Mahmure

Güzellik

Kişisel Bakım

Krem mi, botoks mu ?

Krem mi, botoks mu ?

Kırışıklıklara karşı açılan savaşta, kozmetik sektörü cildimizi iğne ve neşterden olabildiğince uzak tutmaya çalışıyor. Bu misyon uğruna yapılan araştırmalar ise sınır tanımıyor.

Bilim dünyası sonsuzlukla eşdeğer. Biz şimdi 2004 yılını yazarken, sorularına yıllardır cevap arayan bilim adamları yeni moleküller keşfetti, yaşlanan hücrelere yeniden yaşama şansı verecek buluşlara imza attı ve tıbbi yöntemlerin yerine kozmetik alternatifler geliştirdi. Anti-ageing araştırmaları kozmetik dünyasına öylesine nüfuz etti ki, bugüne dek kimsenin krem kutularında görmediği bir teknolojiyi barındırır hale geldi. Dünya kozmetik devlerinden Lancome ve Helena Rubinstein'in cilt araştırmacılarının mimik izlerinin oluşumunu engelleyen buluşlarının üzerinden tam olarak 10 yıl geçti.

Kozmetiklerin kırışıklık savaşı

İlk izler 25-30 yaş arasında dudak çevresinde görülürken, 35'ten itibaren alın bölgesi giderek derinleşen izlerden nasibini alıyor. 40 yaşında ise mimik çizgileri yüzde artık belirgin bir şekilde kendini göstermeye başlıyor. Modern kadının kalbini 'Face Sculpture' ve 'Collagenist' adlı iki kremiyle fetheden Helena Rubinstein'dan sonra cilt yaşlanmasına estetik bir çözüm de tıp dünyasından geldi. Sinir uçlarını zehirli iğneyle geçici olarak felç eden botoks yöntemini artık krem olarak kadınların hizmetine sunacak kadar iddialılar. Serum ve krem olarak satışa sunulan 'Expressionist'in içeriğindeki 'B-Neutrox', sadece ciltteki hücre kaslarının mikro kasılmalarını bertaraf etmekle kalmıyor aynı zamanda cildin elastikiyeti üzerinde etkili olmasını sağlıyor. 'B-Neutrox'un misyonu; kalsiyumun fibro liflere alımını engellemek. Kalsiyumu bloke etmesinin yanı sıra 'B-Neutrox' hücrelerin enerji kaybını azaltıcı özelliğiyle öne çıkıyor. Önlem de yaşlılığın engellenmesinde en önemli adımlardan biri. Lancôme, cildin gevşemesi için hücrelerin derinliklerine mineral ve bitkisel içerikler gönderiyor: Bu yeni biyolojik kompleks 'D-Contraksol' fibrik dokulara relaks emri veriyor. Buna ek olarak 'Resulotion', optik bir kırışıklık doldurucu olan 'Skin Fibre' içeriyor. Uzunluğu 10 kilometreyi bulan liflerin ağırlığı 1 gram bile olmazken, cilt yüzeyini anında gerginleştiren kadifemsi bir mikro ağ oluşturuyor. Christian Dior laboratuvarları araştırmacıları da, araştırmaları sırasında bilinmedik dünyaların kapılarını aralamaya devam ediyorlar. Lyon Üniversitesi ve plastik cerrahi uzmanlarıyla yaptıkları çalışmalarda kırışıklıklar ilk kez moleküler düzeyde araştırıldı. Bunun anlamı, bugüne dek kırışıklıklar üzerinde doğrudan hangi ortamların etkili olduğu bilinmiyordu. Kırışıklıkları oluşturan anahtar belirtiler keşfedildi. Ve Dior'un kırışıklıklara cevabı 'Capture R 60-80' oldu. Anında ve uzun vadeli etkisiyle, içinde barındırdığı yeni teknoloji sayesinde cildin gergin görünümünü korumasına yardımcı oluyor. Sürüldüğü andan itiraben yaklaşık 60 dakika içinde etkisini gösteriyor.

