Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Aslan mı "av", Kanarya mı?

Aslan mı "av", Kanarya mı?

Öncesi ve sonrasıyla "tam bir dostluk havasında geçecek Galatasaray-Fenerbahçe maçı" mı yoksa, "istenmeyen olaylar"ın yaşanacağı bir maç mı 'prime time'da daha uzun yer bulacak.

Türkçe'deki 'oyun' karşılığı İngilizce'de kullanılan 'game' sözcüÇünün gündelik kullanıma pek girmeyen bir anlamı daha vardır. 'Game'; avcılıkla ilişkili bir sözcük olup, 'av hayvanları'na verilen addır. Oyun ve 'av'ın futbolun 'anavatanı'nın dilindeki bu anlam kesişmesi, acaba bize bu sporun yakasını bırakmayan şiddet, tribün terörü, fanatizm gibi sorunları anlamlandırmakta yardımcı olabilir mi? Bir Fenerbahçe-Galatasaray derbisi öncesinde, herkesin futbol şiddeti beklentisiyle kaygılandığı günlerde, bu sorudan hareketle düşünmenin yararı olsa gerek.

Oyun ve savaş
Oyun ve avı buluşturanın, her iki etkinliğin doğasında da bulunan bir savaş hali, daha doğrusu 'halet-i ruhiye'si olduğu düşünülebilir. Oyunun insan yaşamındaki yeri ve işlevi üzerine kafa yoranlar, gerçekten de oyun ile savaş arasında 'içsel' bir bağ sezinlemişlerdir. Oyun, savaşın ehlileşmiş veya evcilleşmiş halidir.

Türkiye'nin en büyük derbisi öncesinde, 'bu işin doğasında şiddet var' tarzı bu yaklaşım, herkesin dostluk mesajları verdiği, 'iki güzide kulübe de yakışır' bir maç temennisinde bulunduğu şu günlerde belki 'felaket tellallığı' yapmak oluyor. Ama benzeri her derbi maçı öncesinde duyduğumuz bu ifadeler 'kan'ı durduramadığına göre, biraz 'acı söylemek' de gerekiyor.

Bir kere insanın esasen 'kültürel' bir varlık, uygarlığın da bu doğayı kültürle denetime almak ve biçimlemek olduğunu hatırlamakta yarar var. Yani oyunun (futbolun) doğasında 'savaş' motifi bulunsa dahi, bunun denetlenemez ve barışçıl yönlere kanalize edilemez olduğu düşünülmemeli. İş, bunu istemekte.

Esas sorun da burada. Bunu gerçekten istiyor muyuz?
Yakınlarda hemen herkesin ağzında aynı söz var: "Bir zamanların İstanbul'unda 'Fenerlisi', 'Galatasaraylısı', 'Beşiktaşlısı' nasıl muhabbet içinde birlikte maç seyrederlermiş!.. Unutulan, 'o zamanların İstanbulu'nda hayatın nasıl durgun, sakin ve 'asude' biçimde akıp gittiği... Dolayısıyla 'ne' yaşanıyorsa tribünlere de onun yansıdığı...

Şiddet bitsin, ama nasıl?
Ya şimdi? Ölümüne rekabetçi bir hayatın içinde her yerde kavga varken, her yerde 'insan insanın kurdu' iken, stadyumlarda sükûnet ve tribünlerde 'insan insanın dostu' görüntüsü beklemek mümkün mü?

Dahası bu rekabetçi hayatın içinde rekabet gücü bulunmayan yığınlarca insan açısından geçici de olsa bu gücü hissedebildikleri bir 'menzil' stadyumlar. Dolayısıyla tuttukları takımın 'ezeli rekabet'teki başarısı, onlar için çok daha varoluşsal. Bu nedenle 'ölmeye' geliyorlar statlara ve takımlarının 'ölümüne' oynamasını, yani savaşmasını istiyorlar.

Her şey bir yana, acaba futbolda şiddetin bitmesi gerçekten isteniyor mu? Can sıkıcı da olsa soralım: Öncesi ve sonrasıyla tam bir dostluk havasında geçecek 'GS-FB' maçı mı yoksa 'istenmeyen olaylar'ın yaşanacağı bir maç mı 'prime time'da daha uzun yer bulacak? Şiddetle baş etmek, bu soruyla yüzleşmekten geçiyor her şeyden önce...

Yine İngilizceyle bitirelim: Aynı dilde 'big game' diye bir ifade de var ve 'büyük av' demek. Fil, kaplan, aslan gibi, avlanması hayli zor hayvanlar için kullanılıyor. 'Kanarya' geçen sene böylesi bir 'big game' gerçekleştirmiş ve 'altı gaga vuruşu'yla 'Aslan'ı yere sermişti! 'Kanarya' yine böylesi bir 'av'a, bu defa 'doğal çevre'sinden uzak ('Kadıköy'de değil, 'Karşı'da) bir 'av sahası'nda çıkıyor. Dolayısıyla 'ava gidip avlanma' riski de hayli yüksek görünüyor.

GS CEPHESİ
Konya'yı unut, Juve'ye bak, Fener'le eğlen!
Galatasaraylı taraftarlar Konyaspor mağlubiyetinin yarattığı sarsıntıyı ve derbiye giden yoldaki Juventus bariyerini kafalarından atıp Fenerbahçe maçına kilitlenmiş görünüyorlar. Ancak, Konya'ya karşı oynanan oyunla ne 'Juve'yi ne de Fener'i aşmanın kolay olmayacağında da birleşiyorlar. Fener'e karşı 'Avrupa' üstünlüğü ise, hâlâ sıkça vurgulanan bir noktayı oluşturuyor. Müsabakanın 'ezik' Fener'e karşı 'yıl boyunca oynanacak en önemli değil, ama en eğlenceli maç' olacağı 'Ultraslan' İnternet sitesindeki bir taraftar yorumunda kaydediliyor.

FB CEPHESİ
Önce Şşşşşş, Sonra Booom!
Sezonun ilk büyük derbisine birkaç gün kala Fenerbahçeli taraftarların İnternet sitelerinde ittifak halinde tam bir 'sessizlik' telkininde bulundukları dikkat çekiyor. Ancak bunun, bir 'fırtına öncesi sessizlik' olması da isteniyor. Fenerbahçe: ANTU İnternet sitesine mesaj gönderen taraftarlar, 'Ultravesti'lerle (!) 21 Eylül'de oynayacakları maçın başlama saatine kadar bu sessizliği sürdürmeyi planlıyorlar. "Maç başladıktan sonra ne olacaksa olur" diyen taraftarlar, izledikleri stratejiyi, "Hep hişşşt tam hişşşt" diye ifade ediyorlar.
(Milliyet)
706
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.