Mahmure

İstanbul’dan “Flört” İzlenimleri

Güncellenme tarihi: 20.12.2013 17:42
Eski zamanlarda erkekler avcıymış...

Üç yıl önce, Istanbul‘a yeniden taşındığımın akşamı, Mr. M ve ablam beni dışarı çıkarttılar. Kendimi iyi hissediyordum. Fena da gözükmediğimi düşünüyordum. Şafak vakti git gide yaklaşırken, kendimden şüphe ederek sordum, ”Çok mu jet-lagged gözüküyorum?” New York‘taki gibi değildi. Hiç bir erkek ne benimle konuşmaya ne de içki ısmarlamaya çalışmıştı. İkisi de kafalarını, ”Ah zavallı kızımız,” gibilerinden salladı. Mr. M omzumu sıktı ve acı gerçeği söyledi, ”Güzelim, burası İstanbul. Burda erkekler kadınlara yaklaşmaz.” Anlayamamıştım. Bu kafa karışıklığım iki yıl sürdü, ama artık herşeyi net anladığımı düşünüyorum. İzin verirseniz bu naçizane analizimi sizlerle paylaşmak isterim.

Eski zamanlarda erkekler avcıymış. Beğendikleri kadını göze kestirir, değişik manevralarla kızı bir ceylan gibi yakalarlarmış. Erkek, erkek. Kadın, kadın. Ancak üzücü bir şekilde, tahmin edilmeyen bir deprem gibi, ‘rol değişimi felaketi’ şehri çarpıp geçmiş. İlgiye aç, soğuk ve yalnız geceleri tek başına geçirmemek için çaresiz cici Türk kızlarımız, vahşi birer avcıya dönüşmüş. Erkekler ise, aslan kostümlü ceylanlara. Peki bu raddeye nasıl gelinmiş?İnanıyorum ki her insanda olduğu gibi, kültürlerin de birer bilinçaltı vardır. Ve tüm Amerikan show ve filmlerine, yeni açılan tüm muhteşem restoran ve barlara, yeniden ve yeniden yapılan tüm kaldırımlara rağmen, Türk kültürünün bilinçaltında kızlar daima, ”namuslu” olmalıdır. Bu demektir ki öncelik her zaman evlilik ve çocuk doğurmak. Flört yok. Tek gecelik ilişkiler, sakın. ”Çıkıyoruz bakalım nereye kadar,”lar ha-şaaa. Biriyle tanışmak için süslenip püslenmiş bir kızın, her ne kadar yakışıklı ve kibar da olsa, kendisine yaklaşan bir erkeği ironikçe geri çevirmesi, işte bu konuşulmayan baskıdandır.

Bu kültürel suçluluk duygusuyla çıkan geri çevirme refleksi, sevgi dolu anneleri tarafından sürekli poh pohlanıp, bu dünyaya bir lütuf olduklarına inandırılan Türk erkeklerinin nazik egolarına alışılmadık bir hasar tabii. Göklere çıkmış bu öz-imajı korumak için de erkekler risk almayı tamamen kesmiş durumdalar. Bir kız garanti olmadıkça, kızlara yazmak yok. Erkeklerin geri çekilmesi sonucunda, kadınlar da işi ele almak zorunda kalıp, dominolar gibi erkeklerin üstlerine çullanmaya başlamışlar. Göz kırpmalar, gülücükler, muhabbet açmalar, iltifat etmeler, sms, arama, her türlü sosyal medyada takip etmeler vesaire…

Yüzeyde, bunca kadının peşinden koşması – seçim yapmayı bir yük haline getirecek kadar – erkek egosunu iyice derinden besliyor gibiyken, aynı şekilde, arzuladığının peşinden tüm gayret ve kudretiyle koşmak, kadınlara güç veriyor gibi gözüküyor. Ama birlikteliğin ilerleyen safhalarında, bunun bir ilüzyondan ibaret olduğu anlaşılıyor. Aslında, cinslerin bu husursuz rol dengesizliği erkeklerin egosunu değil, feminenitesini besliyor. Kadınların gücünü değil, öz-güvensizliğini büyütüyor. Patlatılmış bir balon gibi sönmüş erkeklerin, devamlı kızıp sahiplenen eğitim çavuşu kıvamında kadınlarla evlenmelerine tanık olmamız şaşırtıcı değil. Erkeklerin sonra onları aldatması da. Bozulmuş dengeyi düzeltmek için yeniden erkek gibi hissetme çabaları. Kadınlar ise, ya şefkatli kızarkadaşlarıyla ya da vücutlarına saplantıyla odaklanarak kendilerini yeniden gibi hissetmeye çalışıyorlar.Sistem bozuk. Ben bunu kabullendim. Her ne kadar başlangıçta kendi güvensizliğimle flört etmiş olsam da, sonunda anladım ki bu durumun benim zekam, sevimliliğim veya güzelliğimle hiçbir ilgisi yok. Bir seçim yapmak zorundaydım. Ya bu oyunun kurallarıyla oynayacağım, veya mutlu bir bekar olacağım. İlişkilerim olmadı değil, sistemdeki bir kaçak sayesinde… Sosyal okasyonlar. Yani eğer ortak bir arkadaşın ortak bir olayındaysa, erkekler kadınlara daha rahat yaklaşabiliyorlar. Ama gel gelelim, bekar veya değil, bu kurallarla oynamayı reddediyorum. Bir kadın gibi hissedip davranmayı seçiyorum.

Umarım bu Sevgililer Günü, herkes kendi özüne yakışacak şekilde davranır. Erkekler erkek, kadınlar kadın olur. Öyle olsa herkes nasıl da rahatlar.

4060
Başak Miller hakkında daha fazla bilgi için
/ new-ist.net/ / twitter.com/NEW_IST / instagram.com/basakmiller#
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.