Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

20-26 yaşındaki kızların ilgi alanına girdim

20-26 yaşındaki kızların ilgi alanına girdim

İlker Aksum oyunculuk hikâyesini ve şöhret serüvenini anlattı.

Aksum, Habertürk'ten Pınar Erbaş'ın sorularını yanıtladı. İşte o röportaj:

Çok farklı bir Macbeth yaratmışsınız, bazı sahnelerde seyirci Macbeth'e gülüyor.
Seyirci samimi bulduğu karakterlere güler. Macbeth'in insani yönlerini öne çıkarmak istedim. Macbeth'i ağlatıyorum, yerlerde süründürüyorum. Neticede Macbeth ve karısı iktidar hırsıyla kralı öldürmek için plan yapıyor. Macbeth sürekli iç hesaplaşma yaşıyor, karısı ile vicdanı arasında kalıyor. Bence Macbeth kılıbık.

Macbeth'in laneti rivayetine ne diyorsunuz? Siz de genel provada kılıç darbesi aldınız, başınıza altı dikiş atıldı.
Genelde kazalar kılıç-kalkan savaşı sahnesinde oluyor. O sahneyi beceremiyoruz, bu kadar basit. Ama hakikaten korktum. Bir sonraki sahnede seyirciyi selamlayacaktık, oyunu kestim, durumu izah edip hastaneye koştum.

Haluk Bilginer "Başıma ne gelirse gelsin, sahneye çıkıp rolümü oynarım" diyenlerin yavşak olduğunu söyledi.
Bu işin babaları, oyuncuları disipline edebilmek için "Sahne kutsaldır, her şartta orada olacaksın" demişler geçmişte. Artık böyle bir şey yok. Şov her koşulda devam edemez. Kafandan kanlar akarken oyuna devam edilir mi? "Baban ölse de sahnede olacaksın" deniliyor. O halde sahneye çıkmak samimi değil. Haluk Ağabey de bunu izah etmek istemişti ama dili biraz sivri olduğu için eleştirildi.

Macbeth dizilerdeki rollerinizden çok farklı, seyirciyi şaşırttınız...
Bir aktör kendisini geliştirmek için farklı roller oynamalı. Oyuncu seçimleriyle vardır, yetenek yetmiyor.

Seçme şansı için maddi güç de gerekmez mi?
Ekonomi olarak rahatlamam Yabancı Damat dizisiyle oldu, ondan sonra seçim yapmaya başladım. Ama iyi kazanırken yanlış seçimlerle kendisini yok eden birçok aktör de var. Vizyon sahibi olmak mı, para mı, yıllarca anılmak mı daha önemli, karar vermek lazım.

Sizin için hangisi önemli?
Hepsi. Bir de bana sadece "komedyen", "dram oyuncusu" ya da "kötü adam" demesinler. Tek tip rollerin adamı olmak istemem.

Festivallerde ödül alan filmlerde oynayan ama bugünkü kadar tanınmamış bir oyuncu olsaydınız, bu size yetmez miydi?
Tatmin olmam için yaptığım işlerin geniş kitlelere seslenmesi şart. Mesela Canım Ailem ve Yabancı Damat hem çok iyi hem çok izlenen işlerdi. Bugün iyi reyting alan dizilerin yüzde 90'ını çöpe atarım.

40'ıma kadar iyi bir teklif gelmeseydi bu işi bırakırdım
Yıllardır oyuncusunuz son 4-5 yılda ünlü oldunuz, geç gelen şöhret mi bu?
Tam zamanıdır bence. Dünyada iyi aktör ve aktristler 30-40 yaşlarında en verimli dönemlerini yaşıyor. 20'lerde hayatın başka yönleriyle ilgileniyorsun.

İyi projeler için bu kadar yıl sabretmek zor olmadı mı?
Olmaz mı! Öldüm, bittim. 30-35 yaş arası çok sancılı geçti, depresyondaydım. Bekliyorsun, kendini yalnız hissediyorsun. Moron gibi evde oturuyordum. Bir koltuğum vardı, dört yılın sonunda o koltuktan ayrılmak çok zor gelmişti. Bir de kedim Gazi vardı, ağlaşıyorduk onunla.

