arka sokaklarda kürtajlar yapılıyordu. Yaşam kadınlar için çok daha ıstırap vericiydi. Ama doğum kontrol hapıyla her şey değişti. Kadınlar kontrolü ele geçirdiler. Hapın bulunması, uzaya çıkılması, bilgisayarın icadı gibi 20. yüzyılın en önemli olayları arasında yer alıyor.

Avrupalı kadınlar hormonlu doğum kontrol yöntemlerini tercih ediyor. Hormon fobisi nasıl aşıldı?
Haplar ve hormonal yöntemler çok eskiden beri Avrupa'da kullanıldığı için biliniyor. Güven duyuluyor. Diğer ülkelerde kullanma oranının düşük olmasının ardında muhtemelen az denenmeleri yatıyor. Şu anda ileri yaş için yeni trend, hormonlu rahim içi sistemler taktırarak kanamamak. Yani adet görmemek.

Doğum kontrol yöntemine erkek bakış açısı ile bakış açısı arasında nasıl bir fark var?
Erkekler de korunmayı istiyor. Yine de maalesef, sorumluluğun çoğu kadının üzerinde. Çünkü hamile kalmamak kadınlar için daha önemli. Yöntemlerin büyük bir kısmı kadınlar için. Dolayısıyla kadınların daha dikkatli olması lazım.

  • Avrupa'da doğum kontrol yöntem kullananların oranı yüzde 76

  • Almanya yüzde 82 ile birinci

  • Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve İngiltere'de 15-49 yaşındaki, 12 bin 160 kadın arasında yapılan Avrupalı Kadınlarda Kontrosepsiyon Kullanımı araştırmasına göre kadınların yüzde 76'sı doğum kontrol yöntemi kullanıyor.

  • En yüksek oran yüzde 82 ile Almanya. Fransızlar yüzde 76, İtalyanlar yüzde 75, İngilizler yüzde 74, İspanyollar yüzde 71 sıklıkta kullanıyorlar.

  • Yöntem kullanmayanların Avrupa ortalaması yüzde 23.4. Ama çoğu gebe kalma olasılığı bulunmayan kadınlar.

  • Kadınların yüzde 29.8'i doğum kontrol hapı, yüzde 20'si kondom, yüzde 10.8'i tüplerin bağlanması, yüzde 8.9'ü rahim içi araç, yüzde 6.3'ü etkisiz yöntemlerle korunuyor.

  • Türkiye'de 5 yılda doğum kontrol yöntemi kullananların oranı yüzde 63.9'dan 73.7'ye yükseldi.


  • Türkiye'nin 19 ilinde, 2 bin 44 kadınla yüzyüze görüşerek yapılan Aile Planlaması Araştırması'na göre, doğum kontrol hapı, spiral, kondom gibi modern doğum kontrol yöntemlerini kullananların oranı yüzde 51.2.

    Kadınların yüzde 22.5'i hálá geri çekme, takvim gibi geleneksel yöntemleri kullanıyor. Yüzde 26.3'ü hiç doğum kontrol yöntemi kullanmıyor. Ancak son 5 yılda önemli gelişme var. Yöntem kullananların oranı yüzde 63.9'dan yüzde 73.7'ye, modern yönteme başvuranların oranı yüzde 33.7'den yüzde 51.2'ye çıktı. Kürtaj olanlar yüzde 26. Bunların yüzde 31'i iki kez kürtaja başvurmuş. Türkiye'de istenmeyen 550 bin gebelikten 285 bini kürtajla sonlandırılmış.

    Ülkeler göre doğum kontrol
  • Ortadoğu ülkeleri nüfuslarını artırmak için doğum kontrol yöntemlerini kısıtlama yönüne gidebiliyor.

  • Avrupa'da birçok ülkede korunma yöntemlerini devlet karşılıyor. Pakistan ya da Hindistan'da da ucuz yöntemleri devlet karşılıyor.

  • Kürtaj oranı İsveç'te çok yüksek.

  • Katolik İrlanda'da kürtaj yasak ama İngiltere'ye gidip yaptırıyorlar. İspanya'da ise, tıbbi bazı nedenler öne sürülerek kürtaj yapılabiliyor.

  • Katolik Güney Amerika'da doğum kontrolüne karşı bir direnç var ama anne ölümlerinin yüksek olması nedeniyle onlar da yöntemlerin önemini fark ediyor.

  • (Hürriyet/Cumartesi)
    420
    dahafazlası
    YORUMLAR
    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.