Botoks'un kullanıldığı diğer alanlar

Vaginismus sorunlarında

Vaginismus, vajina çıkışını çevreleyen kasların istemdışı kasılması olarak tanımlanıyor. Aslında psikolojik temeli olan bir seksüel bozukluk. Bu kasların kontraksiyonu (kasılması) cinsel birleşmeyi ya ileri derecede ağrılı, ya da olanaksız kılıyor. Son yıllarda, diğer birçok distonik bozuklukta olduğu gibi vajinismusun tedavisinde de botulinum toksinin kullanılması gündeme geldi. Bu amaçla vajinayı çevreleyen iki kasa botoks enjekte ediliyor. Bugüne dek pek çok olguda ikinci bir enjeksiyona gerek kalmadan tek uygulamayla iyileşme sağlanmış. Yine de botoks uygulaması henüz standart vajinismus tedavileri arasına girmedi. Amerika Birleşik Devletleri'nde de, vajinismusta kullanımı için henüz FDA onayı yok. Ancak kullanılan vakalardaki sonuçların oldukça başarılı, tedavi süresinin de kısa ve etkili olması önümüzdeki yıllarda botoks'un vajinismus tedavisinde daha sık kullanılacağını düşündürüyor.

Aşırı terlemede

Prof. Dr.Ertuğrul Aydemir (İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi )

Terleme insan vücudunun ısı düzenlemesini sağlama amacıyla kullandığı önemli ve çok yararlı bir sistem. Ancak bazı durumlarda terlemenin boyutu vücudun gereksiminin çok üzerinde olabiliyor. Bu şekilde normalin çok üzerindeki terlemelere 'hiperhidrozis' adı veriliyor. Hiperhidrozun genel ve bölgesel olmak üzere iki tipi var. Daha sık gördüğümüz ve hastalar için başlı başına sorun olan bölgesel terlemeler. Bölgesel terlemede en çok tutulan ve sorun olan bölgeler koltuk altları, avuç içi ayak tabanları ve daha seyrek olarak kasıklar. Koltuk altı terlemelerinde giysilerin ıslanması, ter kokusu gelişmesi en önemli sorunlar olarak karşımıza çıkıyor. Bu sorun kişinin sosyal, kişisel, duygusal ilişkilerini çok önemli ölçüde etkiler ve yaşam kalitesini bozuyor. Avuç içi terlemelerinde ise yazı yazarken kağıtlar ıslanır, el sıkışırken rahatsızlık ve el kurulama gereği hissedilir, ayak terlemelerinde ayaklar, çoraplar ve ayakkabıların ıslanmasının yanı sıra ayak kokuları da çok rahatsız edicidir ve her ikisi de sosyal ve bireysel ilişkileri, iş veya okul verimini düşürür ve yaşam kalitesi üzerinde çok olumsuz etki yapar. Koku doğrudan terin kendisine ait değildir, terli ve nemli ortamda çoğalan bakterilerin yumuşayan deriyi parçalamasıyla ortaya çıkar. Yeni bir tedavi yöntemi olan 'Botulinyum Toksini' terleyen bölgeye deri içerisine uygulanıyor. Yıllardır başka nedenlerle güvenle kullanılan bu ürün, ter bezlerine ulaşan sinirleri geçici bir süre bloke ederek ter üretim ve atımını engelliyor. Etkisi genellikle 72 saat sonra başlıyor ve 6-8 ay gibi bir iyilik hali sağlıyor, bazen bu süre daha uzun da olabiliyor.

Yeniden uygulanmasında da hiçbir sakınca bulunmuyor. Koltuk altında uygulama çok rahattır, fazla ağrı yapmıyor ve bir anestezi uygulaması gerektirmiyor. Buna karşılık avuç içi ve özellikle ayak tabanı uygulamalarının lokal anesteziklerle desteklenmesi gerekiyor. Yan etkileri, hekim elinde ve kontrollu kullanıldığı sürece çok sınırlı ve geçici.

Krem botoks etkisini uzatır

Dr. Arzu Erdener (CosmoLazer Estetik Merkezi)


Bu tip kremler genelde uzun sürede etki ediyorlar. Bir kere sürmeyle kişinin kırışıklığı yok olmuyor. Ama oluşmuş olan kırışıklıkları uzun vadede biraz daha hoş bir görüntüye dönüştürebiliyor. Sonuçta ciltte oluşmuş kırışıklıklığı botoks gibi yok etmesi mümkün değil. Ancak kırışıklık oluşmamışsa uzun vadede oluşmasını engelleyebilir. Etkisi bir-iki kerede oluşmuş kırışıklığı gidermeye yeterli değil. Örneğin, göz kenarına botoks uyguladıktan sonra bu tip kremleri göz kenarlarına sürüldüğünde botoks etkisini uzatıyor. Bildiğiniz gibi botoksun etkisi beş-altı ayda sonlanıyor, ama kırışıklık giderici ürünler botoksun etkisini uzatıyor. Ya botoks sonrasında yardımcı yan ürün olarak ya da kırışıklık henüz oluşmadan sürüldüğünde uzun vadede etkili olur.

