Mahmure

Doktorlar

Turgut Göksoy

Bedeni taşıyan ayaklara dikkat

Bedeni taşıyan ayaklara dikkat

Ayaklarınızı farklı bir gözle incelemeyi düşündünüz mü hiç?

Derisi nemli veya kuru mu? Deride çatlak, morartı gibi renk değişiklikleri var mı? Ayağınız şekli normalden farklı görünümde mi? Parmaklarda nasır, tırnak batması, su toplaması veya ayakkabı vurukları görülüyor mu? Parmak aralarında kaşıntı, su toplaması ve kabuklanma gibi normal dışı değişiklikler var mı? Ayak ağrılarınız şiddetli mi? İşte bu soruların yanıtlarına "evet" diyorsanız maalesef uzman bir hekime gitme zamanınız geldi demektir!

"Ayak ağrılarının bir kısmı, ayağın kendi sorunu iken bazıları da bedenin farklı yerlerindeki hastalıkların ayağa yansımadır. Örneğin bir kalp yetmezliği veya böbrek yetmezliğinde ayakta şişlik olabilir. Özellikle ayak veya ayak bileğini tutan bazı romatizmal hastalıklar çok tipiktir. Bir şeker hastasının ayak sorunları ise çok ciddidir" Bu konu ile ilgili A'dan Z'ye bütün soruların yanıtları:

Ayakla ilgili hastalık tanıları nasıl konulur?

İlk adım ayak ve ayak bileğinin dışarıdan görünümüdür. Ayaklarda çeşitli nedenlerle şişlikler olabilir. Oldukça sık görülen bu durumda şişliğin nedenini ortaya koymak için önce gözle başlayan sonra diğer muayene yöntemleriyle tamamlanan bir dizi araştırma yapmak gerekir. Hastanın yürüme tarzı dikkatle gözlenir. Yürüme ayak hastalıklarının aynasıdır. Hatta birçok hastalık elektronik çalışan bilgisayarlı bir sistem olan "yürüme analiziyle" rahatlıkla anlaşılabilir. Yere basma veya adım atma şekli birçok hastalığın yansıması olarak değerlendirilmelidir.

Bir başka değerlendirme; yürümede, yere basmada ayaklarımızla bütünleşen ayakkabının muayenesidir. Aynı şekilde ayakkabılar da ayak sorunlarını bize yansıtan bir aynadır. Bu amaçla ayakkabını daha fazla aşınan bölgeleri, gösterdiği şekil bozuklukları değerlendirilmelidir.

Ayaktaki bazı noktalar işaret verir

Muayenenin ikinci aşaması ayakta bazı özel noktalara elle dokunulmasıdır. (palpasyon) Ayak tabanındaki kavisler, parmaklar, kemikler, eklemler, adale dokusu bu amaçla incelenmelidir.

Muayenedeki diğer aşama ayak bileği eklemlerin hareket kabiliyetini bir açıölçerle ölçmektir. Ayak bileğinin 4 farklı hareketi böylece değerlendirilmelidir. Bazı hastalıklarda, bu hareketlerin bir yöne doğru veya tüm yönlerde sınırlanması söz konusudur. Bir başka muayene nörolojik muayenedir. Ayakta bulunan topuk üstündeki tendona özel muayene çekiciyle vurarak (Aşil refleksi) refleksler değerlendirilir. Ayakta duygu kusurları, tabandaki cildin çizilmesiyle yapılan diğer muayeneler gibi bir dizi inceleme yapılır. Ayağa doğru giden sinirlerde olabilecek sıkışmaların varlığı ve bu sorunun kaynağı hakkında bilgi verecek bir diğer tanı yöntemi ise kas ve sinirlerin elektrosudur.

Ayak ağrısına yol açan nedenler

Ayak ağrısına açan çok sayıda neden vardır. Bunların bir kısmı ayağın kendi sorunu iken bazıları da farklı bir yerden ayağa doğru yansımadır. Örneğin bir kalp yetmezliği veya böbrek yetmezliğinde ayakta şişlik olabilir. Bir şeker hastasının ayak sorunları çok ciddidir. Özellikle ayak veya ayak bileğini tutan bazı romatizmal hastalıklar çok tipiktir. Ayak sorunlarını şöyle sınıflandırabiliriz:

1- Romatizmal nedenler:

İltihaplı romatizmalar "Romatoid artrit- Reiter hastalığı-"

Sedef hastalığı "Psoriatik artrit "

