Mahmure

Doktorlar

Turgut Göksoy

Boyun ağrısı her yaşın derdi

Boyun ağrısı her yaşın derdi

Boyun ağrısı oldukça sorun yaratır günlük yaşamda...

Boyun omurgasını meydana getiren kemikler ve eklemlerdeki bazı bozukluklar, ya da o bölgedeki bir takım hastalıklar boyun ağrısını tetikler. Üstelik yaşlı, genç demeden, her yaşın sorunu olarak ortaya çıkabilir boyun ağrısı...

Bazen sadece "ense ağrısı" yapar, bazen de ensedeki ağrı başa, sırta ve kollara doğru sirayet eder. Kimi zaman da elde, kolda uyuşmalar baş gösterir bu yüzden... Boyun ağrısı, günlük hayatımızı çok fazla etkiler. Çalışma verimini de düşürür. Boyun ağrısına yol açan hastalıkların sadece fıtık, romatizma ve kireçlenme vb. ile sınırlı olduğu sanılır ama çok fazla nedeni olabilir.

Boyun ağrısı derdi çeken çok var. Yaşlı genç demeden herkes için söz konusu olabiliyor bu ağırı çeşidi. Ancak bu konuda toplumdaki bilinç çok az.Örneğin ağrının kireçlenmeden kaynaklandığı sanıldığında fıtık ortaya çıkabiliyor, ya da bir başka hastalıktan kuşkulanan biri, aylar önce yaşadığı bir darbenin sonuçları ile karşılaşabiliyor. Öncelikle bunların farkında olmak için boynun "anatomisi" hakkında bilgi sahibi olmak gerekir.

"Omurganın arkasından boyundan başlamak kaydıyla aşağı doğru uzanan omurilik kanalı bulunmaktadır. Omuriliğin bu seviyesine isabet edecek kazalarda hayatta kalma ihtimali zayıftır. Yaşam sürse bile omurilikte olacak kesilmelerde kolların ve bacakların hareket etmemesiyle seyreden ciddi felçler ortaya çıkabilir.

Boynun anatomisini anlamak önemli

Boyun omurları 7 adet omurdan ibaret olup özellik itibariyle diğer omurlardan bazı farklılıklar göstermektedir. Birinci ve ikinci omurların şekilleri diğer omurlardan oldukça farklıdır. Omurgamızda biri boyunda biri belde olmak üzere 2 adet içe doğru, ayrıca biri sırtta diğeri sağrı bölgesinde olmak üzere 2 adette dışa doğru tümsekliği mevcuttur.

Omurgaların ön yükseklikleri arka yükseklikten az olduğu için omurgada, boyuna has arkaya doğru bir eğim söz konusudur.Boyun bölgesinin etrafında çeşitli bağlar yardımıyla omurga dengede tutulur.

Küçük bir alanı kaplamasına rağmen boyun bölgesinde 32 adet kas bulunmaktadır. Bu sayede kafamızla boynumuz üzerinde istediğimiz birçok hareketi yapabiliriz.Bu kasların kasılıp gevşeme yeteneklerinde çeşitli nedenlerle ortaya çıkan bozukluklarda ya boyunda veya yakın çevresi olan baş ve kollara doğru yayılan ağrılar ortaya çıkmaktadır. Omurgalar arasında, yastıkçık fonksiyonunu kıkırdak yapısında olan diskler üstlenmiştir. 1.omur ile 2.si arasında disk yoktur. Diskler omurlar üzerine binen yükleri tıpkı arabalardaki amortisörler gibi dengeli biçimde alttaki omurlara dağıtır. Disklerin ortasında jel kıvamında bir çekirdek tabakası vardır. Hareketli olan bu çekirdek bazı durumlarda bulunduğu yerden fıtıklaşarak dışarı taşar ve önemli sorunlara yol açan boyun fıtıklarını oluşturur.

Modern toplumların derdi

Modern toplumlarda boyun ağrıları konusunda özel saptamalar:

Boyun ağrıları son yıllarda modern toplumun başlıca sorunlarından biri olma yolundadır. Boyun bölgesi birçok damar, sinir, omurilik gibi dokularının geçiş yolu üzerinde vücudumuzun en yaşamsal kesimlerinden birisidir. Boynumuz, beynimizi ve 5 duyu organından göz, kulak, dil, burun olmak üzere 4'ünü içinde bulunduran kafamızı taşıyan bir dokudur. Boyun bölgesi böylece hem yaşamsal merkezlerin vücudun diğer bölgelerine bağlandığı geçiş bölgesi hem de omurganın uzantısı olarak statik görevleri üslenmesi nedeniyle her türlü dış etkenden kolayca etkileneceği muhakkaktır.

Peki boyun ağrısının özellikleri nelerdir?

