Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Atina Olimpiyatları'nda terör korkusu

Atina Olimpiyatları'nda terör korkusu

Terör dünyasında' yapılacak Atina Olimpiyatları'nda 22.000 atlet, yüzlerce devlet büyüğü, iki milyon izleyici ve dört milyon Atinalı nasıl mı korunacak? Tam 1577 kamerayla...

Binlerce bilgisayar, hareket sinyali ve sualtı sensorlarından oluşan ağ sistemiyle polis, itfaiye ve sahil güvenlik ekipleri her an kontrolü elinde tutacak.Dijital bir sinir sistemi gibi işleyecek olan C41 sistemi, 116 operasyon merkezine, her saniye başı bilgi verecek. NATO'ya ait Awacs uçakları Ağustos ayında dev radarlarla, hava sahasını, donanma birlikleri de sahilleri ve limanları kontrol edecekler.

Uçaklar vurulacak
Olimpiyat kenti üzerinde mutlak bir uçuş yasağı uygulanacak, uyarıya rağmen hava sahasını terk etmeyen yabancı uçaklar vurulacak. Olimpiyat kentinin altı bölgesinde toplam 45.000 polis ve 1000 askerin görev yapması kararlaştırıldı.

Terör dünyası
Atina 1997 yılında 2004 Olimpiyatlarına ev sahipliği hakkı kazandığında tüm Yunanistan bayram yapmıştı. Ülkede büyük bir spor şenliği düzenlenecekti. Ama ne var ki aradan geçen yedi yıl içinde insanlık 'terörle savaşan' bir dünya yarattı. 11 Eylül saldırıları, Mart ayında Madrid'de düzenlenen suikast, Afganistan ve Irak savaşları, olimpiyat organizasyonunu kabusa dönüştürdü.

22.000 atlet, yüzlerce devlet büyüğü, iki milyon izleyici ve dört milyon Atinalı nasıl korunabilir?
Yunan İçişleri Bakanlığı, güvenlik sözcüsü Eleftherios Ikonomou, bu soruyu belki de yüzlerce kez duymak zorunda kaldı ve şimdi verdiği yanıtın altında kalmamalı: 'Yunanistan şu sıralar dünyanın en güvenli ülkelerinden biri.'

Nato'ya ait Awacs uçakları Ağustos ayında dev radarlarla, hava sahasını, donanma birlikleri de sahilleri ve limanları kontrol edecekler. Olimpiyat kenti üzerinde mutlak bir uçuş yasağı uygulanacak, uyarıya rağmen hava sahasını terk etmeyen yabancı uçaklar vurulacak. Olimpiyat kentinin altı bölgesinde toplam 45.000 polis ve 1000 askerin görev yapması kararlaştırıldı.

Fakat tüm zamanların en pahalı olimpiyat güvenlik konseptinin (1,2 milyar euro) temeli C41 sistemine (command, control, communucation, computers & intelligence/ komut, kontrol, iletişim, bilgisayar & zeka) dayanıyor. Amerikan SAIC ve Siemens firması tarafından kurulmaya çalışılan ve binlerce bilgisayardan, 1577 güvenlik kamerası, hareket sinyali ve liman bölgelerindeki sualtı sensorlarından oluşan ağ sistemiyle polis, itfaiye ve sahil güvenlik ekipleri her an kontrolü elinde tutacak.

116 merkez
Tıpkı dijital bir sinir sistemi gibi işleyecek olan C41 sisteminin, 116 operasyon merkezine, olimpiyat kentindeki güvenlik bölgelerinde yaşananlar hakkında her saniye başı bilgi vermesi bekleniyor. Tehdit altında bulunan her bölge, üzerinde yüksek çözünürlüklü kamera ve enfraruj alıcılarının bulunduğu barikatlarla çevrilecek. Aradaki güvenli bölgede ise polisler bulunacak.

Bunlara ilave olarak spor kompleksleri üzerinde 24 saat aralıksız olarak uçacak olan küçük zeplinler de hava fotoğrafları çekecek. Olimpiyat tesisinin güvenlik halkası dışındaki alanda ise kontrollü giriş bölgesi yer almakta ve bununla bağlantılı olan 'kontrollü trafik bölgesine' yerleştirilecek sayısız kameralarla sokaklar gözetlenecek.

