Ayrılığın ardından gelen sözler

Güncellenme tarihi: 01.11.2016
“Dr. Murat Öncel’in ilk tanıştıkları zaman profesör olduğunu söylemesi, çok kibar ve zarif davranması müvekkilime güvenli bir resim sunmuştur. Fakat kısa bir süre sonra müvekkilim, beyefendinin genel kültürünün olmadığını anlayarak kendisinden şüphe etmeye başlamıştır.

Müvekkilimle yaptığım konuşmalarda kendisinin hayatın içinden birtakım şeyleri mesela Yüksek Askeri Şura nedir bilmiyor, şike nedir bunları bile bilmediğini öğrenince onun üzerine bir araştırma yaptık, YÖK’e sorduk. Yeditepe’den kavga kıyamet alınan bir profesörlük belgesi var ama bu geçersiz bir belge. Bir doçentin profesör olabilmesi için doçentlikten sonra 2 yıl üniversitede hocalık yapması gerekiyor. Müvekkilime profesörüm dedi, doçent çıktı.

Çakma profesör. YÖK’ün sınavından geçmesi gerekiyor. Biz Bunu YÖK’e sorduğumuzda ‘İnanamıyoruz, ilk kez başımıza böyle bir şey geliyor’ dediler. YÖK’ten doçent olduğu belirtildi. Üniversiteler Arası Kurul ve YÖK’te profesör olduğuna olduğuna dair bir kayıt yok. O belge geçerli olsaydı YÖK’te görünürdü.

Ayrıca Murat Öncel’in bilimsel hiçbir yayını da yok. Bu adam bir dolandırıcı. Hastalarını aldatmak da bir dolandırıcılıktır. Bir koca en azından eşine karşı dürüst olmalı. Tıpta Retina Oscar’ı diye bir şey yok. Ama kendisi en iyi senarist dalında Oscar alabilir.”

Nuhoğlu, müvekkilinin tefeciden borç aldığı iddialarıyla ilgili de “Tamamen aslı olmayan bir açıklamadır” dedi.
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.