Op. Dr. Semih Gök (Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrah)

Botoksun uygulandığı yer kas içidir. Özellikle iki kaş ortasındaki bölgede kalın bir deriyi geçerek kasa inmek gerekiyor. Yani bir hayli yolunuz var. Göz çevresindeki cilt yüzeyi çok ince, altındaki kas da öyle. Dolayısıyla kremlerin bu bölgedeki etkisini rahat rahat görmek mümkün. Örneğin, göz etrafındaki kaz ayaklarına glikolik asitle yapılan hafif bir peeling uygulandığında bile hasta cildinde bir açılma gözleyebilir. Kremin içindeki bir miktar glikolik asit bile o etkiyi yaratabilir. Kremlerin de mutlaka bir etkinliği söz konusu. Ancak botoksun kremlerden daha etkili olduğunu düşünüyorum. Bir de botoks bir kez yaptırıyorsunuz, beş ay boyunca mutlu oluyorsunuz. Fiyat olarak kıyaslarsanız kremler de ucuz değil, botoks da ucuz değil. Bir de çok önemli bir nokta var ki; hiçbir hekim aynı botoksu uygulamıyor, hiçbir hasta aynı değil. Botoks uygularken kişinin yüzünün yapısıyla uyguluyoruz. Ben botoksu kanuna benzetiyorum. Kanunun açılıp kapanan birtakım anahtarları var. Onları açtığınızda ya da kapadığınızda farklı armonilere sahip oluyorsunuz. Botoks da öyle, yüzün her yerinde bir sürü anahtar var. Hangi anahtarı açarsanız, ona göre yepyeni bir tarz, yepyeni bir stil yaratıyorsunuz. Ama bunu kremlerle yapmak mümkün değil.

Cilt de mutlu oluyor

Sonsuz gençliğin ünlü hormonu DHEA (dehidroepiandrosteron)'yı, YvesSaint Laurent araştırmacıları tarafından kozmetik bir alternatif olarak sunuyor bize. Böbreküstü bezlerinin ürettiği bu hormon 25 yaşında en yüksek seviyesine ulaşıyor, 40 yaşla birlikte azalan bir ivme göstermeye başlıyor, 70'te ise yok olmaya yüz tutuyor. YSL'nin 'Age Expert' serisi hücre yenileme ritmini artırıyor ve dokuyu güçlendiriyor. Gençliğe iki adımda dönüşü ise Estée Lauder'ın 'Perfectionist Correcting Serum for Lines/Wrinkles' ürünü vaat ediyor. Birinci adım; kırışıklıkları ışık refleksiyonuyla yok eden optik teknoloji, ikinci adım ise kırışıklığı alt eden retinole yeni bir alternatif oluşturduğu 'Biosync-Komplex'. Kolajen ve elastin üretimlerini etkili hale getiriyor ve hücrelerarası iletişimi farklı cilt katmanlarında bile yapılabilir kılıyor. Guerlain ise 'Issima Happylogy'yle ciltteki mutluluk moleküllerini (beta endorfin) uyandırıyor. Endorfinin sadece sinir hücreleri tarafından oluşturulduğu düşünülüyordu ancak bir süre önce cildin de bu hormonu üretebileceği kanıtlandı. Bu arada, Estée Lauder araştırmacıları hücrelerarası iletişimin mükemmel oyununu gerçekleştirecek iki proteinin keşfine imza atmış bulunuyorlar; dermis ve epidermis arasındaki enformasyonu sağlayan 'integrine' ve kolajen ve elastin arasındaki koruma kablosu 'Laminine'. Kolajen ve elastin lifleri arasındaki koruma yastığı 'Matrix'le Chanel'in 'Precision Rectifiante Intense'i devreye giriyor. Bu yeni etkili madde cilt içinde gerçekleşen yaşlanmayı yavaşlatıyor.
1509
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.