Alıcılardan C41 sisteminin bilgisayarına akan veriler elbette ki anlık olarak değerlendirildiklerinde anlam kazanacak ve bu olağanüstü görevin 1200 operatör tarafından yerine getirilemeyeceği açık.. Görüntü ve dil verilerini değerlendirebilen bir özel program, olimpiyat sinir sisteminin beynini oluşturuyor.

Autonomy, Google gibi arama motorlarının aksine sadece verilen isimlere veya motiflere göre aramak yerine, özel algoritmalarla bir bilginin anlamını da açıklıyor. Mesela stadyumun çevre duvarına konan bir karga hiçbir tehlike oluşturmaz, ama dağcı kancası saptandığında polise haber vermek gerekir.

Üç terör senaryosu
Ancak sistem henüz test edilemedi. C41 sistemi 28 Mayıs yerine ancak 30 Haziranda kurabildi ve Yunan polisinin sistemi kavraması için önünde sadece kısa bir süre kaldı. Gerçi günümüz güvenlik tekniklerinde büyük bir aşama kaydedildi ama teknik ne kadar geç kurulursa kullanımı o denli zorlaşır.

Çinli filozof Sun Zi, 2500 yıl önce 'savaş sanatını' şu şekilde irdelemişti: 'Düşmanını ve kendini biliyorsan, yüz çarpışmadan bile korkma.'

Düşman kim?
Peki ama günümüzde düşman kim? Olimpiyatların açılışından yüz gün önce Atina'nın Kallithea bölgesinde üç bombalı saldırı düzenleyen Yunanlı anarşistler tehdit olarak görülmüyor. Geriye El Kaide kalıyor. Ancak Usame bin Ladin'e bağlı grupların ne gibi potansiyel senaryoları gerçekleştirebilecekleri belli değil.

Almanya'daki Essen Terorizm Araştırmaları Enstitüsü'nden Kai Hirschmann, üç senaryo üzerinde duruyor:

Birincisi basit patlayıcı madde saldırıları. İkincisi basit kimyasal silahların kullanılmasına dayanan belli başlı teknik donanımlara sahip daha karmaşık saldırılar. Üçüncüsü de ilginç lojistikler gerektiren saldırılar.

Mesela patlayıcı madde yüklü bir sürat motorunun, Pire limanında ünlülere otel görevini gören dokuz yolcu gemisinden birine çarpması gibi. Ekim 2000 yılında Aden limanında bulunan Amerikan savaş gemisi USS Cole bu şekilde zarar görmüştü.

İntihar komandoları
Hirschmann en çok da intihar saldırılarından kuşkulanıyor. Gerçi plastik patlayıcılar genelde detektörlerle tespit edilebiliyor, ama sadece açılış kutlamasına gelecek 70.000 izleyiciyi ayrıntılı bir şekilde kontrolden geçirmek isterseniz bu işe şimdiden başlamanız gerekir.

Oysa 70.000 izleyici sadece birkaç saat içinde taranacak. Metal detektörleriyle ve röntgen tarayıcılarıyla kontrol edilebilecek bölgeler sadece bazı spor tesisleriyle sınırlı ve sporcular, önemli kişiler ve izleyiciler farklı girişlerden alınacak.

Biyolojik veya kimyasal silah kullanımı terör uzmanlarınca pek olası bulunmamakta. Teröristler belki uluslararası karaborsadan hardal gazı bombası edinebilirler, ama aynı miktarda benzinle çok daha fazla zarar vermek mümkün. Basit kimyasal silahlarla sansasyon yaratacak bir görüntü yaratılmıyor. Oysa teröristlerin en büyük hedeflerinden biri, korku uyandırmaktır.

Olimpiyatlar ne şekilde gerçekleşirse gerçekleşsin, olağanüstü masraflara neden olan C41 sisteminden Atinalılar her zaman yararlanabilecek. Çünkü tüm güvenlik altyapı sistemi olimpiyatlardan sonra da olduğu gibi bırakılacak. Ve sistem o zaman sadece trafik kontrolünde değil şüpheli elementlerin aranmasında da devreye sokulacak. Öyle görülüyor ki olimpiyat meşalesi söndükten sonra bile Atinalılar Büyük Birader ruhundan kurtulamayacaklar.
(Hürriyet)
506
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.