1) Hastalarda ağrıyı artıran ve azaltan çeşitli nedenler olabilir. Bu yüzden hastanın sorgulanması sırasında ağrının hava şartları ile ilgisi ,istirahat veya hareketle ilgisi, gece ortaya çıkan ağrı olup olmadığı (tümörler, damarsal, iltihap nedenli) değerlendirilmelidir.

Ayrıca ağrının oturmalarda, yatış sırasında veya yürümede durumunun nasıl olduğunun sorgulanması gerekmektedir.

Ağrının kaynağı olan dokuları hekimin araştırması gerekir. Bunlar, iç organlar, adale, sinir dokusu, kemik, deri veya yumuşak dokulardan herhangi biri ağrının kaynaklandığı doku katmanı olabilir.

Ağrının niteliği hastaların sorgulanması sırasında üzerinde durulması gereken bir husustur. Ağrılar her hastada birbirinden farklı şekilde kendini gösterebilir. Delici, inatçı, tırmalayıcı, yanarcasına (nöropati), sızlamalı (nevralji –Fibromiyalji ağrısı), zonklayıcı (iltihap ağrısı), künt ağrılar (kireçlenme), gelip gidici veya karışık tip ağrılar olabilir.

Hastalarda ağrının günlük yaşam üzerine bazı sınırlayıcı etkileri olabilir. Yıkanma, tuvalet, lavaboda durma gibi tüm günlük yaşam hareketlerinin ağrı üzerine etkileri bu nedenle ayrıntılı olarak sorgulanmalıdır.

2) Hastalarda çok farklı nedenler ağrıyı başlatabilir. Ağrıyı başlatan nedenler, sıcak –soğuk, travma veya başka bir hastalığı takiben ortaya çıkabileceği gibi boyun omurgasına tesir eden ani veya kronik düzeyde bir yanlış hareket de ağrı nedeni olabilir. Yine bir enfeksiyon, yoğun stres altında kalma veya aşırı yorulma ağrıları tetikleyebilir. Bazen omurgayı zora sokan bir yolculuk, boyuna vuran bir rüzgar veya cereyanda kalma daha önce hiç ağrı görmemiş bir boyunda aniden ağrıların başlamasına yol açabilir.

3) Hastalarda boyunda başlayan ağrının yayıldığı bölge omurgalar arasındaki sorunun nerede olduğunu bize işaret eder. Mesela, boyundan başlayıp elde başparmağa doğru yayılan bir ağrıda 5.ve 6. boyun omurları arasında bir sorun olduğunu düşünmek gerekir.

Ağrının ne kadar süreden beri devam ettiği, hastalığı değerlendirmede önem taşır. Zira her hastada ağrının süresi birbirinden farklı sürelerde olabilir. Bize göre akut ağrılar 1 - 29 gün, subakut olanlar 1 - 6 ay, kronik ağrılar ise 6 aydan daha fazla süren ağrılardır. Yine her hastada ağrı şiddeti değişkenlik gösterebilir. Burada ağrının şiddetini derecelendirmek için 0 - 10 veya 0 - 5 arası derecelendirme yapmaktayız. Ağrılar ya devamlı aynı şiddette, ya da değişken farklı şiddetlerde olabilir.

Ağrının özellikleri

Hastalarda ağrıyı artıran ve azaltan çeşitli nedenler olabilir. Bu yüzden hastanın sorgulanması sırasında ağrının hava şartları ile ilgisi, istirahat veya hareketle ilgisi, gece ortaya çıkan ağrı olup olmadığı (tümörler, damarsal, iltihap nedenli) değerlendirilmelidir. Ayrıca ağrının oturmalarda, yatış sırasında veya yürümede durumunun nasıl olduğunun sorgulanması gerekmektedir.

Ağrının kaynağı olan dokuları hekimin araştırması gerekir. Bunlar iç organlar, adale, sinir dokusu, kemik deri veya yumuşak dokulardan herhangi biri ağrının kaynaklandığı doku katmanı olabilir.

Ağrının niteliği hastaların sorgulanması sırasında üzerinde durulması gereken bir husustur. Ağrılar her hastada birbirinden farklı şekilde kendini gösterebilir. Delici, inatçı, tırmalayıcı, yanarcasına (nöropati), sızlamalı (nevralji –Fibromiyalji ağrısı), zonklayıcı (iltihap ağrısı), künt ağrılar (kireçlenme), gelip gidici veya karışık tip ağrılar olabilir.

Hastalarda ağrının günlük yaşam üzerine bazı sınırlayıcı etkileri olabilir. Yıkanma, tuvalet, lavaboda durma gibi tüm günlük yaşam hareketlerinin ağrı üzerine etkileri bu nedenle ayrıntılı olarak sorgulanmalıdır.

