Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

'Akdenizli'nin serüveni

'Akdenizli'nin serüveni

Nesli tükenmek üzereyken keşfedilen Akdeniz fokunun yaşamı bir belgesele konu oldu. Üç ayda hazırlanan belgeselde ekip izledikleri bir foku görüntüleyebilmek için yedi gün bekledi.

Soyu tükenmek üzere olan sevimli deniz hayvanı ile onu kurtarmaya çabalayan bir avuç insanın öyküsü, bir belgeselle karşımıza çıkıyor. Marmara ve Karadeniz'de hiç kalmayan, sadece Akdeniz'de bulunan Akdeniz fokunun üzerine kurulu 'Akdenizli' belgeseli, bir canlının tükenme noktasından nasıl döndüğünü, insanın ekosistemi nasıl tahrip ettiğini gösteriyor.

Her şey 15 yıl önce dalgıçlığa meraklı üç üniversite öğrencisinin bir araya gelmesiyle başladı. Su Altı Araştırmaları Derneği'ni kuran gençler, bu coğrafyaya ait olduğunu az sayıda bilim insanı dışında kimsenin bilmediği bir hayvanın, Akdeniz fokunun farkına vardı. Bunun üzerine dernek bünyesinde Akdeniz Foku Araştırma Grubu'nu kuran gençler, deyim yerindeyse, o günden sonra hayatlarını bu canlıya adadı. Çünkü Akdeniz foku, insan eliyle nesli tükenmek üzere olan bir canlı halini almıştı.

Balıkçıların şiddetine maruz kalıyor, avlanmada kullanılan gırgır, trol ve dinamit de ölümlerini artırıyordu. İnsan ve bu sevimli canlı arasında yüzyıllardır süren ve insanın galibiyetiyle sonuçlanmak üzere olan mücadele karşısında gençler, 'kalıcı bir barış' için yola koyuldu. Balıkçılara, kıyı insanlarına, Akdeniz foku ve deniz canlılarının önemi anlatıldı. Böylece 15 yılda ciddi mesafeler alındı. Akdeniz fokunun zararsız bir hayvan olduğunun bilincine varan insanlar, artık onu öldürmemeye, dahası gördükleri an fotoğraflamaya ve bunları gençlere ulaştırmaya başladı.

Yiyecek ararken ölüm
İşte Akdeniz fokunun bu 'hayata dönüş' serüveni, yönetmenler Mustafa Ünlü ve Selda Meral'in girişimleriyle belgesele konu oldu. Ünlü ve Meral, 20 Mart'ta CNN Türk'te gösterilecek olan belgesel için yedi ay uğraştı. Üç ay süren çekimler epey zorluydu. İnsandan gördüğü şiddet nedeniyle kıyıya yanaşmayıp mağaralara kaçan 'Akdenizli'nin 50 saniyelik görüntüsü için, ağustos sıcağında yedi gün yedi gece konuşmadan, kıpırdamadan beklemek zorunda kaldılar.

Foça'dan Antalya'ya, Sinop'tan İstanbul'a olan kıyı şeridi tarandı. Latince adı 'Monacus Monacus' olan, Türkiye'de 'Akdeniz keşiş foku' ve 'ayıbalığı' olarak da bilinen fokun hikâyesi ilginç olduğu kadar, hüzünlüydü de. Neslinin tükenme noktasına gelişinde öldürülmenin yanı sıra temel sorun, fokların aç kalmasıydı.

Balıkçı ağlarındaki balıklara yöneldiklerinde ise korkunç son da başlıyordu onlar için. Tehlikeli görülen, aslında insandan çok barışçıl olan 'Akdenizli', yiyecek uğruna hayatından oluyordu. Belgesel, Akdeniz fokunun ne yiyip içtiği, nasıl yavruladığının ötesinde, insanlarla ilişkisi ve nasıl yok edilme noktasına geldiği temasını işliyor.

Mahruki seslendirdi
Belgesel, pek çok kişinin, varlığından haberdar olmadığı veya hiç görmediği 'Akdenizli' ile tanışmasını da sağlayacak. '12 Eylül' belgeselinin de müziklerini yapan Emrah Özdemir'in notalarıyla katkıda bulunduğu 'Akdenizli'yi Nasuh Mahruki seslendirdi. 50 dakikaya sığdırılan bu mücadele öyküsünü izleyenler, sevimli bir fok yavrusunun yaşam uğraşından öldürülüşüne, balıkçılarla oynayışına kadar farklı anlara tanıklık edecek.

Gizli gizli yavruluyorlar
Selda Meral, önceleri sürüler halinde dolaşan bu barışçıl hayvanların artık saklandığını, gizli gizli yavruladığını belirterek şunları söylüyor:
"Akdeniz foku, önce Karadeniz'de yok olmuş. Balık türleri hızla yok oluyor. Bu da, fokun aç kalmasını beraberinde getiriyor. Zaten Karadeniz'de canlıların yaşam alanı 80 metreye düşmüş. Marmara deseniz, fosseptik çukuru.

Denizler yaşanmaz hale geliyor ve canlılar yiyecek bulamıyor. Kıyılarda fokların sığındığı mağaraların üzerine villalar yapılıyor. Korkak oldukları için, oraya da giremiyorlar. Her yerde turist akını var ve foklar rahatça yüzemiyor bile. Fok yavruları, doğar doğmaz balıkçı ağlarına takılıyor."

Mustafa Ünlü ise Akdeniz'de 450-500 civarında kalan foklardan Türkiye'de sadece 50-100 tane olduğunu söylüyor. Fokların, derisi için, ilaç yapmak için ve çoğunlukla da zevk için öldürüldüğünü belirten Ünlü, 'Akdenizli'yi şöyle anlatıyor:

"Ağırlığı 3-4 tonu bulan fokların boyu 3-4 metre. Çeneleri çok kuvvetli. Avını yakalayınca, ağzıyla savurarak yiyor. Çok kuvvetliler. Ancak insanlara karşı saldırgan değiller. Akıllı ve kinciler. Kendilerine zarar verenleri tanıyor ve ağlarını yırtıp tonlarca balığı denize salabiliyorlar. Yılda bir-iki kez yavruluyorlar."
(Radikal)
546
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.