Mahmure

Mozart’la eller havaya

Güncellenme tarihi: 12.12.2013 15:56
Ülkemizin bu gündeminde mutlu olmak, eğlenmek zor, bi’ de kendin olmadan eğlenmek için kendimizi zorlamayalım...

Komşular sorduğunda Türkiye;

Televizyon bulunan her evde belgeselin izlendiği,
Çocukların Mozart, Beethoven, Vivaldi tınılarıyla büyütüldüğü,
Piknikte sucuğun değil kırmızı beyaz kareli örtülerde şarabın eşlik ettiği kültür ülkesi.

Kimi kandırıyoruz ki?

Mozart dinleyen de en efkarlı zamanında rakısını suyla kırdıktan sonra arabesk dinlemiyor mu? Ya da gece ikinci votkadan sonra Demet Akalın’dan eski sevgilisine şarkılar gönderip, bir sonraki şarkıyı kendisi için adamıyor mu?

Mozart’la eller havaya yapabilen bir toplum olsaydık belli ki daha farklı olurdu ama biliyoruz işte Demet’in Türkan’nını, Serdar’ın Şeytan’ını..

Ülkemizin bu gündeminde mutlu olmak, eğlenmek zor, bi’ de kendin olmadan eğlenmek için kendimizi zorlamayalım.

Hep Türkanlık yapıp içimize atıyoruz, azıcık rahat bırakalım, uçsun öpücükler…

Şimdi Türkiye’de eğlence denilince akla gelen, aynı zamanda yazılarıyla da ünlü Oben Budak ’ın kaleminden okuyalım eğlence kafalarımızı, eğlenirken bile sınırladıklarımızı;

Bir kere Mozart’la eller havaya başlığını okuyunca bir içim ürperdi, bir kanım dondu. Ben ki konservatuar yıllarını koridorlarında sopranoların alıştırma yaptığı, piyanist adaylarının doğru notayı basabilmek için ter döktüğü İstanbul Üniversitesi’nde geçirdiğim için klasik müziğin zararlı hale gelebildiği noktaları biliyorum. O zamanlar hayranlık beslediğim birçok eserden çok fazla dinlemekten ya da derste öğrenciler tarafından katledilmelerine şahit olmaktan nasıl soğuduğumu iyi biliyorum. Bu yüzden her müziğin dozajında verilmesi taraftarıyım.

Klasik müziğin çocukluğumdaki pazarları ailemle “Pazar Konseri”ni izlerken ne heyecan verici ama okula başlayınca ne zor geldiğini iyi biliyorum. Tek bir müzik tarzıyla insanın hayatını geçirmesinin çok zor olacağını düşünüyorum. Güzel olan her şeyin utanılmadan dinlenebilmesi taraftarıyım. Bulunduğun yerin tadını çıkarmak için önüne hangi şarkı geliyorsa yararlanmalısın bence. Evimde, özelimde Serdar Ortaç dinlemesem de bir kulüpte şarkısına denk gelirsem hayatta affetmem dans ederim. Aynı şekilde Demet Akalın’ın şarkılarının da inanılmaz eğlenceli olduğu kabul etmemiz lazım. Ortamdaki dans enerjisine kendinizi bırakıp önünüze gelen her şarkıyı değerlendirmeniz gerek.Neden derseniz eğlenmenin vücudumuzdaki bütün hücrelerin deşarj olmasına yaradığından başlayarak bilimsel konulara girmem gerekir. Bunu yapmak yerine bana güvenmenizi rica edeceğim. Kulüplerde geçirilen 15 yıl nereden baksanız önemli bir kariyer benim için. Şarkı seçerek, ona buna burun kıvırarak eğlenmeniz çok mümkün değil.

Bir de DJ’lik yaptığım için zaten şunu biliyorum ki; bilmediğiniz şarkılarla asla dans etmiyorsunuz. İlle o nakarat haykırılacak, kollar havaya kalkacak. Bu yüzden ezberlenmesi kolay şarkılar eğlence hayatımızın başköşesinde zaten. Ayrıca hepimiz iş hayatında cool olacağız diye duyguları içimize ata ata hafif şişkinlikler geçiriyoruzdur eminim. Bu yüzden içimizdekileri dışa vurmakta bir numaralı yardımcımız şarkılar. Ayrılıklarımıza “Tuttu fırlattı kalbimi, ezdi üstünü çiğnedi” dizelerini bağıra çağıra söyleyemezsek daha fena. Karşılıksız aşklarımızın ardından “Gece benle kalsana, kitabına uysa da uymasa da” diye iç geçirip dalga geçemezsek, sıkıldığımız aşklarımıza “Senin yerinde olsam ufak ufak uzarım durmam” diye mesaj göndermezsek hayat daha da ağırlaşır ben size söyleyeyim. Türk popu içimizdeki duyguları özgürce dışarıya dökmenin en başarılı yolu aslında. Keşke bu kadar hafife alınmasa. Hem üretenler hem de dinleyenler tarafından tabii ki…

Sevgiler

Oben Budak

1640
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.