Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

Afrika kraliçesi

Afrika kraliçesi

Afrika'da BM İyi Niyet Elçisi olarak görev yapan Melek Keçecioğlu, en büyük kabilelerden biri olan Agni Bini'den 'kraliçe' unvanını alan ilk beyaz. Keçecioğlu, tüm servetini Afrikalılar için harcıyor.

Melek Keçecioğlu, Afrika Fildişi Cumhuriyeti'ndeki Agni Bini Kabilesi'nin ilk Türk kraliçesi. 3 milyon nüfuslu kabilenin beş yıl önce kraliçe seçtiği Keçecioğlu, 20 yıldır Afrika'daki AIDS' li kadınlara ve çocuklara yardım ediyor. Afrika'da BM İyi Niyet Elçisi olarak çalışan Keçecioğlu, babasından kalan servetinin büyük kısmını Afrika'ya yardım için harcadı, dokuz hastane ve iki okul yaptırdı. Yeni hedefi bin kişilik bir bakımevi. Afrikalıların yaşadığı zorluklar karşısında cesur olmak gerektiğini belirten Keçecioğlu,
"Eskiden ağlıyordum, ama ağlayınca onlara yardım edemiyorum. Cesur olmazsanız yardım edemezsiniz" diyor.

26 yaşında yola çıktı
Afrika... Her 11 saniyede bir çocuğun öldüğü, her gün 20 bin kişinin AIDS'ten hayatını kaybettiği, insanların haftada bir kez bir öğün yiyebildiği kıta. Hepimiz aynı dünyada yaşıyoruz ama onlar her şeyiyle eksik, acı dolu bir yaşam sürüyor. Keçecioğlu, onların acı dolu yaşamlarını paylaşmak için 20 yıl önce Afrika'ya gittiğinde henüz 26 yaşındaydı.

Afrika'daki insanlarla iletişim kurmak, onların yaşadığı hayata ayak uydurmak çok zordu. Ancak Keçecioğlu 'Benim dinim sevgi' diyerek yola çıktı: "İstanbul'da Notre Dame de Sion Lisesi'ni bitirdikten sonra İsviçre'ye eczacılık okumaya gittim. BM için gönüllü çalışmaya başladım, beni Afrika'ya gönderdiler. Ailem varlıklıydı.

'Biz artık kardeşiz'
Babam öldükten sonra bana bıraktığı serveti Afrika'daki insanlar için kullanmaya başladım. Afrika'ya ilk gittiğimde hiç kimse beni tanımıyordu. Benim yardım için değil, para kazanmak için geldiğimi zannettiler. Zaten beyazları istemiyorlar, çünkü korkuyorlar. Ama birinci senenin sonunda yaptıklarımı anladıkları zaman, beni kardeşleri gibi kabul ettiler. O zamandan bu yana ben onların kardeşiyim, onlar da benim kardeşlerim."

Doğan bebeği yılan yuttu
Keçecioğlu, yıllar süren serüveni boyunca onu en çok etkileyen olaylardan birini şöyle anlatıyor: "Burkina Faso'da doğum yapan bir kadının yanındaydım. çocuğunu doğurduktan sonra, bir boayılanı bebeği yuttu. Bu olaydan sonra bir kadın doğum hastanesi yaptırmaya karar verdim. Hastaneyi yaptırmak için, çok değerli bir yüzüğümü sattım. Çocuklara hayat vermek çok daha önemli."
İki ayda bir Afrika'ya giden, tüm ülkeleri dolaşarak, hastaneleri ziyaret eden Keçecioğlu, eğitim de veriyor. Keçecioğlu, 20 yıldır Afrika'da hiçbir şeyin değişmediğini anlatıyor: "Fakirler daha fakir oldu. Eğitim verdiğimiz gençler ölüyor. Ekonomi çok kötü, kimse tarım yapamıyor, okuyamıyor. Çocuklar beş yaşına girmeden ölüyor. Köyden köye, hastaneden hastaneye gidiyorum. Beni dinliyorlar, mesajlarımı alıyorlar. Ancak iki ay sonra tekrar gittiğimde her şeyi unuttuklarını görüyorum. Baştan yine anlatıyorum aynı şeyleri."

