Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

68 saat uyumadan çalıştığım oldu

68 saat uyumadan çalıştığım oldu

"Gönülçelen" dizisinin yıldızı Tuba Büyüküstün, Mecmua dergisi için senarist Mert Özkan'ın sorularını yanıtladı. İşte güzel oyuncunun köpekbalığı fobisinden "kemik sıyırma utancı"na kadar pek çok ilginç konuya değindiği o eğlenceli söyleşi...

Güncellenme tarihi: 28.04.2014
TUBA BÜYÜKÜSTÜN BURADA Oyunculuk kariyeriniz nasıl başladı? - Üniversitede okurken reklamlarda oynuyordum. Tomris Giritlioğlu da beni bu reklamlardan birinde görüp çağırdı. ıki proje vardı ama ben de tam o sırada diploma projemi hazırladığım için kabul edemedim. Kostüm ve dekor tasarım bölümü... - Evet. Daha sonra da Çağan Irmak'ın "Çemberimde Gül Oya" projesi çıktı. Benim de o dönemde çok ilgimi çeken bir yönetmendi. Ve kabul ettim. Bu durumda kostüm ve dekor tasarımı artık bir seçenek değildi sanırım. - O her zaman içimde olan bir şey aslında. Doğru zaman, doğru proje ve insanlarla hâlâ yapmak istiyorum. Bu tasarım kısmı insanın içindeyse gitmiyor zaten. Setin ışıkları, set işçileri tarafından ayarlanmaya başlanır. Artık projeleri seçmeye başladığınız bir noktaya geldiğinizi düşünüyorum. Bir sonraki projeyi seçerken, nelere dikkat ediyorsunuz? - Olabildiğince birbirinden farklı karakterleri seçmeye çalışıyorum. Bir Roman kızı, Antakya'daki bir toprak kızı, İstanbul'da zengin bir ailenin kızı, Urfa'da doğmuş ama ailesiyle İstanbul'a gelmiş bir kız. Kültür olarak da birbirinden farklı tipleri seçmeye çalışıyorum. HASRET OLMAK İÇİN ROMAN DANSI ÖĞRENDİM Rol için gerekli olan hazırlık dönemi nasıl geçiyor? - "Gönülçelen"deki roman kızı mesela; tamamen bizden farklı hayatları var. Bir tarihleri var. Danslarını öğrenmek için Roman bir hocayla çalıştık. şive dersleri aldım. Evlerine gittik. Tüm tarihlerini araştırmam da epey uzun sürdü. Tüm bu çalışmalarım yaklaşık altı ay sürdü. Tabii karakterlerin bir fizyonomisi de var. Çekim öncesi ritüelleriniz var mı? - Yok galiba. Dizi çok uzun soluklu bir çalışma gerektiriyor. O karakter artık bedeninizin bir parçası oluyor. Sete geldiğinizde, o artık sizde hazır bulunuyor. Vücut, mimikler, her şey hazır oluyor. Bu uzun süre oynadığınız karakterler, kendi sosyal yaşantınızı etkiliyor mu? - Yok hayır, etkilemiyor. Sete geldiğim anda mesela; Hasret'in mimikleri var ya da Asi'nin mimikleri var. Hani onlar benden başka. Bazen şaşırıyorum hatta, nerden çıkıyor bunlar diye? Kendinizi televizyonda izlemeyi seviyor musunuz? - N'apmışım ne etmişim diye izliyorum. Daha iyi olabilmesi için, insanın kendini izlemesi gerektiğini düşünüyorum. DİZİ SEKTÖRÜNDE ŞARTLAR İNSANİ DEĞİL
357
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.