Mahmure

Doktorlar

Berrin Yiğit

Patlamaya hazır bomba: Gazlı içecekler

Patlamaya hazır bomba: Gazlı içecekler

Yağ yakma, ayrıştırma, kan grubuna göre, glisemik indeks diyeti derken diyet furyasında aslında en önemli nokta atlanır oldu.

Sorunun nedenini incelemeden, fazla kilolarından şikâyetçi olanlar 'Benim sorunum ne, bana en çok ne kilo aldırıyor' demeden en son moda diyetlere saldırır oldu.

Mart ayı başlarında yayınlanan bir çalışmada benzer durumun bir örneği de Amerika'da gözlenmiş, adeta diyetmanik bir topluma dönen birleşik devletlerinde sinsice ilerleyen gazlı içecekler sektörünün obezitenin yayılmasındaki büyük etkisinin gözden kaçırıldığı tespit edilmiştir. Bugüne kadar özellikle çocuk beslenmesinde pek çok düzensizliğe, kalsiyum atılmasına, karın bölgesinde yağlanmalara sebep olan kola ve benzeri bol renkli ve şekerli suların kalori alımında ne kadar kritik olduğunu öğrenmeye hazır mısınız? Son istatistiklere göre Amerikan diyetinde alınan her 5 kalorinin 1 kalorisini içecekler oluşturmaktadır.

Durum bu kadar çarpıcı olunca bilim adamları konu üzerinde çok yakın zamanda seri araştırmalar başlatacaklarını açıklamış, gerekirse yüksek vergi uygulamaları ve bilgilendirici yeni etiket formatları ile halkı eğiteceklerini açıklamışlar. Bu arada uzmanlar tabii ki obezitenin yayılmasında tek etkenin gazlı içecekler olmadığını ancak büyük yardımcı olduğunu bildirmişler. Daha önce sigaraya karşı başlatılan savaş şimdi de rotasını gazlı içeceklere çevirmiş.

Bu durumdan hoşnut olmayan sektör sahipleri vitamin, mineral katkılı 'sağlıklı' içecekler üretmeye başlamış, pazardaki pasta dilimlerini artırarak yeni alternatiflerle reyonları doldurmayı çoktan kafalarına koymuşlar bile.
Peki bilim adamları haklımı bir diyetisyen gözüyle mercek altına yatıralım:

• Obezite- içecek tüketimi istatistikleri arasındaki ilişki

1977-1997 yılları arasında meşrubat ve gazlı içecek tüketimi Amerika'da yetişkinlerde %60 arttı, çocuklarda ise ikiye katladı. Bu artışla birlikte obezite görülme sıklığının da ikiye katlaması bilim adamları için önemli bir kriter olmuştur. Ayrıca Ludwig tarafında Massachusetts'de okuyan 548 öğrenci üzerinde yapılan araştırmada her gün içilen meşrubatların obezite riskini % 60 arttırdığı gözlenmiştir. Harvard Üniversitesi tarafından 51,603 hemşireyi kapsayan 1991-95 ve 1995-99 yıllarını karşılaştıran bir araştırmada ise meşrubat tüketiminin fazla olduğu bayanlarda beden kitle indeksinin yükseldiği gözlenmiştir.

Biyolojik olarak şeker ile tatlandırılmış içeceklerin vücuttaki dönüşümü diğer gıdalardan alınandan farklı metabolize edilmektedir. Gazlı içeceklerde çoğunlukla yüksek oranda fruktoz içeren mısır şurubu kullanılmaktadır ki bu kalp ve diyabet hastalıklarına yatkınlığı artıran trigliserid artışlarına sebep olmaktadır. Bu tatlandırıcılar aynı zamanda alınan bu kalorilerin enerji üretimi için kullanılmasında fonksiyonu olan insülin salınımını da dengeleyemez aynı zamanda leptin denen iştahı baskılayan bileşeni de desteklememektedir. Beyin tatmin olmadan sürekli daha fazla istemekte çoğu insanın yakındığı alışkanlık yapma eğilimleri artmaktadır.

Penn State Üniversitesi tarafından yapılan diğer bir çarpıcı araştırmada ise 14 erkeğe limonata, diyet limonata, su verilmiş ya da hiçbir içecek servis edilmemiş ve diledikleri kadar yiyebilecekleri söylenmiş. Sonuçta gıda alımı içecek kullansalar da kullanmasalar da değişmemiş. Ancak normal veya diyet kola, diğer gazlı içecekler, portakal suyu, süt servis edilen 44 bayanda kalori alımı 104 kalori artmış. Bu artış normal kola ve gazlı içecek tüketenlerde gözlenmiş, kalori ihtiva eden bu içeceklerin doygunluk vermediği saptanmıştır.

Purdue Üniversitesi tarafından yapılan "jelly bean-şekerleme" araştırmasında ise 15 deneğin bir kısmına hergün tüketmeleri için 450 kalorilik gazlı içecek diğer grubuna ise şekerleme dağıtılmış. Bir ay sonunda tüketilen kaynaklar değiştirilmiş ve günlük kalori tüketim miktarları kaydı alınmış. Sonuçta şeker yiyenlerin bu kalori alımını daha az yemek yiyerek kompanse ettikleri ancak gazlı içecek tüketenlerin böyle bir modifikasyona gitmedikleri gözlenmiş.

• Psikolojik etkisi – kötü örnek model olma

Şekerli içeceklerin tüketimi başta süt alımını azaltarak dengesiz beslenmeye sebep olduğu gibi, psikolojik olarak fast food tüketimine yatkınlığa da sebep olarak yanlış model olmakta başkalarını da etkileyerek büyük kitlelere yayılmaktadır.
9,500 yetişkin Amerikalının beslenmesinin incelendiği 1999-2002 çalışmasında su, yağsız süt, şekersiz çay veya kahve içenlerin daha fazla sebze-meyve yediği genel olarak daha sağlıklı beslendiği gözlenmiştir.

Diyetisyen Berrin Yiğit
Akkavak Sok. Halil Bey Aptmanı
No: 31 D: 29 - 30 Nişantaşı
(0212) 291 75 15 – 16
« tüm yazıları
Soru Sor
1285
dahafazlası
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.