İltihapsız romatizmalar "tendon-bağ- adale sorunları"

2- Kireçlenmeler "Osteoartrit"

3- Ayak travmaları (burkulma-yırtılma- kırık ve çıkık )

4- Enfeksiyon (akut veya kronik )

5- Doğumsal ayak sorunları "pes ekino varus (doğuştan çarpık ayak), çekiç parmak vs"

6- Yansıyan ağrılar (Bel, diz veya kalçadan yansıyan ağrılar)

7- Ayağa özgün sorunlar

a) Tarsal tunel sendromu (ayak bilek kanalı sendromu)
b) Topuk dikeni
c) Taban çökmesi
d) Metatarsalji
e) Nasırlar, cilt ve tırnak batması ve enfeksiyonları
f) Halluks valgus
g) Sorunlu çocuk ayakları (büyüme kıkırdakları -kötü ayakkabı-basma anormallikleri
h) Mesleki ayak ağrıları
i) Ayakkabı sorunları
j) Ayaklarda egzersize bağlı sorunlar
k) Huzursuz bacak sendromu
l) Südeck atrofisi

7- Diğer hastalıklarla beraber:

a) Diyabetik ayak
b) İskemik ayak ağrısı
c) Raynaud fenomeni
d) Gut hastalığı

Romatizmal nedenlere bağlı ayak ağrıları

İltihaplı eklem romatizmaların bir kısmı özellikle ayak ve ayak bileğini tutma özelliğindedir. Romatoid artritin ( RA ) en sık tuttuğu eklem önce eller daha sonra ayaklardır. Bu nedenle RA' da ayak tutulumu daima dikkatle izlenmelidir. Zira ayakta ciddi eklem bozuklukları ortaya çıkar. Bunun tedavisi hastalığın erken tanınması ve ilerlemesinin çeşitli yöntemlerle engellenmesidir.

Reiter hastalığı diğer iltihaplı eklem hastalığı örneğidir. Hastalık gözde, idrar yollarında ve eklemlerde kendini gösterebilir. Hızlı ilerleyen bu ciddi hastalıkta erken tanı ve tedavi sakatlıkların önüne geçme şansı verebilir.

Sedef hastalığı, ciltte özel döküntüleri ile bilinen bir hastalıktır. (Psoriatik artrit ) Bazen romatizmal hastalıklarla beraber seyreder. El ve ayakta çeşitli tipik bozukluklara yol açar.

İltihapsız seyreden bazı romatizmalar; ayak bileği bağları, adaleleri, tendonları tutarak kendini gösterebilir. Vücudun en kalın kirişi olan ayağın arkasındaki Aşil tendonu çeşitli nedenlerle rahatsızlanabilir. İltihaplı romatizmaların dışında bu katmanlarda da çeşitli ağrı kaynağı olabilecek hastalıklar ortaya çıkabilir.

Ayak bileğinde kireçlenmeler (Osteoartrit)

Ayak bileği eklemi vücut ağırlığı altında ezilen bir eklemdir. Bu nedenle özellikle ayakta fazlaca duran mesleklerde veya bir travma sonrası doğru düzgün tedavi edilmediği durumlarda ayak bileği ekleminde yıpranmalar ortaya çıkabilir.

Eklemde ağrı, hareket sırasında ses duyulması ve kısıtlılık olması hatta zamanla bazı şekil bozukluklarının ortaya çıkması söz konusudur. Tedavisinde ekleme fizik tedavi lokal bazı enjeksiyonlar ve egzersizler önerilir.

Ayak travmaları

Ayaklar günlük yaşamda çok sıklıkla travmalarla karşı karşıya kalmaktadır. Normal yaşantısını sürdürenlerde bile bu sorunlar görülebilmektedir. Denge sorunu yaşayan, egzersizden uzak yaşam sürenler, yürüme sırasında dikkat etmeyenler ayak travmalarıyla sıkça karşılaşırlar. Özellikle yaşlılar kolayca kayarak düşer ve en basitinden ayaklarını burkarlar. Kırık, çatlaklarda çok sık görülür. Kemiklerde osteoporozu olan bu yaşlı şahısların bu nedenle kaygan zeminlerde çok dikkatli olması önerilmelidir.

Yine çocuk ve gençlerde düşmelere bağlı ayak sorunları olabilmektedir. Bazı spor dallarında ayak ciddi risk altındadır. Başta kayak sporu, futbol, buz pateni, basketbol ayaklar için tehlikeli spor türleridir.

