Mahmure

Doktorlar

Berrin Yiğit

Çevrenin yeme davranışlarına etkisi

Çevrenin yeme davranışlarına etkisi

Artık 'Su içsem yarıyor' devri bitti. Yapılan araştırmalar ışığında pek çok fizyolojik ve psikolojik etmen dışında çevresel faktörlerin de fazla kilolardan sorumlu olduğu ortaya çıktı.

Düzenli beslenmek isteyen ama yoğun iş temposu, büyüyen porsiyonlar, gıda sanayinin cezp edici keşifleri, şirket yemekleri gibi nedenlerle olması gerekenden fazla kalori tüketen milenyum insanı için başlıca sorunlar ve çözüm önerilerini
bu yazımda bulabilirsiniz.

'Yiyelim arkadaş bir daha mı geleceğiz dünyaya' sohbetlerinin başladığı an.

Yemek fizyolojik ihtiyaçlarımızın karşılanması için gerekli olduğu kadar sosyal bir ihtiyaçtır da. Tabii ki bundan zevk almasını bilmeli, ortamların tadını çıkarmalıyız ancak yemeğin bulunduğu toplu ortamlarda bilinçsizce alınan ekstra kalorilerinde farkına varmalıyız. Hiçbir zaman aklımızdan 'doymak için yiyorum tat alma duyularımı telkin etmek için değil' zihniyetini çıkarmamalıyız.

Georgia Devlet Üniversitesi'nin yaptığı çalışma, bir grupla yemek yiyen kişilerin aldıkları besin miktarının yalnız başına yedikleri bir öğüne kıyasla 44% daha fazla olduğunu göstermiştir ki bu çok ciddi bir farktır. Aynı çalışma siparişlerin 1 kişi eşliğinde verildiğinde %33 daha fazla, 2 kişi de %47 daha fazla ve 3 kişide %58 daha fazla olduğunu saptamıştır.

Tabii yemek yediğiniz kişi veya kişilerin kim olduğu da önemlidir. Eş, aile bireyleri, yakın arkadaşlar ile yenen bir yemek, pek yakın olmadığınız arkadaşlarla yenenden daha fazla olmaktayken özellikle bayanlarda yemek yedikleri kişilerin cinsiyetinin de etkili olduğu gözlenmiştir. Erkeklerle yemek yiyen bayanların besin tüketimleri, hemcinsleri ile yenen bir yemeğe oranla %13 daha fazla olabilmektedir.
Araştırmadan tamamen bağımsız kendi yorumum ise yeni bir aşka yelken açan bayanları bu sonucun dışına taşıyor. Karşı cinsle yenen bu tarz yemeklerde bayanlar çoğunlukla sofradan aç kalkarlar.

Gözden uzak mideden de uzak

Gıdayı sadece görmek bile iştahı kabartır. İllinois Üniversitesinden bir araştırmacı şeffaf bir kaba konan çikolataların, opak bir kapta saklanmasına kıyasla besin tüketimini %46 hızlandırdığını saptamış. Yine başka bir çalışma içi görülebilen sandviçlerin, görünmeyenlere kıyasla daha çabuk satıldığını göstermiş.
Besine ulaşılabilirliğin artmasıyla doğru orantılı olarak gıda tüketimi de artmaktadır. Örneğin şekerleme dolu kaselerin ofisteki yerini 2 metre uzaklıktaki raftan asistan masalarına koyarak sekreterlerin atıştırma eğilimini inceleyen çalışma, bu küçük değişiklikle kişilerin her gün 5-6 adet fazla şekerleme yediklerini ortaya koymuştur. İşte bu nedenle bize danışan kişilere her zaman yanlarında sağlıklı mini öğünler taşımalarını, su şişelerini yanlarında veya çalışma alanlarında kolay ulaşılır tutmalarını tavsiye ediyoruz. Yine aynı mantıkla okullarda süt, ayran dolu sürahiler masalarda bulunmalı, meyveler tezgâh üstlerinde sergilenmeli, işlek alanlarda su pınarları hazır bulunmalıdır.