Boyun ağrısının nedenleri ise hayli farklılıklar gösteriyor. Boyunda ağrıya yol açan çok sayıda neden vardır. Bunları iki ana başlık altında toplanıyor:

1) Omurgasal nedenli boyun ağrıları

Omurgasal kaynaklı belli başlı 3 neden söz konusudur.

a- Omurga ve yumuşak dokuların travmaya bağlı zedelenmeleri

b- Omurgalarda yıpranmalara bağlı boyun kireçlenmeleri

c- Boyun fıtığı

2) Omurga dışı boyun ağrıları

Ağrının nedeni omurgadan kaynaklanmayan fakat boyun çevresinde hissedilen bazı ağrılar vardır. Bu grupta yer alan ağrılara göğüs kafesinden çıkan adale ve sinirlerin sıkıştıran ağrılar "torasik çıkış sendromları = T.O.S" adı verilir. Göğüs kafesinden çıkan adale veya sinirleri sıkıştıran neden aşağıdaki 3 nedenden biri olabilir.

a) Boyun omurgası ile 1. kaburganın birleşmesi
b) "Skalenus Antikus" adalesinin sıkışması sendromu
c) Pektoralis minor adalesinin sıkışma sendromu

Boyuna doğru yansıyan ağrılar

Nedeni boyunda olmadığı halde ağrının hissedildiği yer boyun olabilir.

Buna yansıyan ağrılar diyoruz. Bunlar da bir çok nedene bağlı olabiliyor:

a- Strese bağlı boyun ağrıları
b- Adale kaynaklı
c- Yanlış duruş bozuklukları
d- Göz hastalıkları kaynaklı
e- Romatizmalar
f- İç hastalıkları nedenli olabilir.

Boyunun vücudun en önemli bölgelerinden biri olup bazı boyuna isabet eden travmalarda yaşamsal sorunlarla karşılaşıldığını biliyoruz. Gerçekten korunma amacıyla boyunda ne kadar önlem alınırsa alınsın bu hedefe tam ulaşmak mümkün olmaz. Günlük yaşamda karşı karşıya kaldığımız küçük darbelerden daha büyük kazalara kadar boynumuzun, travmalardan da çok kolayca etkilendiği unutulmamalıdır. Bu travma mesela bir trafik kazası ya da bir düşmeden kaynaklanabilir.

Trafik kazaları boyun için büyük risk

Araç içi otomobil kazalarında önden başka bir yere çarpıldığında, boyunda kamçı darbesi olarak isimlendirilen bir sorun ortaya çıkar. Çarpan bu kişilerin önce başı öne sonra ise tam tersine arkaya doğru hızla kamçı gibi sallanır. Eğer arabaya arkadan başka biri çarparsa bu kez tam tersi durum ortaya çıkar.

İlkine, hiperfleksiyon ikincisine ise hiperekstansiyon travması adı verilir. Başın 2 farklı yönde hareketi sırasında boyuna aşırı yük biner. İlk birkaç saatte olayın sıcaklığıyla yeterince anlaşılmayan sorun boyun sertliği ve ağrı ile giderek tırmanmaya başlar. Birkaç günde inanılmaz derecede artar. Birkaç ay şiddeti giderek azalarak devam eder.Zamanında doğru bir şekilde tedavi edilmezse boyunda kalıcı önemli izler bırakabilir.

Sporcular da dikkat etmeli

Sportif faaliyetler sırasında çok kez boyuna isabet eden yaralanmalarla karşılaşılır. Bunların bir kısmı daha hafif atlatılırken bir kısmı uzun yıllar devam edecek sorunları beraberinde taşır.Sığ sulara atlama sırasında boyunda ters dönme sonucu bazı kişilerde kol ve bacaklarda felçlere varan ciddi olaylar olabileceği gibi boyunun aşırı bükülmesi sonucu değişik derecelerde farklı tablolar ortaya çıkabilir. Futbol başta olmak üzere özellikle rakiple yapılan spor türlerinde boyun omurlarında bazı zedelenmeler olabilir.

İş kazaları

Bu tip kazalarda boyunun olaya katılması halinde geçici veya kalıcı boyun ağrılarına yol açabilecek çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir. Bazı meslek grupları daima travma riski altındadır. O iş kollarında koruyucu önlemlerin alınması ve çalışanların bu konuda eğitimi şarttır. Çalışma sırasında kask takılması, tehlikeli ve dengesiz ağır cisimlerin yanına yaklaşmaktan kaçınılması, eğer iş makinaları kullanılıyorsa boyunun doğal konumunun muhafaza edilmesi uygun olacaktır. Tedavi yaklaşımı trafik kazalarından pek farklı değildir.

Prof. Dr. Turgut Göksoy
0216 380 15 00
« tüm yazıları
Soru Sor
10665
dahafazlası
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.