Mahmure

Doktorlar

Nevzat Aksoy

"Doktor bey, bende 'kolit' var!"

"Doktor bey, bende 'kolit' var!"

Sizlere günlük yaşamınızda, çevrenizde çok sık duyduğunuz ama gerçekten de ne olduğunu tam bilmediğiniz bir durumdan "kolit'ten" söz edeceğim.

Hastanede ya da poliklinikte çalışırken sıkça şu ifade ile karşılaşıyorum:

- Doktor bey, bende kolit var!?

Ama biraz derinlemesine sorgulama yaptığımda her bir hastanın başka bir yakınması için bu deyimi kullandığını anlıyorum. Kimi karnındaki şişkinliği, kimi karnındaki sancılarını, kimileri de sık tuvalete gitmeyi kolit olarak adlandırıyor. Öyleyse bu karışıklık nereden geliyor? Bunu açıklamadan önce sindirim sistemimize bir göz atalım isterseniz.

Yaklaşık 140 cm uzunluğunda olan kalınbağırsağımızın tıp dilindeki adı "kolon"dur. Sindirim kanalımız (yemek borusu, mide, ince ve kalınbağırsaklar) yenilen besinleri ileri doğru iten ve bu nedenle de sürekli olarak hareket halindeki organlardır. Yutulan lokmalar midede sindirildikten sonra, ince bağırsaklar yolu ile kalın bağırsağa iletilir. Bu hareket sırasında, içi hava ve sıvı ile dolu olan bağırsaklarda, zaman zaman gurultu sesleri gelebilir ki bu belli bir sınıra kadar doğaldır. Sindirilen besinlerin işe yarayan bölümleri bağırsaklarda emilir; sindirilemeyen bölüm ise dışarı atılmak üzere makada (anüs'e) kadar ilerler. Sindirim kanalının hareketleri tıpkı kalbimiz gibi kendiliğinden olur. Bu hareketleri isteyerek önleyebilmemiz mümkün değildir. İrademiz dışında, sinirlerle çalışan bu sisteme "otonom sinir sistemi" denir. Bu sistem, (bağırsak hareketlerini hızlandıran) "parasempatik" ve (hareketleri yavaşlatan) "sempatik" sinirlerden oluşur. Bu iki sistem uyum içinde çalıştığında sorun olmaz. Parasempatik sinirlerin aşırı çalışmasında ishal, sempatiklerin aşırı çalışmasında ise kabızlık bulunur.

Kolon'un iltihaplı hastalıklarına "kolit" adı verilir. Kolit'in, hızlı başlayarak kendiliğinden, perhizle ya da kısa bir tedavi ile 5-10 gün içinde iyileşen tipine "akut kolit" adı verilir. Bizzat kalın bağırsağı tutan, uzun süre devam eden ve ciddi bir tedavi uygulamasını gerektiren durumlara ise "kronik kolit" denir. Genel olarak kolit dendiğinde uzun süren ve hastaları oldukça rahatsız eden bu kronik durum anlaşılır. Ancak az önce de belirttiğimiz gibi kolit deyimi, halk arasında çoğu kez yanlış kullanılmaktadır. Sık ishal veya kabızlığı olanlar, karnı ağrıyanlar, kendilerinde "kolit" bulunduğunu, bunu da daha önce gittiği bir hekimin söylediğini belirtirler. Yapılan araştırmalarda, koliti olduğunu beyan edenlerin ancak %5-10' unda gerçekten kolit bulunmaktadır -ki zaten bu grup hastalar, kendilerinde bulunan ve muhtemelen yıllardır sürmekte olan bu hastalık hakkında oldukça fazla bilgi sahibidirler. "Ülseratif kolit" diye adlandırılan bu hastalıkta kalınbağırsakta yaralar-ülserler bulunur. Bu yaralar, dönem dönem kanadığından, dışkı kanlı ishal şeklindedir. Bağırsağın içinin, esnek videoskopik kamera ile görüntülenmesine olanak tanıyan kolonoskopi ile hastalık saptanır ve alınan küçük parçaların tetkiki ile tanı kesinleştirilir. Uzun süreli tedavi gerektiren bu hastalık ile ilgili bugün anlatacaklarım bundan ibaret.

Şimdi gelelim kendisinde "kolit" bulunduğunu söyleyen ve az önce anlattığımız ülseratif koliti olmayan hastalarımıza... Aslında bu kişilerdeki durum gerçek kolit değildir. Bu durum tıpta "aşırı bağırsak duyarlığı" (irritable bowel syndrome) olarak adlandırılır. Eski adıyla "spastik kolon" veya "spastik kolit" olan bu durum tümüyle sinirsel olup, kadınlarda daha fazla görülür. Bu kişilerin kalınbağırsaklarında yer yer aşırı kasılma (spazm) bulunur. Yapılan tetkiklerin tümü normal olarak çıkar. Yalnız, kalın bağırsak filmi çekilirse, orada bağırsakların aşırı derecede kasıldığı, boğum boğum olduğu saptanabilir. Bu kişilerde ishal veya kabızlık ya da dönem dönem her ikisi de bulunabilir. Kabızlığı olanlarda, dışkı sert küçük parçalar halinde (keçi pisliği gibi) olabilir. Karında sancı, şişkinlik, gaz ve gurultu da bulunabilir. Aşırı kolon duyarlığı olan hastaların bir bölümünde ise ishal ön plandadır. Bunlarda parasempatik sinir sistemi daha baskındır. İshal ve dolayısıyla acil tuvalete gitme ihtiyacı, günlük yaşantının aksamasına neden olabilir. Aslında spastik kolit yaşam kalitesini oldukça bozan hastalıkların başında gelmektedir. Sıkıntı ve stres ile yakınmalar daha da artar. Burada bir sorun da, daha önceden birçok kez hekime başvuran ve yapılan tetkiklerin normal çıkmasıyla her seferinde, "sizin önemli bir şeyiniz yok" denilerek evine geri gönderilen hastaların, bu belirtilerin kendisini ne kadar çok rahatsız ve huzursuz ettiğini, çevresindekilere anlatamamalarıdır.

Tedavi: "Sizde spastik kolon var" demek işin kolayına kaçmak olur. Üstelik altta yatan başka bir hastalık atlanabilir. Öncelikle ishal ya da kabızlığa yol açabilecek diğer tüm hastalıklar araştırılmalıdır. Çeşitli tetkiklerle birlikte mutlaka kalın bağırsak filmi veya kolonoskopi yapılmalıdır. Bu tetkiklerin normal çıkması, hastayı rahatlatacağı gibi bizlere de yol gösterici olur. Tetkikleri normal çıkanlarda gönül rahatlığı ile sinir sistemini ve dolayısıyla bağırsakları rahatlatan tedavilere başlanabilir. Her hastanın koşulları ve bağırsakları yöneten sinir sisteminin etkilenme derecesine göre, farklı yaklaşımlarla tedaviler önerilir. Perhizin rolü azdır. Dokunan çok az sayıda besin kesilmeli, aksi halde her türlü gıda alınmalıdır.

Sağlıklı olun, mutlu kalın.

Dr. Nevzat Aksoy
İç Hastalıkları Uzmanı
Gastroenterohepatolog
« tüm yazıları
4565
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.