Mahmure

Güzellik

Kişisel Bakım

Plastik cerrah ile ilk randevu

Plastik cerrah ile ilk randevu

"İlk görüşmede benim için öncelik hastada gördüğüm ve düzeltebileceğim fiziksel bozukluklardan çok, o hastanın bana neden ve neresinden memnun olmadığı için geldiğidir."

Tam 27 yıllık mesleki yaşamım boyunca dünyanın her ülkesinden gelen sayısız hastanın estetik cerrahi tedavileri sırasında gösterdikleri yaklaşım ve davranış benzerliklerini gözlemleme imkanım oldu.

Estetik cerrahiye ilgi duyanlar genellikle dışadönük, dünyaya açık, sosyal olarak aktif, ilişki kurmayı seven, duygusal ve hassas, kendine çok kritik gözle bakan, mükemmeliyetçi kişilerdir. Bu kişilerin oranı toplumda yüzde 5 kadardır ve geriye kalan yüzde 95 tarafından genellikle tenkit edilirler. Onları en iyi anlayanlar, kendileriyle aynı duyguları paylaşan kimselerdir. Diğer kişilerin sürekli olarak yönelttikleri neden, niçin sorularını yanıtlamak istemedikleri için de genellikle estetik ameliyatlarını gizlemek zorunda kalırlar.
Tecrübe sonunda öğrendim ki bir ameliyatın başarısında tek kriter hastanın neticeden mutlu olup olmadığıdır. Bir ameliyatı cerrahi açıdan ne kadar başarılı yapmış olursam olayım, eğer hasta ameliyatın neticesinden memnun değilse bazı şeyleri doğru yapmamışım, büyük bir olasılıkla yanlış hastayı yanlış zamanda ameliyat etmişim demektir. Bu aynı zamanda ilk görüşmede hastayı tam olarak anlayamadığım veya hastanın davranışları ve ifade tarzı ile verdiği ipuçlarını doğru tespit edemediğim anlamına da gelir. Çünkü insanlar aslında davranışları, ifade tarzları ve vücut dilleri ile asıl isteklerini veya bunların arkasında yatan sebepleri istemli veya istemsiz olarak belli ederler.

Kritik soru: "Siz estetikçisiniz, bana bakın, bana ne yapılması gerekiyor?"

Estetik ameliyat sonrasında mutsuz olan hastaların ameliyattan önceki davranışlarını ve his dünyalarını göz önüne getirdiğimde, memnun olunmayan neticenin ortaya çıkışında hastanın da payı olduğunu görmüşümdür. Bu da hastanın genellikle ameliyat kararı aşamasındaki ruh durumu ile çok yakından alakalıdır.

Bu yüzden hasta ile "ilk yüz yüze görüşmenin" önemi bence ameliyat yapma aşamasından çok daha fazla ön plana çıkıyor.

Hastayı anlamak ve ona zaman ayırmak... Hastaya o andan itibaren en önemli kişinin sadece kendisi olduğunu hissettirmek... İlk görüşmede benim için öncelik hastada gördüğüm ve düzeltebileceğim fiziksel bozukluklardan çok, o hastanın bana neden ve neresinden memnun olmadığı için geldiğidir. Gerçekten vücudunun herhangi bir yerini değiştirmek istiyor mu, bu istek hangi boyutta ve bu isteğe hangi duygular sebep oluyor?
Konuşmaya "Sizin için ne yapabilirim?" sorusu ile başladığımda gelen cevap genellikle şikayete yönelik açıklamalardır ve normal olanı da budur. Kritik an hastanın "Siz estetikçisiniz, bana bakın, bana ne yapılması gerekiyor?" sorusuyla karşılaştığım andır.

Genellikle hasta benden şuranızın veya buranızın düzeltilmesi gerekiyor cevabını beklerken, "Bir iç hastalıkları uzmanına gittiğiniz zaman da bana ne ilaç önereceksiniz ya da bilin bakalım nerem ağrıyor diye sormuyorsunuz. Sizi rahatsız eden şeyleri bilmediğim takdirde size yardım edebilmem zor" yanıtını duyduğunda önce şaşırır sonra durumu anlar. Öyle ya başkasını rahatsız eden bir görüntü kişinin kendisini de rahatsız edeceği anlamına gelmez ki. Bir estetik cerrahi uzmanı olmam mutlaka o kişinin estetik görünümünü kendi açımdan kusursuz hale getirmek isteyeceğim manasını da taşımaz. Hasta ve doktor kendilerine özgü ve birbirinden farklı güzellik anlayışları olan iki ayrı insandır.

