Mahmure

Doktorlar

Berrin Yiğit

Reaktif hipoglisemi nedir?

Reaktif hipoglisemi nedir?

Düzensiz beslenen, öğün atlayan, aşırı ve hızlı kilo alıp veren, psikolojik sebeplerden dolayı doymak yerine mutlu olmak için yiyen, ailede şeker hastalığı hikayesi olan kişilerde görülme sıklığı çoktur.

Düzensiz beslenen, öğün atlayan, aşırı ve hızlı kilo alıp veren, psikolojik sebeplerden dolayı doymak yerine mutlu olmak için yiyen, ailede şeker hastalığı hikayesi olan kişilerde gözlenebilen reaktif hipoglisemi çağın hızla artan hastalıklarından biridir.

Özellikle karbonhidrat içeren(şeker ve unlu mamuller) zengin bir yemek yedikten 2-3 saat sonra veya uzun süren açlık sonrası kan şekerinin düşmesiyle yaşanan çarpıntı, aşırı terleme, konsantrasyon kaybı, ellerde titreme, sinirlilik, bulantı ve aşırı acıkma durumu oluşur. Bu şikayetler karbonhidrat alımından sonra düzeliyorsa, görünüşe göre durum reaktif hipoglisemi olarak adlandırılır.

Reaktif hipoglisemi nedenleri arasında en sık şeker ve insülin metabolizmasında bir düzensizlik olarak özetlenecek Tip 2 diyabetin erken dönemi gösterilebilir. Ancak sebep her zaman bu olmayabilir. Reaktif hipoglisemi belirtileri arasında tiroid ve böbreküstü bezleri başta olmak üzere bazı endokrin organların ürettiği hormonların fazlalığında veya yetersizliği de olabilir. Bu yüzden reaktif hipoglisemiden yakınan hasta ilk önce bu hastalıklar açısından da ayrıntılı bir şekilde değerlendirmeye alınmalıdır.

Gıdalarla aldığımız şeker hücre kapısına kadar taşınır, insülin adı verilen hormon sayesinde hücre içine girer, yanarak enerjiye dönüşür ve bu şekilde yaşam için gerekli enerji elde ederiz hayat devam eder. Ancak Tip 2 diyabetlerde egzersiz azlığı ve yanlış beslenme gibi durumlar da varsa, şekerin hücre içine girmesi zorlanır.

Sağlıklı yaşam ilkeleri ile düzene girebilen bu hastalık için bazı doğru alışkanlıklar şöyledir:

Yaş, boy ve cinsiyetine göre ideal kilo aralığında olmalı, zayıflamak gerekiyorsa mutlaka profesyonel bir yardım alınmalıdır.

Çay şekeri, bal, reçel, pekmez, pasta, tatlı ve kurabiye gibi kan şekerinin hızla yükselmesi ve ardından hızla düşmesine neden olan basit karbonhidratların tüketiminden kaçınılmalıdır.

Rafine edilmiş, glisemik indeksi yüksek besinler kan şekerinin hızla yükselmesini sağladığı için onun yerine posa içeren kompleks karbonhidratlar tüketilmelidir. Tercih edilmesi gereken; kepekli ekmek, esmer pirinç,kepekli makarna gibi posa içeriği yüksek karbonhidratlar olmalıdır.

Yemek yedikten 3 saat sonra kan şekeri düşmeye başlar. Bu sebepten dolayı mutlaka 3-4 saatte bir 3 ana öğün, 3 ara öğün olarak az az ama sık sık beslenmeye özen gösterilmelidir.

Ara öğünlerde prebiyotik yoğurt, kepekli tost veya sandviç, meyve + yağlı tohum, kepekli bisküvi+peynir, kuru meyve+ceviz veya fındık gibi besinler alınmalıdır Glisemik indeksi yüksek meyvelerin tüketiminden ise kaçınılmalıdır (kavun, incir, üzüm, muz, dut, hurma gibi).

Öğün atlamadan düzenli besin tüketimi sağlanmalı, öğünlerde her besin grubundan yeterli olarak tüketilmeye çalışılmalıdır.

Düzenli egzersiz, kan şekerini dengeler fakat aç yapılan egzersiz veya çok uzun süren yoğun egzersiz yapılması kan şekerinin düşmesine sebep olur. Egzersiz öncesi kepekli sandviç, kepekli makarna gibi dengeli karbonhidrat içeren besinler alınmalıdır öte yandan yanında ayran içilmelidir.

Alkol, kan şekerinde hızlı tren etkisi yapar yani önce yükselmesine daha sonrada düşmesine sebep olduğundan tüketiminden kaçınılmalıdır.

Meyve suyu, şeker içeren içecekler, aşırı çay ve kahve tüketiminden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.

Beyaz undan yapılmış besinler(börek, poğaça, mantı, kuru pasta vb.)yerine kepekli undan yapılmış besinler tercih edilmeli. Yani her şeyin esmer ve doğalını tüketmeye gayret etmelisiniz.

Şeker Amerika'nın keşfiyle yaygınlaşmıştır, yani kimsenin şekere ihtiyacı yoktur çünkü meyve ekmek, sebze, makarna gibi besinlerden doğal şeker alınarak şeker isteği giderilebilir.

Glisemik yükü düşük besinlerin tüketimine ağırlık verilmelisiniz.

Posa içeriği yüksek sebze ve salata tüketimi arttırılmalıdır.

Metabolizma için, düzenli yapılan egzersiz en büyük yardımcıdır. Beslenme programı ve egzersiz ile sorun çözülemediği durumlarda, ilaç tedavisi için hekiminize danışabilirsiniz.

Demir eksikliği varsa mutlaka tedavi yoluna gidilmelidir. Ayrıca kanda demir, krom, magnezyum ve kalsiyum eksikliği olup olmadığı araştırılıp; varsa tedavi edilmelidir.

Kaliteli uyku, düzenli yürüyüş şeker düşüklüğünde faydalı olmaktadır.

Şeker yükü fazla olan, tatlı, çikolata, şeker, reçel ve bal gibi gıdalardan uzak durulmalıdır. Şeker düşüklüğü olduğu zamanlarda bile şeker hastası gibi beslenmek gerekir.
« tüm yazıları
Soru Sor
6596
dahafazlası
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.