Mahmure

Magazin

Magazin Gündemi

10 soruda ağız ve diş sağlığı

10 soruda ağız ve diş sağlığı

Türkiye'nin ağız ve diş sağlığı ile ilgili verileri çok kötü. Her 100 kişiden 95'inin çürük dişi, 90'ının da dişeti hastalığı bulunuyor.

Tüm dişlerini kaybedenlerin oranı ise 45-55 yaşındakilerde yüzde 15, 55-65 yaş grubundakilerde yüzde 50 dolaylarında. Bu sonuçlara paralel olarak, ülkemizdeki diş fırçası kullanımı da az. İsviçre'de kişi başına yılda 1.6, ABD'de 1.2 fırça düşerken Türkiye'de bu oran 0.3. Başka bir ifadeyle 3 kişiye sadece bir diş fırçası düşüyor. Peki sağlıklı bir ağız ve dişlere sahip olmak için ne yapmalı? Yanıtları İstanbul Dişhekimliği Fakültesi öğretim üyesi ve Türk Peridontoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serdar Çintan veriyor.

Ağız ve diş sağlığının vücudun diğer organlarıyla ilişkisi var mı?
Ağız-diş sağlığı, genel sağlığın ayrılmaz bir parçası. Vücudun farklı anatomik bölgelerini birbirinden tümüyle bağımsız bölümler gibi algılamak yanlış. Ağıziçi dokuların sağlığıyla genel sağlığımızın iyi olması arasında önemli ilişkiler var. Genel sağlığımızda görülen bazı sorunlar da ağız sağlığımızı olumsuz etkileyebilir.

Diş çürüğü ve dişeti hastalıkları vücudumuzu nasıl etkiler?
Ağız bakımı iyi yapılmazsa dişler ve dişeti dokularımızda biriken mikroorganizmalar, diş çürüğüne ve dişeti hastalıklarına yol açar. Tedavi edilmezse bu mikroorganizmalar zaman içinde tükürük, kan ve beslenme yoluyla diğer organlarımıza ulaşıp buralarda da hastalık oluşturabilir. Örneğin bu bakterilerin yayılmasıyla romatizmal hastalık, buna bağlı endokardit yani kalp dokusunun iltihaplanması gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Ağzında diş çürüğü ve dişeti hastalığı bulunan bireylerin çiğneme fonksiyonları istenen düzeyde gerçekleşmez ve buna bağlı sindirim sistemi rahatsızlıkları ortaya çıkabilir.

Tedavi edilmeyen kronik dişeti hastalıklarının (gingivitis ve periodontitis) diyabet hastalarında da bazı sorunlar yarattığı ispatlandı. Diyabet hastaları sağlıklı yaşayabilmek için kan şekeri düzeylerini belirli bir düzeyde tutmak zorunda. Ancak tedavi edilmeyen dişeti hastalıkları, hastanın diyabetik tablosunu olumsuz etkiliyor ve yaşam kalitesini düşürüyor. Tedavi edilmeyen dişeti hastalıklarına bağlı olarak yeni doğan bebeklerde de düşük kilo sorunuyla karşılaşabiliyoruz. Bu nedenle hamilelik öncesi ağız diş sağlığının en uygun duruma getirilmesi gerekiyor.

Diş çürüğü nasıl gelişiyor, beslenme şekli ne kadar önemli?
Diş ve çevre dokulara uzun süre yapışarak tutunabilme özelliği gösteren şekerli besinler, asitli bir ortam oluşmasına dolayısıyla da bakterilerin gelişmesi ve diş dokularının bozulmasına neden oluyor. Fazla miktarda ve şeker ağırlıklı beslenme alışkanlığı, sadece şişmanlık değil, diş çürüğüne de yol açar. Çocuklarımız yüksek karbonhidratlı gıda ve içeceklerden, öğün arasında yedikleri bisküvi, kraker, cips gibi yiyeceklerden uzak durmaya alıştırılmalı. Fast food tarzı beslenme de çocuklarımızda diş çürüğü için önemli etkenlerden biri.

Diş çürüğünden tümüyle kurtulmak mümkün mü?
Evet. Beslenme alışkanlığının ebeveynler tarafından doğru bir şekilde oluşturulması bunun ilk adımı. Bireysel ağız bakımı alışkanlığı ve çocuğun düzenli diş fırçalama alışkanlığını kazanması diğer büyük adım. Dişhekimlerinin koruyucu programlarını da devreye sokmak gerekir. Burada kişinin çürüğe yatkınlık derecesi yani risk durumu belirlenir. Çocuğun ağız hijyen ve beslenme alışkanlığı, genel sağlığı değerlendirilir. Tükürük akış hızı ve çürük yapıcı bakterilerin sayıları tükürük testleriyle belirlendikten sonra o çocuğa uygun koruyucu programlar (çürük önleyici floroid ve fissür örtücü) dişhekimi tarafından önerilir.