Bunun dışında iş ve trafik kazaları da ayakların sıklıkla etkilendiği travmalardır. Bu sırada eklemde burkulma, bağlarda yırtılma veya daha ciddi durumlarda çıkık ve kırıklar olabilir. En sık rastlanan ayak burkulmalarını biraz daha ayrıntılı incelemekte yarar vardır.

Ayak bileği burkulmaları

Ayaklarımız yürüme, koşma, atlama ve dengemizi sağlayan bu kadar fazla bağın mevcudiyetine rağmen yaşantımızda sık sık denge kaybına uğrayabilir. Bunun sonucu olarak en basitiyle burkulmalar ortaya çıkmaktadır. Burkulmalar sadece spor veya mesleki nedenlerden değil normal kişilerin başına gelebilecek bir durumdur. En sık görülen yaralanma dış bağ yırtılmalarıdır.

Burkulma ile beraber ayak bileğinde; süratle ağrı ve şişlik gelişir. Bu sırada damar yırtılması varsa şişlik inanılmaz hızla oluşur ve dokunmaya karşı şiddetli tepki oluşur. Kızarıklık, zamanla morarmaya dönüşür.

Ayak bileği yaralanmalarında ayrıntılı sorgu ve muayene sonrası düz röntgen filimi kemiklerde meydana gelen çatlak ve kırıkları rahatça gösterecektir. Yumuşak dokuya ait kuşkular varsa MR gerekebilir.

Travmalarda tedavi

Travmalarda genel olarak akut devrede ayağın bir süre mutlak istirahat ettirilmesi ayak çevresine 2-3 gün süreyle soğuk uygulanması gerekir. Sorun giderek artıyorsa doktora başvurulmalıdır .Bu sırada ağrı kesici ve ödem önleyici ilaçlar kullanılır. Hafif burkulmalar haricinde genellikle ayak bileğini hareketsiz bırakan ortalama 20-25 gün süren bir alçı uygulaması gerekir. Eğer bu tespit yapılmazsa ayak bağlarında tam iyileşme olmaz ve burkulmalar sıklıkla tekrar eder. Bu da zamanla ayak bileğinde kireçlenmelere neden olur.
Daha hafif burkulmalarda veya sıklıkla tekrarlayan burkulma durumlarında ayak bileğine özel bandajlar uygulanır. Bunlar uzun süre kullanılır. Özellikle sporcu kişilerde ayak bileklerinin sıklıkla burkulma şanssızlığında yine benzer bandajlar kullanılmalıdır. Ayaktaki bağların yırtılması veya ayak bileği içyan çıkıntısının kırılmasında ameliyat düşünülmelidir. Halbuki dış yan kırıklarında alçı tedavisi yeterli olabilir.

Ayak travmalarında akut dönem geçtikten sonra ayağa fizik tedavi uygulamaları yapılmalıdır. Manyetik alan ve özel bir soğuk uygulama olan kriyoterapi bu travmatik ayak sorunlarında çok başarılı sonuçlar veren fizik tedavi yöntemleridir.

Ayaklarda enfeksiyon

Ayak bileğinde bazen lokal veya vücudun başka bir bölgesinden yayılan bir enfeksiyon söz konusu olabilir. Akutenfeksiyonlar bazen kronikleşir ve yıllarca süren ayak bileği sorunlarına neden olabilirler. Tüberküloz hastalığı bazen ayak bileğine yerleşebilir ve eklemde zamanla kalıcı bozukluklara yol açar.

Bebeğinizin ayakları normal mi?

Yeni doğan bebeklerin ayaklarında çeşitli doğumsal anormalikler olabilir Ayak tabanının düz veya tersine aşırı kavisli olması, çarpık ayak olarak isimlendirilen içe dönük ayak durumu, fazla veya az sayıda parmak anormallikleri bu çerçevede değerlendirilmelidir. Günümüzde genellikle bu ayak anormalliklerinin ameliyatla tedavisi mümkün olmakla beraber başarının ancak erken tanı ile sağlandığı unutulmamalıdır. İşte doğuştan meydana gelebilecek bazı problemler şunlardır:

Pes ekino varus (doğuştan çarpık ayak)

1000 doğumdan birinde rastlanan ve nedeni bilinmeyen bu durum bazen her iki ayakta beraber görülür. Genelde erkek çocuklarda ortaya çıkar. Ayakta topuk ve parmaklar içe doğru dönmüştür.

