Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Antalya’da 'Hülya Avşar' krizi

Antalya’da 'Hülya Avşar' krizi

'Derin Düşünce' filmi sonrası jüri başkanı Avşar'ın açıklamaları gündeme bomba gibi düştü. Avşar’ın 'Beğenmedim, filmi attıracağım' dediği iddia edildi. Avşar’a sinema yazarları ve daha önce jürilik yapan isimler tepki gösterdi

49. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin açılışına Ulusal Uzun Metraf Yarışması’nın jüri başkanı Hülya Avşar’ın açıklaması damgasını vurdu. Önceki gün, festivalin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alan, Çağatay Tosun’un yönettiği “Derin Düşünce” adlı filmin gösteriminin sonunda Avşar’ın, salonda yanında oturan jüri üyesi Ayşegül Aldinç’e filmi beğenmediğini söyleyerek, “Bu filmi yarışmadan attıracağım” dediği iddia edildi. Aynı zamanda filmi çocuk pornosu olarak nitelendirdiği iddia edilen Avşar’a, özellikle sinema yazarları ve daha önce Altın Portakal’da jüri başkanlığı ya da jüri üyeliği yapmış isimler tepki gösterdiler.

Yönetmen ne dedi?
Filmden sonra Milliyet gazetesi Sinema Yazarı Nil Kural’ın moderatörlüğünde gerçekleşen sohbette, yönetmen Çağatay Tosun, baba ve kız arasındaki sevgiyi işlediğini, ensest ilişki iması olarak yorumlanan sahnelerin bu duruma işaret etmediğini, filminin aile kavramını sorguladığını söyledi. Filmin bir ensest hikâyesi olmadığını defalarca ifade eden Tosun, filmde ebeveyn davranışlarının çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekip çocukların uğradığı şiddeti eleştiren bir film çektiğini vurguladı.

‘Korkunç ve karanlık sözler’
Erden Kıral (yönetmen - 46. Altın Portakal eski jüri başkanı):
Antalya çok popülist bir seçim yaptı. Ciddi sinema kültürünün hızla inişe geçtiğini düşünüyorum; bu üzücü bir şey. Festivallerin jürileri oluştururken dikkatli davranmadıkları görünüşündeyim. Çok kaotik bir ortam var. Bunun bir düzene konması için tartışılmalı bu konu. Bütün bunların olabilirliğini görmüştüm zaten ben Hülya Avşar’ın jüri başkanı olacağı açıklandığında. Çok yazık. Hülya Avşar’ın söylediği iddia edilen sözleri çok korkunç ve karanlık buluyorum. Gerçekten çok üzücü.

‘Hülya Avşar’ın açıklaması etik değil’
Mustafa Altıoklar (yönetmen -46. Altın Portakal jüri üyesi):
Jüri başkanının filmi festivalden, yarışmadan attırmak gibi bir yetkisi yok. En fazla beğenip beğenmediğini deklare edebilir; yaptırımı söz konusu değildir. Görevini yerine getirmesi lazım. Beğenmiyorsa beğenmemiştir. Hülya Avşar’ın açıklaması etik değil. Jüri başkanı tüm filmleri seyrettikten, kapalı oylamada jüri kararları açıklandıktan ve ödüller dağıtıldıktan sonra kişisel yorumlar yapabilir. Hülya Avşar’ın neden başkan olmaması gerektiği konusunda yapılan konuşmalar böylelikle cevabını vermiş oluyor.

‘Çocuk pornosu ağır bir itham’
Burak Göral (Sinema eleştirmeni):
Hülya Avşar, resmi bir açıklama yapmadı aslında. Kendi aralarında konuştukları bir şeyden çıktı bu. Çocuk pornosu, çok ağır bir itham bir film için. Bu kadar ağır ithamlarda bulunurken daha dikkatli olmak lazım; çocuk pornosu çok başka bir şey. Ensest ilişkiye dair birtakım imalarda bulunarak anlattığı bir hikayesi var filmin.
Jüri filmin ahlakçılığı ya da ahlak dışılığıyla değil niteliğiyle ilgilenmeli. Filmi attıracağım dedi mi demedi mi bilmiyorum ama böyle söylendiyse uygun bir söz değil. Resmi olarak yarışmaya alınmış bir filmin; bir kişinin, o kişi jüri
başkanı dahi olsa sırf ahlaki görüşlerine uygun değil diye attırılması söz konusu olamaz.

İfade abesle iştigal olmuş’
Uğur Vardan (Sinema eleştirmeni):
Evet, bir filmi beğenme-yebilirsiniz ama tepkiyi hemen ortaya koymak, hele ki etrafta basın varken doğru değildir. Üstelik Avşar’ın sarf ettiği iddia edilen, “Bu filmi kovduracağım” ifadesi de kelimenin tam anlamıyla ‘abesle iştigal’ olmuş. Kimi nerden kovduruyor, merak ettim. Hoş, basın ve toplum zaten festivallerden iyi filmler değil, bu türden saçma sapan tartışmalar bekliyordu, sağ olsun bu malzeme de bizatihi jüri başkanı eliyle verildi. Sözün özü pek de ‘derin düşünülmemiş’ bir tavırdı.

Olay film ne anlatıyor

“Vali” filminin yönetmeni Çağatay Tosun’un imzasını taşıyan “Derin Düşünce”, annesi ağır bir depresyon geçiren, babası ise alkol ve kadınlardan başını alamayan ‘büyümüş de küçülmüş’ kız çocuğu Derin’in hikayesini konu alıyor. Filmde, annesinin ölümünün ardından Derin ve babası arasındaki iletişim çıktıkları bir iş yolculuğuyla yeniden kuruluyor. Ancak filmin finaline doğru izleyici karşısına çıkan bazı sahneler ve Derin’in babasına ‘önceki gecenin güzelliğiyle ilgili’ kurduğu cümleler, baba ve kız arasında bir ensest ilişki yaşandığı şeklinde yorumlandı. Öte yandan kız çocuğunun bedeninin görüntülenme biçimindeki erkeksi bakış da tepki aldı.

718
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.