Dişetleri nasıl hastalanıyor?
Dişeti hastalıkları, bakteri plağı, bireyin bağışıklık sisteminin bu plak içindeki bakterilere verdiği yanıtlar, bireyin genel sağlık durumu ve zaman gibi dört etkenin varlığında gelişir. Basit bir dişeti kenarı iltihabı olarak başlar ve dişi çene kemikleri içinde tutan dokuların zarar gördüğü gelişmiş dişeti hastalıkları boyutuna ilerler. En önemli belirti, genellikle normal olarak algılanan dişeti kanaması. Halbuki dişeti hasta değilse kanamaz. Kanamanın nedeni biriken ve temizlenmeyen bakteri plağı. Fırça ve diş ipi ile uzaklaştırılmazsa, tükürük içindeki minerallerin de çökelmesi sonucu diş taşına dönüşür.

Dişetlerinin renginin pembeden kırmızıya dönüşmesi, dişetlerinin şişmesi ve parlak olması, ağızda hissedilen kötü tat ve koku da dişeti hastalıklarının belirtilerinden. Hastalık ilerlerse destek kemik dokusu da zarar gördüğünden dişler sallanmaya ve yer değiştirmeye başlar. Dişetlerinden iltihaplı sıvı gelir. Düzenli ve doğru fırçalama, düzenli diş ipi kullanma ve belirli aralıklarla diş hekimine kontrole gitme önemli önlemler. Bunlara doğru beslenme alışkanlıklarına sahip olma ve şekerden zengin gıdalar yerine bol lifli, vitamin değeri yüksek gıdaların tüketilmesini de ekleyebiliriz.

Sigaranın dişeti sağlığını olumsuz etkilediği iddiası doğru mu?
Son on yıl içinde yapılan araştırmalar sigaranın dişeti dokularına ciddi zarar verdiğini ortaya çıkardı. Nikotin, dişeti dokusunun savunma hücrelerinin görevlerini yapmasını engelliyor ve dokuların daha fazla zarar görmesine yol açıyor. Nikotin dişeti kanamasını bir şekilde engelliyor ama bu, hastalık ilerlemiyor anlamına gelmiyor ne yazık ki. Hastalık sessizce ilerliyor ve geç fark ediliyor.

Diş fırçası seçerken ve kullanırken nelere dikkat etmemiz gerekir?
Bence en doğrusu her hastanın dişhekiminin önerdiği diş fırçasını kullanması. Diş fırçasının kılları orta sertlikte olmalı. Fırçanın kılları sentetik materyalden yapılmalı. Çünkü eski model fırçalarda kullanılan doğal kıllar bakterilerin üremesi için uygun yüzey özelliklerine sahip. Fırçanın kıl uçları, dokulara zarar vermemesi için yuvarlatılmış olmalı. Diş fırçasının kılları zamanla yıpranır ve yeterli temizlik yapamaz. Fırça kıllarının eskidiğini göstermek amacıyla belirli bir kullanım sonrası renk değiştiren kıl demetleri kullanılıyor. Tüketici bu renk değişikliğini gözlediğinde diş fırçasını yenilemesi gerektiğini anlayabilir. Bu süre ortalama 4 ay.

Sosyo-ekonomik düzeyi düşük bazı ailelerde tek bir diş fırçasının neredeyse tüm aile bireyleri tarafından kullanıldığını biliyoruz. Ağız içinde sadece diş çürüğü ve dişeti iltihabı yapan mikroorganizmalar değil başka hastalık etkenleri de bulunabilir. Hepsi aynı diş fırçası kullanımıyla yayılabilir.

Elektrikli veya pilli diş fırçaları, diğerlerinden üstün mü?
Yakın bir geçmişe kadar hastalarımıza manuel (el ile kullanılan) diş fırçasını kullanmasına engel olacak bir sorunu yoksa elektrikli diş fırçası önermiyorduk. Elektrikli fırçalarda önemli bazı gelişmeler yaşandı. Eskiden sadece tek yönde dairesel hareketler yapan fırça çift yönlü rotasyon yapmaya başladı. Daha sonra bu fırçalara üçüncü boyutta bir hareket eklendi. Yani fırça dişlerarası bölgede ileri geri de hareket eder duruma geldi. Önerdiğimiz hafifçe bastırarak yapılan dairesel hareketlerin elektrikli fırça ile yapılabilir oldu. Son yıllarda bu nedenlerle hastalarımıza daha sık elektrikli fırça önerebiliyoruz.