'Usta yap ortaya şöyle bir karışık'

Çeşitlilik, renkli beslenme günümüzde önemi artan beslenme değerleridir. Ancak renkli şekerlemeler sunularak yeme davranışları test edilen bir çalışmada bu tarz beslenmenin aşırı yemeye sebep olabileceği gözlenmiştir. 10 farklı renkli şeker sunulan grup, 7 farklı renkte şeker sunulan gruba göre %43 daha fazla yemiştir. Bu sonuç bence bonibon tarzı şekerlemelerin neden rengârenk olduğuna da iyi bir cevap olmuştur. Yine farklı bir çalışmada; 6 değişik reçel sunulan deneklere ister sıralı isterlerse de rasgele olarak test etmeleri söylenmiş ve gelişigüzel seçim yapanlarda %70 daha fazla tüketim gözlenmiştir. Bunun da çeşitlilik psikolojisine benzer bir etki yarattığı sonucuna varılmıştır. Bu etkiyi salata tüketimlerinde kullanarak renkli, çeşitli sebze tüketimini artırabiliriz.

Göz doygunluğundan çok mide doygunluğuna önem verin

Bu konuda başı çeken ülke şüphesiz, ultra-mega porsiyonları ile her turisti şoke eden Amerika'dır. Besin sanayi ve restoranlar daha iyi hizmet vermek adına 'supersize' besinler sunuyorlar ve tüketiciler de ödediklerinin karşılığını alma içgüdüsüyle gerekenden %33 daha fazla yiyorlar. Tabak, kâse ebatları da besin tüketiminde çok önemlidir. Bir çalışmada deneklere içtikçe altından dolan özel çorba kâselerinde sunum yapılmış ve kişiler %75 daha fazla yemişler.

Toptan alışveriş yapan ailelerdeki yeme davranışlarını izleyen diğer bir çalışma ise ilginç veriler sunmuştur. Buna göre 2 hafta süreyle ailelerin besin tüketimlerini izleyen araştırmacılar toptan, büyük ebatlarda alışveriş yapan ailelerin özellikle ilk 8 gün besin tüketimlerinin daha fazla olduğunu saptamışlar. Sebep olarak ise 'görsel bolluk' yani büyük paketlerin yeme istek ve eğilimini artırması gösterilmiştir. 8. gün sonrasında göze çarpan yemekler azaldığı için tüketimlerde azalmaktadır.
Peki, yeme davranışlarımızı etkileyen bu faktörlerin bilgisi ışığında alışkanlıklarımızı nasıl değiştirmeliyiz? İşte birkaç ipucu:
Mekân değişikliğinde fayda vardır. Akşam ya da öğle yemeğinizi yediğiniz restoranı ana yemeği yedikten sonra terk etmeniz, kahve için bir cafe'ye geçmeniz faydalı olabilir böylece tatlı, içki grubunu elemiş olusunuz.

Ulaşılması zor saklama mekânları yaratın

Abur cuburları evinize sokmamanız en iyisi ama bir kere aldıysanız da bunları en görülmeyecek, yüksek yerlerde, opak kaplarda saklamanız faydalı olacaktır. Tezgâh üzerinde duran kurabiye kutusu, şekerlemelerden oluşan kase yerine meyve sepeti bulundurmalısınız.

Porsiyon kontrolü

Alınan gıdaları saklama kapları ya da buzdolabı poşetlerine bölüştürün. Asla paket veya servis kâsesi içinde yemeyin. Küçük tabaklar kullanarak her zaman ne kadar yediğiniz takip edin. Göz kararı ölçümleme yaparken makul olun.

Planlı olun

Gideceğiniz restoranın menüsünü biliyorsanız gitmeden önce kafanızda sağlıklı bir menü hazırlayın ve amacınız buna uymak olsun. Bazı ekstralar olabilir bunlar içinde bir limit belirleyin. Örneğin X tatlısının o mekânda spesiyalite olduğunu biliyor ve illa da yemek istiyorsanız kendinize bir suç ortağı bulun ve yemeğe eşlik edecek içkiden feragat edin.
Kendinize doğru bir model bulun. Sofrada kim en doğru sipariş vermiş, kim en az yiyorsa o kişiyi örnek seçin ve çaktırmadan onu kopya edin.
Çatal hırsızı olmayın. Sofradakilerin yediklerini merak eden bir yapıdaysanız, bir çatal ondan iki çatal bundan yapacaksanız sipariş verirken bunları da göz önünde bulundurun. Daha da güzeli sadece kendi yemeğinize odaklanın, yavaş yavaş her lokmanın keyfini çıkararak yiyin.

Diyetisyen Berrin Yiğit
Akkavak Sok. Halil Bey Aptmanı
No: 31 D: 29 - 30 Nişantaşı
(0212) 291 75 15 – 16
« tüm yazıları
Soru Sor
1131
dahafazlası
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.