Kişi hislerinin en dengeli olduğu zamanda operasyona karar vermeli

Önemli olan hastanın şikayetini açıklaması, benim de o şikayeti estetik cerrahi tedavi imkanları içinde düzeltip düzeltemeyeceğimi ve neticenin ne şekilde olabileceğini ortaya koymamdır. Bunu yaptırıp yaptırmamanın kararını yine kişi kendisi tek başına vermelidir, tıpkı iç hastalıkları uzmanının önerdiği ilaçları alıp almamaya kendisi karar verdiği gibi.

"Bakın benim yüzüme, bana ne yapabilirsiniz?" veya "Beni baştan yaratın" sözlerinin arkasındaki anlam genellikle güvensizlik duygusunun ifadesidir. Estetik ameliyat adayları benim açımdan en önemli faktör olan ameliyat zamanını ruh ve his dünyalarının en sakin veya dengeli olduğu anlarda seçmelidirler. Estetik cerrahide hep gözlemlemişimdir ki, güvenli duygularla gelen, ne istediğini bilen ve şikayetlerini, rahatsız oldukları bozuklukları açık bir şekilde ifade edebilen kişilerin ameliyat sonrası iyileşme devreleri rahat geçmiştir ve ameliyat neticelerinden çok memnun olmuşlardır.

Önemli olan kişilerin estetik tedaviye, plastik cerrahi dalının özel eğitimle uzmanlaşmış hekimler tarafından yapılan bir tip bilim dalı olduğunun bilinci ile yaklaşmalarıdır. Bazen medayada estetik ameliyat yaptırmanın günümüzde bir kuaföre gitme kadar kolaylaştığı izlenimi yaratılmak isteniyorsa da, estetik ameliyatların sonuçlarından mutsuz hastaları incelediğimde, bu hastaların genellikle çok çabuk ve çok kolay bir şekilde estetik tedavilere karar verdiklerini tespit etmişimdir. Ya arkadaşı "Hadi gel beraber gidelim" demiştir ya da "Herkes bir şeyler yaptırıyor, ben de artık bir şeyler yaptırmak zorundayım" duygusu ile hareket etmektedir. Bir Alman atasözü vardır: "Paylaşılmış acı yarım acıdır." Bence hastaların anlamaları gereken en önemli noktalardan biri şu: Estetik tedaviler bir zorunluluk değildir, bunlar kişinin imkanları içinde maddi güçlüklere sebebiyet vermeden kendine layık gördüğü ve sonucundan yaşam kalitesini yükselterek keyif alabileceği bir lükstür.

Ameliyattan ne bekliyorsunuz?

Plastik cerrah görevini mükemmel bir şekilde gerçekleştirse dahi, estetik ameliyat neticesinden memnun olup olmayacağınız sizin motivasyonunuza bağlıdır. Çünkü sadece siz, aslında niçin bu ameliyata karar verdiğinizi biliyorsunuz.

Estetik ameliyat olmaya karar vermeden önce şu soruya dürüst bir şekilde cevap verin: Estetik ameliyatlardan beklentileriniz ne?

Göze daha hoş görünebilmek.

Daha çekici, canlı ve dinamik görünebilmek.

Normal güzellik oranlarına daha çok yaklaşabilmek.

Kendinize olan güveninizin artması.

Kariyer basamaklarını daha çabuk çıkabilmek.

Daha geniş bir arkadaş çevresine sahip olmak.

Eşinize daha seksi görünebilmek.

Eşinizle ilişkinizdeki krizi atlatabilmek.

İlk üç şıkkı "evet" ve geri kalanları "hayır" olarak cevaplandırdıysanız sizin estetik ameliyatlardan beklentileriniz realist demektir. Diğer şıklara verdiğiniz her "evet" cevabı ameliyatlardan sonraki memnuniyetsizliğinizin sebebi olabilir.
1051
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.