Diş ipi ve ağız duşu şart mı?
Diş fırçasıyla dişlerin ön ve arka yüzlerini temizleriz. Ancak dişlerin birbirlerine bakan ara yüzlerini temizleyemeyiz. Bu nedenle hastalarımıza diş ipi kullanarak dişler arası bölgede kalan bakteri plağını temizlemesini öneririz. Diş ipi kullanmak bir alışkanlık ve sabır gerektirir. Ağzında fazla ara yüz dolgusu veya uzun protetik tedaviler yapılmış hastalarımıza ise son zamanlarda ağız duşu ile ulaşılması zor olan bölgeleri temizlemesini öneriyoruz. Ağız duşu hastamızın basınçlı su püskürterek bakteri plağının uzun süre kalabileceği bölgeleri temizlemesine yardımcı oluyor. Bu suyu uygun bir basınçtan fazla bir kuvvetle püskürtürsek bakterileri doku içine itmemiz söz konusu olabilir.

Ülkemizde en sık uygulanan tedaviler hangileri?
En çok dolgu, restoratif işlemler, diş çekimi, hareketli, yani takılıp çıkartılabilen protezler, kuran köprü protezler ile tedavi yapılıyor. Yani bir diş çekildikten sonra veya diş dokuları zarar gördükten sonra yapılması gereken işlemlerle uğraşılıyor. Dişeti hastalıklarının tedavisi, cerrahi işlemler ve ortodontik tedavi bunlardan sonra geliyor. Bakıldığında tüm emeğin tedaviye gittiğini ve koruyucu yöntemlerin daha geride kaldığını gözlemliyoruz.

KİMLERİN SAĞLIKLI AĞZI OLUR?
Ağzında çürük diş bulunmayan, dişeti hastalığı olmayan veya olduysa bunların tedavisini yaptırmış olan, daha önce kaybettiği dişi olduysa bunu uygun bir tedaviyle yerine koydurmuş olan birine 'sağlıklı ağıza sahip' diyebiliriz. Diş çürüğü ve diş ağrısı, dişeti kanaması, bunlara bağlı gelişmiş olabilen ağız kokusu sorunu olmaz. Konuşma, çiğneme fonksiyonlarını eksiksiz yerine getirebilir ve sosyal yaşamında da bu konulara ilişkin bir sıkıntı yaşamaz. Bunun tek yolu düzenli ağız bakımı yapmak. Bakteri plağı, diş çürüğü ve dişeti hastalığının en önemli etkeni. Düzenli olarak ortamdan uzaklaştırılması gerekir.

Düzenli diş fırçalama, dişler arası bölgelerin temizliği için diş ipi kullanma, ağız-diş sağlığımızın vazgeçilmez kuralı. Ağız bakımı olarak tanımlayabileceğimiz bu işlemler günde en az iki kere tekrarlanmalı. En uygun zaman sabah kahvaltı sonrası ve akşam yatmadan önce ağız bakımı yapmaktır. Ancak vakti ve yaşam düzeni uygun olan kişiler elbette her öğün sonrası ağız bakımlarını yapabilirler. Diş ipi kullanımını sadece akşamları yapmak da yeterli. Bu alışkanlığın veya davranış şeklinin çocuk yaşta kazandırılması gerekir. Mutlaka belirli aralıklarla dişhekimine kontrole gitmeleri de diğer uyarımız.

DİŞLERİMİZİ FIRÇALAYAMAZSAK...
Hiçbir yöntem fırçalamanın yerini tutmaz. Diyelim ki dışarıda bir yediniz ve fırçalama veya diş ipi kullanma şansız yok. Ama eve kadar da sabredemiyorsunuz. Bu durumda şeker içermeyen bir sakız çiğnemek geçici bir önlem olabilir. Sakız yapışma ve çekme kuvvetiyle dişler arasındaki mikro gıda artıklarını uzaklaştırabilir. Ayrıca tükürük akışını bir süreliğine arttırır. Bu da ağzın yıkanmasını sağlar. Tükürük akışı artınca ağızdaki asit oranı da azalır ve böylelikle çürük yaratıcı ortam biraz da olsa giderilmiş olur.
(Hürriyet Pazar)
221
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.