Doğumdan hemen sonra tedaviye başlanmalıdır. Ayak elle dikkatlice düzeltilir ve bunu korumak için ayak alçılanır. Düzeltme işlemi her hafta giderek artan açıklıklarda tekrarlanır. Normal haline gelmesi aylar alabilir. Düzelme olup olmadığı ayak filmleri ile takip edilir. Alçılama işlemleri ortalama 3 aya kadar sürer. Düzelme sağlandığında bunun korunması için yürüyene kadar özel ayakkabılar giyilmelidir. Kolayca geriye dönüşebilen bir hastalık olduğundan okul başlayana kadar çocukların izlenmesi ve bu arada sonuçlar yetersiz ise cerrahi girişim yapılabilir.

Doğuştan çarpık ayaklarda cerrahi tedavi

Tedaviye geç başlanıldığında germe ve alçılama tedavileri bebeklerde ayağı tam düzeltmeyebilir. 3 aylıktan,1 yaşına kadar olan dönemde yapılan ameliyatlar başarılı sonuçlar verir. Ameliyat sonrası 6-8 hafta kadar alçı uygulanır ve bunun ardından özel ayakkabılar giyilmelidir. Tedavi edilmeyen bu çocuklarda çok ciddi sakatlık ve yürüme bozuklukları oluşur.

Yansıyan ağrılar

Ayaklardaki ağrılar bel, diz veya kalça gibi bedenin diğer bölgelerindeki rahatsızlıkların yansıması olabilir. Örneğin, bel fıtığı ağrısı veya uyuşması ayağa yayılabilir. Kalça ekleminin hareketlerinin kısıtlandığı " koksartroz " hastalığında, ağrı o taraftaki dize, hatta ayağa doğru ilerleyebilir.. Yine diz sorunları da ayaklara farklı şekilde sirayet edebilir.. Bu nedenle ayak muayenesinde çevre eklemlerin gözden uzak tutulmaması şarttır. Şüpheli durumlarda, bu bölgelerin de ayrıntılı değerlendirilmesi ve görüntülenmesi gerekebilir.

Ayaklarda egzersize bağlı sorunlar

Egzersiz sırasında, kaslarımız beklendiği kadar esnek değilse, kolay zedelenebilirler. O yüzden egzersize başlamadan ısınma ve germe egzersizlerinin yapılması olabilecek birçok ayak sorunundan bizi koruyabilecektir. Ayağın en sert ve güçlü tendonu olan topuktaki "Aşil tendiniti" ve ayak tabanının aşırı zorlanmasına bağlı "plantar fasiit" gibi rahatsızlıklardan böylece uzak durma şansı elde edilecektir.

Damar daralmasına bağlı ayak ağrısı

Ayak damarlarında dolaşımın sınırlandığı çeşitli hastalıklarda zamanla ayaklarda tıpkı şeker hastalığında olduğu gibi belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Cildin rengi solar ve soğur. Kıllar dökülür kolayca yaralar oluşur ve yürüme sırasında erken yorulma nedeniyle önce topallama sonra zorunlu olarak durmak hatta çömelmek zorunda kalınır. Hastalık ilerleyince ayak dolaşımı iyice bozulur ve neredeyse canlılık belirtileri sönmeye başlar. Bazı durumlarda tıkanan yerin altındaki seviyeden ayağın kesilmesi söz konusu olabilir. Bu duruma tıkayıcı damar hastalığı (Bourger hastalığı) denilir. Hastalığın bazen tek nedeni sigara olabilir. Bu nedenle derhal sigara terk edilmeli ve diyabetik ayakta uygulanan tedavi seçenekleri gündeme gelmelidir. Ek olarak ayak damar dolaşımını artırmak için damarların çalışmasını sınırlayan sempatik sinir sistemine yönelik bazı cerrahi girişimler gündeme gelebilir.

