Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

17 milyon kadın hak peşinde

17 milyon kadın hak peşinde

Avrupa Birliği'ne uyum çerçevesinde yürürlüğe giren ve reform niteliği taşıyan Medeni Kanun üzerindeki tartışmalar bitmiyor. DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetinin oy birliğiyle kabul ettiği Medeni Kanun, özellikle mal rejimiyle uzun süre kamuoyunun gündeminde kalmıştı.

Sahip oldukları malları kadınlara kaptırmamak için direnen erkek milletvekilleri, Genel Kurul'da son dakika yaptıkları bir düzenlemeyle yasal mal rejiminin sadece 1 Ocak 2002 tarihinden sonra yapılan evliliklerde geçerli olmasını sağladılar. Yürürlükteki kanunun 10. maddesinde yapılan bu düzenlemeyle, bir taraftan yeni Medeni Kanun'u kabul eden milletvekilleri, diğer taraftan 2002 öncesinde yapılan mevcut evlilikleri eski Medeni Kanun kapsamında bıraktı. Yani bir elleriyle verip diğer elleriyle aldılar.
Üçlü koalisyon döneminde muhalefette bulunan AKP'liler ise, kuruluşları gibi, yasal mal rejiminin tüm evlilikler için geçerli olmasını talep etmişti. Ancak bu gerçekleşmedi.
Kadın kuruluşları, şimdi iktidarda olan AKP'den, 10. maddenin değiştirmesini talep ediyor. Kadınlar, yaklaşık 17 milyon evli kadını mağdur eden yasa maddesi için geniş çaplı bir kampanya başlattı. Yirmiden fazla kadın kuruluşu ve grubunun yer aldığı platform, kampanyayı, 'Kadına Yönelik Ekonomik Şiddete Hayır' sloganıyla duyurdu.

Kara delik oluştu
İstanbul Barosu Kadın Hakları Uygulaması Merkezi görevlisi Avukat Nurdan Düvenci, yeni kanunun mevcut evliliklere bir yıl süre tanıdığını, evli çiftleri notere gidip kendilerine uygun bir mal rejimini seçmeye çağırdığını hatırlatarak şunları söyledi: "Bu süre 31 Aralık 2002 tarihinde bitti. Tam olarak elimizde bir rakam yok ama notere giden çift sayısı beklenilenin altında kaldı. Türkiye'de gayrı menkulün yüzde 92';si erkeklerin üzerine kayıtlı bulunuyor. Kadınların yüzde 50'si ise şiddet görüyor. Bu koşullar altında kadınların eşlerini notere götürmeleri beklenemez. Bu yasa yürürlüğe girdiği dönemde AKP'li milletvekilleri muhalefetteydi. Onlar bizim gibi, yasanın tüm evliliklere uygulanmasını istemişlerdi. Şimdi iktidardalar ve sözlerini tutmalarını bekliyoruz." Avukat Düvenci, Medeni Kanun tasarının ilk halinde, edinilmiş mallara katılma rejiminin devam eden tüm evlilikler için geçerli olduğunu ancak hükümetin son anda bir düzenleme yaparak araya 1 Ocak 2002 tarihini koyduğunu belirtti. "Yasal mal rejimi, evlilik birliği içerisinde edinilen değerlerin eşit paylaşımını öngörüyor. Bunun doğal sonuçlarından biri, kadının ev içinde harcadığı emeğin bir değeri olduğudur. Evlilik birliği ölüm ya da boşanma gibi nedenlerle sona erdiğinde, edinilen mallar eşit olarak paylaşılır. 20-30 yıllık evlilikler için bu çok anlamlı. Ama Meclis'te sıra malların paylaşımına geldiğinde, bir kara delik oluşturuldu.

Getirilen bütün reformlar, eşitlikçi düzenlemeler, yasal mal rejiminin yürürlülük tarihinin değiştirilmesiyle birlikte bir anlamda boşa gitti. Kanun bir eliyle hak verirken, diğer eliyle bu hakkı geri almış oldu" diyen Düvenci, Medeni Kanun'un yasalaşma süreci içinde kadınlarda büyük bir beklenti doğduğunu söyledi. Merkeze gelen telefonlardan bu hayal kırıklığının yansıdığını vurgulayan Düvenci'ye göre, hükümet, kadınlardaki beklentinin yoğunluğunu göz önüne alarak, bu maddeyi bir an önce değiştirmeli.

Nurdan Düvenci, 'Meclis'in yüzde 96'sı erkek olunca, bu tür sonuçlar ortaya çıkıyor. Yasa böyle uygulanmaya devam ederse, Medeni Kanun reform niteliğini yitirir. Yeni kanunun hedefi mal ayrımı rejiminin doğurduğu haksızlığı gidermekti. Ama haksızlık kanunla getirilmiş oldu. Aile reisliği kavramını ortadan kaldırarak eşitlik sağlıyorsunuz ama bunu ekonomik olarak dengelemediğiniz sürece, eşitlik bir anlam ifade etmiyor. Aileye getirilmek istenen eşitlikçi-demokratik düzenleme, ekonomik güvenceyle sağlanır. Bu olmadığında yasanın bir ayağı çukurda oluyor" yorumunu yaptı.
(TEMPO)
238
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.