Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

12. oyuncu

12. oyuncu

Tribünleri dolduran taraftarların takımlarını destekleme ve rakibi sindirme taktikleri...

Oyuncular, zorlu mücadeleye bir an önce başlamak için soyunma odasından krampon sesleri arasında çıkıyorlar. Uzun bir koridordan geçip sahaya doğru ilerlerken, bakışlarını taraftarların doldurduğu tribünlere yöneltiyorlar. Çıkış tünelinin hemen karşısında açılmış pankartta "Burası Anfield!" yazıyor. Pankartı oraya astıran ve taraftarlarla dolu tribünlerde futbolcuların sahaya çıkar çıkmaz bu sloganı görmelerini isteyen kişi, 1970 - 80'li yıllar arasında Avrupa'yı kasıp kavuran Liverpool takımında antrenörlük yapmış Bill Shankly'den başkası değil. Ev sahibi takımın verdiği bu mesaj, kışkırtıcı bir tezahürat yapan rakip takımın konukları için de ürkütücüydü. O yıllarda Liverpool'ü kendi sahası Anfield'de yenmek, takımın oyun gücünün yanı sıra, taraftarının ateşli desteği nedeniyle de zor bir işti. Shankly, o yıllarda geliştirdiği taktiği şöyle yorumluyor: "Maç yüzünden gerginlik yaşayan futbolcunun, bu yazıları okuduktan sonra yüzünde belireceği gülümsemenin, kendisine büyük bir motivasyon sağlayacağını düşünüyorduk."

Oyuncu, taraftar desteğini, rakip takım taraftarının moral bozucu tezahüratı daha baskın olsa bile hemen hissediyor. Bu maç, sloganlarla tribünleri inleten 200.000 taraftarın doldurduğu dünyanın en büyük stadyumu, Rio de Janeiro'daki Maracana'da yapılsa bile hiçbir şey değişmiyor. Taraftarın inkâr edilemez desteğinin en önemli örneğini, geçtiğimiz yıl UEFA kupasını kazanan Galatasaray seyircisi verdi. Kendi sahasında Galatasaray'ı yenmek hiç de kolay bir iş değildi. Taraftarlar maçın başından sonuna kadar takımlarını öyle bir coşkuyla destekliyorlardı ki, Galatasaraylı futbolcular 90 dakika boyunca yorgunluk nedir bilmediler. Hatta, tüm Avrupa'da Ali Sami Yen Stadyumu, "cehennem" olarak tanımlanıyordu. Kendi evinde oynamanın getirdiği rahatlık, sadece Galatasaray'a özgü bir şey değil kuşkusuz. Uzmanlar, tüm takımların kendi sahalarında oynadıkları zaman daha iyi bir performans gösterdikleri konusunda aynı kanıyı paylaşıyorlar. Bu yüzden, taraftara "12. Oyuncu" denmesi de boşuna değil.

Özellikle futbol karşılaşmalarında sıklıkla karşılaşılan bu durum, taraftarın kendi takımını desteklemeyi unutup rakip takımla pek de hoş olmayan şekillerde dalga geçmesi yolunda gelişiyor. İtalyan liginde, Romeo ve Juliet'in aşk hikâyesiyle ünlü Verona'yla karşılaşan Napoli takımının taraftarları, rakipleriyle dalga geçmek için "Şırfıntı Juliet!" anlamına gelen yaratıcı bir slogan bile bulmuşlardı.

Her sporcunun kâbusu: "Taraftarının yuhalaması"
Oyuncular, tribünlerden gelen tuhaf tepkilere artık öylesine alışmışlar ki, karşı takımın taraftarlarının kötü tezahüratı bile onları etkilemiyor. Ancak uzmanlar, oyuncuların kendi taraftarlarından gelen kötü tepkinin yıkıcı olduğu görüşündeler. Çünkü, taraftarlar bazen kendi takım oyuncularının bile korkulu rüyası haline gelebiliyorlar. Ama çoğunlukla, kelimenin tam anlamıyla "şeker" gibi olmayı da becerebiliyorlar. Tıpkı yıllar önce her maçın başında etrafa şekerlemeler fırlatan New Castle'lı taraftarlar gibi. Böyle bir jest yaparak maçı kaybetseler bile, kendi takımlarını rakiplerinin gözü önünde yücelttiklerine inanıyorlardı.