Tırnak batması

Çok kısa kesilen tırnaklar bazı kişilerde tırnak batmasına neden olabilir. Bunlarda tırnak yatağı cilt içine doğru gömülerek büyür. Bu durum genellikle sıkı ve dar bir ayakkabıdan kaynaklanabilir. Tırnak batması olanlarda bir süre sonra infeksiyon gelişir. Şiddetli ağrı, şişlik ve dokunmakla artan hassasiyet son derece rahatsız edicidir. Tırnak yatağı kenarında cerahat akıntısı başlar ve zamanla cilt dokusu batan tırnak üzerinde giderek büyümeye başlar. Tırnak batmasının tedavisi mümkündür. İltihaplanmış batık tırnağın mutlaka hekim tarafından çekilmesi gerekir. Antibiyotik uygulamasına başlanır. Ayak günde 4-5 kez sıcak, sabunlu suya sokulur. Tırnak yatağına özel steril gazlı bez konulur ve günlük olarak değiştirilir. Çoraplar sık sık değiştirilmelidir. Artık çok kez ayakkabı yerine terlik giymek gerekir. Zamanla batma yeniden tekrarlarsa tırnak yatağını düzeltici bir operasyon söz konusu olabilir. Tırnak batmalarından korunmak için tırnak kenarlarını yuvarlak değil mutlaka köşeli kesmek gerekir. Tırnağın uzunluğu cilde gömülmeyecek uzunlukta olmalı, tırnak kenarları elle koparılmamalı ve sıkı ayakkabılardan sakınılmalıdır. Elbette, ayaklar her vakit temiz tutulmalıdır.

Nasır problemi

Nasır ayakta basit fakat zaman zaman ciddi sorunlara yol açan deride ileri derecede kalınlaşmalardır. Sıkı ayakkabılarla tüm gün dolaşanlarda daha fazla görülür. Ayakkabının baskısıyla bazen deride yaralar oluşabilir. Kendi kendinize tedavi etmeniz çok kez mümkün değildir. Bunun için ayak sağlığı merkezlerinde en iyi çözümler bulunacaktır. Bazen resimde görüldüğü gibi ayağı ilgilendiren bir başka hastalıkta hem ayakta değişik sorunlar ve hem de nasır sorunu birlikte bulunabilir.

Taban çökmesi (düz tabanlık)

Ayakta, biri büyük ve uzamına diğeri ise küçük ve yatay olmak üzere 2 adet kavis vardır. Çocukların hepsi düz taban olarak doğarlar ve bu durum bir kaç yıl devam eder. Bu kavisler çocuklarda zamanla gelişir. Çocuk yere bastığında tabanı düz, fakat otururken veya parmak uçlarında durduğunda ayak kavisi normal görülüyorsa buna "esnek düz tabanlık " denir. Ailelerin korkuya kapıldıkları bu durum aslında o kadar önemli bir durum değildir ve çoğu zamanla ciddi önlemler alınmasa bile düzelir.

"Esnek düz tabanlık"ta ayaklarda kas fonksiyonları ve eklem hareketleri normaldir. Bu çocuklarda taban kavisinin gelişimi 7 yaşına kadar devam eder. Fakat ergenlik dönemine kadar sürüyorsa ayak tabanında ağrı olur ve bu durumda doktora gidilmelidir. Yani daha önceki dönemlerde yapılan uğraşlar çok kez gereksizdir.

Ergenlik çağında ayak ağrıları çeken çocuklarda topuktaki "Aşil kirişi", gergin düzleşmiş tabanda oldukça serttir. Ayaklardaki sorunlar çok kez kalıtsal özelliktedir. Bu nedenle çocukların bu bağlantılarının sorgulanması gerekir. Hekim sorunu tam olarak anlamak için çocuğa ayağı hem çıplak hem de ayakkabısını giymiş olarak bakmak gerekir. Daha sonra yere basarak çekilen ayak röntgen fiilmleri çektirilir. Sertleşmiş tabanlarda ve Aşil kirişi gergin olanlarda özel germe egzersizleri ve tabanlık önerilir. Bu tabanlık ayaktaki ağrı ve yorgunluğu azaltır. Aşil gerginliğini azaltmak için fizik tedavi ve nadir durumlarda ayağı alçılamak gerekebilir. İnatçı ağrılarda cerrahi tedavi önerilebilir.

Çocuklarda görülen ayak sorunları

Yeni doğan bebeklerin dikkatli bir şekilde görünen veya görünmeyen doğumsal anormallikler açısından dikkatli bir şekilde muayenesi şarttır. Bu izlem daha sonra yürüme çağında ve hatta daha ileri dönemlere kadar devam etmesi uygundur. Büyüme çağında çocuklarda bazı yürüme sorunları olabilir. Yürürken aksama, sık sık düşmeler, içe veya dışa basma gibi sorunlara duyarlı olmak gerekir.
Ayrıca çocuklarda sık rastlanan ayak problemlerinden biri özellikle ayaklarda görülen " Büyüme ağrıları " dır. Bazen herhangi bir kemikte bulunan büyüme kıkırdağında bozulma oluşabilir. Topuk kemiğindeki büyüme plağında (Sever Hastalığı) böyle bir hastalık ortaya çıkabilir.