Yeteneğinizden şüphe ettiniz mi?
Hiç şüphe etmedim.

Kız arkadaşınız var mıydı siz bunları yaşarken?
Hiç arkadaşım yoktu ki... Hayattan kopmuştum. İçinde bir şey var, kıpırdanıyor ama bir türlü çıkamıyor. Adamı hasta eder bu. Hasta oldum zaten; ülser, sürmenaj, reflü... Ama iyi yerlere gelmek istiyordum, 35 yaşına kadar sabrettim.

Ya hiç iyi bir teklif gelmeseydi?
40 yaşına kadar iyi bir teklif gelmeseydi, bu işi bırakırdım.

Ne yapardınız?
Babam gibi pilotluk yapardım. 40 yaşında hâlâ faturalarımı nasıl ödeyeceğimi mi düşüneceğim? Bir ömür boyu sifon suyundan çay mı yapacağız?

Durum o kadar vahim miydi?
Öyle günlerimiz de oldu. Benim dönemimde birçok oyuncu benzer zorluklar yaşadı. Engin Günaydın, Binnur Kaya, Devin Özgün Çınar, Olgun Şimşek, Nejat İşler....

20-26 yaşındaki kızların ilgi alanına girdim
Bir yan karakteri, dizinin en ses getiren karakteri yapmayı nasıl başarıyorsunuz?
Çok çalışıyorum, hırslıyım. Hırsın yoksa bu mesleği bırak. İddialı değilsen aktör olamazsın. Tek repliği olan bir rolü bile seyrettirmek çok önemli. Bunu başardım. Vavien filminde sadece bir repliğim vardı, tek cümle. Köşe yazarları hakkımda çok olumlu şeyler yazdı.

Sizin için "genç kızların sevgilisi" denilemez, daha çok anne-babalar seviyor sizi. Dizilerde jön olarak rol almamanızda bunun etkisi var mı?
Bu senaryo ve oynadığınız karakterle ilgili. Yabancı Damat'ın Ruşen'i annelerin seveceği türden bir tipti. Canım Ailem'deki Halim ile işler biraz değişti; 12-18 değil ama 20-26 yaş grubundaki kızların ilgi alanına girmeye başladım. Artık jön teklifleri geliyor.

*** Canım Ailem kadrosunun yeni diziye başlayacağı doğru mu?
Henüz kesin değil. Ortada ne yönetmen var, ne senaryo. Şebnem (Bozoklu), Uğur (Yücel) Ağabey, Ozan (Güven) toplanıp konuşuyoruz, 'Yeni bir şey yapabilir miyiz' diye...

"Kadın karşımda ağlarsa hastanelik olurum"
Her fırsatta, eşinize çok aşık olduğunuzu söylüyorsunuz. Aşıkken nasıl birisiniz?
Uykusuzluk, baş dönmesi, kusmaya kadar gider... Zırt pırt aşık olunabileceğine inanmıyorum. Bugüne kadar iki ya da üç kere aşık olmuşumdur. En son aşkım Belgin. Doğru zamanda karşılaştık, senin için kimin doğru olduğunu 30'lu yaşlarda daha iyi anlıyorsun. Karşındakini farklı bir gözle incelemeyi öğreniyorsun. Ama 20'li yaşlarda kimbilir nereye bakıyorsun?

Nereye?
Akıl havalarda geziniyor. Gözler fıldır fıldır.

Siz de mi öyleydiniz, mesela her ay başka bir sevgiliniz mi oluyordu?
O kadar değil. Benim öyle bir vicdanım yok. Birini, özellikle de bir kızı üzmekten çok korkarım.

Sevginiz bitmiş, ayrılmak istiyorsunuz ama o istemiyor, karşınızda sürekli ağlıyor.
Yandım! Bittiğim andır. Hastanelik olurum. Çok duygusalım bu konuda.
297
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.