Mahmure

Doktorlar

Can Tokman

Çocuklarda diş kırıkları

Çocuklarda diş kırıkları

Sağlığın ağızda başladığına hem fikiriz ama ya yaramaz küçükler? Henüz 6–7 yedi yaşındayken çıkmaya başlayan o kocaman dişleriyle yavrularımızın gülümsemelerindeki o hınzır ifade?

Sağlığın ağızda başladığına hem fikiriz ama ya yaramaz küçükler? Henüz 6–7 yedi yaşındayken çıkmaya başlayan o kocaman dişleriyle yavrularımızın gülümsemelerindeki o hınzır ifade? Etrafta koşuşan yavrumuzun ayağının kayması, salıncaktan, ya da havuz kenarında düşmesi, belki de bir bisiklet kazası?

Bunların sonunda ağızdaki dişlerinin uçtan kırılması, ya da belkide yerinden çıkması hiç de uzak bir olasılık değil. Araştırmalar gösteriyor ki erkek çocuklarda 6–10 yaşları arasında en sık görülen kazalardan bir tanesi de ön dişlerin yukarıda saydığımız sebeplerden ötürü kırılması. Bu durumlarda anne baba olarak bizlerin, bilinçli bir şekilde paniğe kapılmadan ne yapacağımızı bilmemiz gerekiyor.

Tabi ki hiç birimiz bunun başımıza gelmesini istemeyiz ancak bu kritik ve çocuğumuzun görüntüsünü direk olarak ilgilendiren önemli konuda hazırlıklı olmamız gerekiyor.
Her şeyden önce, tüm ufak kazalarda olduğu gibi, öncelikle çocuğu kendi paniğimizle korkutmamak, sakin davranmak gerekir.

Bu tarz ufak kazalarda oluşan diş taravmaları dörde ayrılır:

1. Dişin sadece kenarında oluşan ve canlı dokuları zedelememiş küçük kırıklar. Bu tarz kırıklar sadece dişlerin köşelerinde ya da kesici kenarlarında görülebilir, dişin görünen tabakasında -bir porselen fincanın kenarının atması- şeklinde oluşan kırıklar en kolay düzeltilebilen kırıklardır, sadece bu tarz kırıklarda eğer sivri köşeler oluştuysa dişhekiminiz tarafından o bölgede yüzeysel bir yuvarlatma yapılabilir. Böylece dil veya dudağın o bölgedeki (eğer oluştuysa) keskin kenarlardan olumsuz etkilenmesi engellenir.

2. Dişin canlı dokularını etkileyen kırıklar. bu kırıklarda iyi bakıldığında dişin içinden gelen bir kanama görünebilir, ya da diş, dişeti seviyesinden kırılmıştır. Oldukça ağrılıdır ve profesyonel müdahale hemen yapılmalıdır. Eğer kırılan süt dişleri ise yerine yenisi nasıl olsa geleceğinden belki çekim yapılması en uygun davranış olabilir. Ancak eğer kırılan diş daimi ise en kısa zamanda hekimin belki de bir kanal tedavisi yaparak duruma müdahale etmesi gerekebilir. Bu durumda dişin kemiğin içinde daimi bile olsa sallanması söz konusu olabilir.

3. Dişin oluşan travma sonucunda tamamen yerinden çıkması. Çok ürkütücü görünse de 2. maddedeki kırıklardan daha iyi tedavi şansı vardır. Bu durumda öncelikle yerinden çıkan diş mümkün olan en kısa sürede hekime getirilmelidir. Araştırmalar ilk 20 dakika içinde yerine uygun şekilde yerleştirilen dişlerin çok büyük bir oranda tekrar çene kemikleri içine kaynadığını göstermektedir. Dikkat edilmesi gereken konu dişi bulduktan sonra mümkün olduğunca temiz bir sıvı, ideali çocuğunuzun kendi türkrüğü içinde muhafaza ederek bizlere ulaştırmanızdır. Çoğu zaman yerinden çıkmış dişin üzerindeki artıkların anne-baba tarafından bilinçsiz bir biçimde temizlenmeye çalışılması dişin kökününün üzerindeki kemikle destek dokuları birbirine kaynaştıracak bağlantı dokusunun zedeleyebileceğinden bu görev hekime bırakılmalıdır.

4. Birden fazla dişi ve dişleri saran destek dokuları ilgilendiren kırıklar. Bizleri ve dolayısıyla sizleri de en korkutan travma budur. Eger birden fazla daimi dişi ilgilendiren bir yaralanma söz konusuysa bu hem ağrılı hem de tedavisi daha karmaşık olabilir. Yukarıda saydığımız her tedaviyi içerebileceği gibi bazen "alveol kemiği" adı verilen dişlerin içinde yerleştiği çene kemiklerindede çatlaklara veya kırıklara yol açabilir. Bu durumda tedavi süresi uzar ve belki de dişleri yuvalarına yerleştirip gerekli tedavileri yaptıktan sonra dişlerin stabilitesinin sağlanması için birbirlerine bağlanmaları gerekebilir. Bunu bir nevi kırık uzvun alçıya alınması olarak düşünebilirsiniz.
Her ne sonuç verirse versin tüm bu "acil tedaviler" iyi bir takip gerektirir. Eğer diş kayıpları oluştuysa ergenlik çağını takip eden yıllarda destek kemik dokularını erimesi önlemek için implant uygulamaları yapılması zorunlu olmasa bile ideal bir tedavi yöntemi olarak son yıllarda kabul edilmektedir.

Bu tür kazaların oluşmasını önlemek neredeyse imkânsızdır. Çünkü her çocuk koşmayı, oynamayı sever ve tehlikenin farkında değildir. Anne babalar olarak bizlerin bu tür durumlarda ne yapacağımızı bilmemiz, sorumlu ebeveyn olmanın ilk kurallarından bir tanesidir.

Nice kazasız günler dileğiyle.



Doktorlar Merkezi
Abdi İpekçi Cad. No: 57
Milli Reasürans Han, 1. Blok Kat 4,
Nisantasi Istanbul
Tel: (212) 240 6939 - 219 3241
Gsm: (532) 574 1999


« tüm yazıları
Soru Sor
22286
dahafazlası
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.