Ergenlik çağında ayaklarda en sık karşılaşılan sorunlar mantar infeksiyonları, sıyrıklar, tırnak batması ve spor sırasında ortaya çıkan yaralanmalardır. Spor veya egzersiz sırasında yanlış ayakkabı seçimi veya aşırı yüklenmeye bağlı ayak yaralanmaları ortaya çıkabilir. Ayak bileği burkulmaları ve kırıklar çocuklarda sık görülür. Büyüme kıkırdaklarının henüz kapanmadığı bu çağlarda büyüme plağında kayma şeklinde ortaya çıkan bir takım sorunlarda tedavinin acilen başlatılması gerekir.

Ayakkabı seçimi

Yürümeye başlayana kadar çocuklarda ayakkabıya ihtiyacı yoktur. Patikler yeterlidir. İlk ayakkabıyı almak için en uygun zaman çocukların ayakta durmaya ve yürümeye başladığı zamandır. 2 yaşından önce bütün bebeklerin hepsi düz tabandır.Tabanda kavisleşme tam olarak 7 yaşlarında oluşur.

Ayakkabı çocuğun ayağını zedelenmekten korur. Yumuşak malzemelerden yapılmış ayakkabılar her yaştaki çocuklar için uygundur. Sert ve yüksek tabanlar küçük çocukların ayaklarında takılmalara ve düşmelere neden olabileceğinden bundan kaçınılmalıdır Çok sık ayakkabısını çıkartan çocuğun ayakkabıdan kaynaklanan bir sorunu var demektir. Yeni yürümeye başlayan çocukların ayaklarını her gün olası darbelerin meydana getireceği sorunlar açısından izlemek gerekir.

Yürümeye atılan ilk adımlardan sonra anne ve babaların aklına takılan ilk soru çocuğumuz nasıl bir ayakkabı giymesi gerekir? Aslında hızlı büyüyen çocuklarda her ayakkabı küçüldüğünde bu soru yeniden gündeme gelir. Ayakkabı tam olarak ayağın boyuna uymalıdır. Uygun olmayan ayakkabılar tırnak batması, parmaklarda şekil bozuklukları ve nasır gibi hastalıklara neden olabilir. Çocukların hızlı büyüdüğü dönemlerde her 4 ayda bir yeni ayakkabıya ihtiyaç olabilir. İki yaşından önce çocuklarda her dört ayda 2 numara, 2 yaşından sonra ise 6 ayda bir 2 numara büyür. Ayakkabı içinde çocukların parmaklarının rahat hareket etmesine dikkat edilmelidir.

Küçük çocuklarda yüksek boğazlı ayakkabılar seçilmelidir. Ayakkabı tabanı yumuşak olmalıdır. Yumuşak taban hem ayağı iyi kavradığı hem de kaymadığı için yeni yürümeye başlanan dönemlerde tercih eldir. Bu ayakkabıların hafif olması çocukların yürürken daha az enerji harcamalarını sağlar. Çocuğun aktivitelerinde uygun yumuşak ve yuvarlak hatlı ayakkabılar giyilmesi sağlanmalıdır. Ortopedik ayak sorunlarında halk arasındaki yaygın inanç kullanılan ortopedik ayakkabının ayaktaki bozukluğu değiştirip kısa zamanda düzelteceği şeklindedir. Kuşkusuz ayakkabı buna yardımcı olacaktır. Fakat bunun dışında birçok düzeltici girişimin yapılması söz konusudur.

Okul çağı çocuklarında ayakkabı

Okul çağı çocuklarda günlük kullanımın amacına uygun ayakkabı tercih edilmelidir. Normal okula geliş gidiş ayakkabısı, spor ayakkabılar, tırmanma ayakkabıları gibi seçimler yapılabilir.

Bütün ayakkabıların esnek, iyi havalanan yere iyi basan ve kaymayan kısaca amaca uygun ayakkabılar olmasına dikkat edilmelidir. Yine de çocuğunuzun ayaklarında normalden farklı bir sorun olduğunda bunu doktorunuzla paylaşmalısınız.

Prof. Dr. Turgut Göksoy
0216 380 15 00
« tüm yazıları
Soru Sor
105555
dahafazlası
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.