Onlar gibi yaşıyor
"Afrika'da ben de fakirim, zenciyim ve hastayım" diyen ve buna göre yaşayan
Keçecioğlu'na duyulan sevginin en büyük kanıtı beş yıl önce Afrika'nın en kalabalık kabilelerinden biri olan Agni Bini Kabilesi'nin onu 'kraliçe' seçmesi. Afrika'nın ilk beyaz kraliçesi olan Keçecioğlu, kraliçeliğin onların 'başbakanı' anlamına geldiğini söylüyor. Kabile üyeleri alınacak kararları Keçecioğlu'na soruyor. O da bu sevgiye iyilikle karşılık veriyor:

Ne dersem yapıyorlar. Afrikalılar karşısındakini kardeş gibi hissetmezse sevgi vermez. Her gün sabah beşte yollara düşüp tüm kabileleri geziyorum. Bana ilk söyledikleri şey, haftada bir öğün yemek yiyebildikleri oluyor. 2 milyar kişinin elektriği, 1.5 milyar kişinin suyu yok. Su bulmak için kilometrelerce yürüyorlar.

'Çoğu bana âşık'
Keçecioğlu, Afrika'da aile kavramının olmadığını, çokeşliliğin hâkim olduğunu anlatıyor: Yalnızca zengin olanlar evleniyor. Diğerleri evlenmek için üç kez 'Evleniyorum' deyip bir yüzük takıyor. Hasta erkeklerin çoğu bana âşık. Ölmeden önce benimle evlenmek istiyorlar. Çocuklar okumuyor, çünkü hem maddi durumları yok hem de okula gitmeleri için kilometrelerce yürümeleri gerekiyor. Ailenin en büyük erkek çocuğu okula gidiyor.

Afrika'da AIDS'in yanında başka hastalıkların da tehlikeli olduğunu belirten Keçecioğlu, insanların ne bulurlarsa yediklerini anlatıyor. Yenilmesi tehlikeli olan şeylerden biri de yılan yumurtaları. Yılan yumurtalarının insan vücudunda ölmediğini, büyüyüp yılana dönüştüğünü söyleyen Keçecioğlu, "Yılan ameliyatla alınamıyor. Bir süre sonra insanı boğarak öldürüyor. Binlerce kişi böyle ölüyor" diyor.

Keçecioğlu bazen mucizelerin de yaşandığını söylüyor: Bir gün bir dereden tekneyle geçiyorduk. Tekne devrildi. Suda timsahlar vardı ama bize dokunmadılar bile. Biz de yolumuza devam ettik." Eşini 15 yıl önce kaybeden Keçecioğlu'nun 25 ve 26 yaşlarında iki doktor oğlu var. Oğulları da Keçecioğlu'yla birlikte gönüllü çalışmalar yapıyor. Hiç kimsenin yalnız mutlu olamayacağını ifade eden Keçecioğlu, herkese 'Hep beraber olalım, insanlığı kurtaralım' mesajı veriyor.

'Afrika'yı asla bırakmam'
İyilik duygularını babasından aldığını belirten Melek Keçecioğlu, yaptıklarının kendisi için anlamını şöyle özetliyor: Milyarlar verseler, gezip eğleneceksin deseler istemem. Afrika'yı asla bırakmam. Bir yerde dursaydım ve hayatımı sadece çocuklarım, kocam için yaşasaydım, hayatım çok renksiz olacaktı. Ama şimdi milyonlarca insan için bir şey yapıyorum. Böyle kendimi çok kuvvetli ve mutlu hissediyorum. Bir gün hepimiz öleceğiz. Ardımızda sadece bir isim bırakacağız.

Türkiye'yi unutmuyor
Türkiye'ye de çeşitli yardımlarda bulunan Melek Keçecioğlu, Bingöl depreminden sonra 25 bin dolarlık yardım götürdü. Keçecioğlu, gazilere de her yıl yardım yapıyor. Keçecioğlu, en son İzmir'e giderek HIV taşıyıcısı Yiğit Oyal'a sahip çıkmıştı. "Artık Oyal'ın da annesiyim" diyen iyi niyet elçisi, BM adına Oyal'ın tüm masraflarını üstlendi. Keçecioğlu, bugün Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü'nde saat 11.00'de 'Kadınlarda Eğitim' konulu panele katılacak.

Siz de gönüllü olabilirsiniz
Melek Keçecioğlu aynı zamanda Afrika'ya Hareket Vakfı'nın da yöneticisi. 20 kişiden oluşan vakfın 52 Afrika ülkesi ve İsviçre, Mısır, Atina, Paris, Londra'da şubeleri var. Vakıf, çocuk sağlığı, kadın hakları ve eğitim konularında çalışmalar yapıyor. Vakıf, 70 kooperatif ve 3 bin kadınla irtibat halinde. Her geçen gün gönüllü sayısı artan vakfa katılmak isteyenler için:
http://www.actionafrica.gr
(Radikal)
572
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.