Spor karşılaşmalarında sıklıkla yaşanan sorunlardan biri de sahaya atılan yabancı maddeler. 15 Nisan 1952'de, ABD'de balıkçılık yapan Peter ve Jerry Cusimano kardeşler, tuttukları hokey takımı Red Wings'e dahiyane bir şans dileme yolu bulmuşlardı. Takımlarının Stanley Kupası'nı kazanabilmesi için sekiz galibiyet gerekliydi ve Cusimano'ların sahanın tam ortasına yerleştirdikleri ahtapotun sekiz kolu, her bir galibiyeti simgeliyordu. Red Wings takımı, o sezon üst üste kazandığı maçlarla kupayı aldı. Bu olaydan sonra, sahaya ahtapot fırlatmak Red Wings taraftarları için bir gelenek haline geldi. Ama, atılan ahtapotlar buza yapıştığı için pistin temizlenmesi zaman alıyordu. Bu nedenle Red Wings kulübü, taraftarlarından bu alışkanlığa bir son vermelerini rica etti. Bugün ise, Hokey Federasyonu piste ne amaçla olursa olsun yabancı madde atılmasını yasakladı.

Bazen sessizlik gerekiyor
Öte yandan, hiçbir spor kulübünün yasaklayamayacağı tek şey "taraftarlar". Tenis, golf gibi sessizlik gerektiren sporlarda, çoğu kez taraftarların gürültüye son vermemesi yüzünden, sporcular kendilerini oyuna veremiyorlar. Özellikle tenisçiler için en önemli turnuvalardan biri olan Davis Kupası'nda izleyiciler, neredeyse nefeslerini tutacak hale geliyorlar. Tenisi öteki spor dallarından ayıran özellik ise, başarıda bireysel konsantrasyonun büyük bir rol oynaması. 1992 yılındaki Davis Kupası'nda rakip taraftarlarının yarattıkları baskı dolu ortam nedeniyle, Brezilyalı tenisçi Macieo karşılaşmalar sırasında zor anlar yaşadı . Taraftarların karşılaşmalardaki önemini sporcular da inkâr etmiyorlar. Birleştikleri bir başka ortak görüş de, taraftarların deneyimsiz sporcuları daha fazla etkilediği. Gerginliklerinin üzerine bir de taraftarların baskısı eklendiğinde, fazla maç deneyimi olmayan sporcuların elleri ayaklarına dolaşıyor. Her yeni karşılaşmayla birlikte, oyuncu, taraftarın hem desteğine hem de yuhalamasına alışıyor ve bunun performansını etkilemesine izin vermemeyi öğreniyor. Taraftarlar, otomobil yarışları gibi seyirci desteğinin önemli olmadığı spor dalında bile bazen etkili olabiliyorlar. İzleyiciler, favori pilotlarını destekleyerek daha süratli ve kontrollü sürmelerini sağlayamayacaklarını bile bile, bitiş çizgisinin yanında coşku seli oluşturmaktan vazgeçmiyorlar.

Koşu için alkışlı tempo
Atletizmde taraftar kavramı otomobil yarışlarına göre daha farklı. Günümüzde bazı sporcular, atlama hareketlerinin başlangıcındaki koşu sırasında seyircilerden alkışla tempo tutmalarını istiyorlar. Meksika, Monaco ve Montreal'de düzenlenen olimpiyatlarda üçlü atlayış dalında altın madalya kazanan Rus atlet Viktor Saneyev ise, atletlerin alkış isteklerinin nedenini anlamadığını belirterek, 1980'lerde katıldığı yarışmalarda seyirciden bu tür isteklerde bulunmadığını ve konsantrasyon için sessizliğin yeterli olduğunu söylüyor.
(Focus)
311
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.