Mahmure

Aşk & İlişkiler

İlişkiler

Şu an mutlu musun?

Şu an mutlu musun?

Başkalarıyla birlikte vakit geçirenler, 'yalnız takılanlar'dan daha mutlu.

Kızgın Meksika güneşinin altında, Akumal plajının kumları ışıl ışıl parlıyor. Turkuvaz renkli denizde tropikal balıklar ve deniz kaplumbağaları tembel tembel yüzerken köşede buz gibi Meksika biraları açılmayı bekliyor.

1998 yılının 1 Ocak günü, Amerikan Psikoloji Birliği'nin (APA) çiçeği burnunda başkanı Martin Selingman, meslektaşlarını işte böyle bir ortamda ağırlıyordu. Selingman, APA Başkanı olarak ne yapmak istediğini meslektaşlarına açıkladı: "Psikoloji, ruh hali eksi 5'lerde dolaşan insanları 0 noktasına getirmeye çalışıyor. Oysa psikolojinin amaçlarından biri de 0 noktasında olan insanları artı beşlere çıkarmak olmalı." İlgilendiği konuları popülerleştirmekte usta olan psikiyatr Selingman ile çalışma arkadaşları o günden bu yana psikolojinin bu yeni hedefiyle ilgili pek çok araştırmaya imza attı. Time dergisi de son sayısında, son yedi yılın birikimini bir dosyada topladı.

Zeka da şart değil!

Dosyada yer alan araştırmalardan ilki, "Parayla saadet olmaz" sözünü doğruladı. Amerikan Hastalıkları Kontrol Dairesi'nin verilerine göre, temel gereksinimleri karşılanan bireyler açısından, ek kazanç, tatmin hissinde küçük bir yükselme yaratıyor. Eğitim ve yüksek IQ da mutluluk için yeterli değil. Daha da ilginci, 'gençlik' mutluluk değil, belki de hüzün kaynağı. 20-24 yaş grubu kendini haftanın ortalama 3.4 günü mutsuz hissederken, 65-74 yaş grubunun kendini mutsuz hissettiği gün sayısı ortalama 2.3. Evliler bekârlardan daha mutlu. Günde üç saatten fazla pembe dizi izleyenler, izlemeyenlerden daha mutsuz.

30-50 yaş 'dertli'

Araştırmalarda mutluluk kaynakları da ele alındı. Buna göre, dindarlar kendilerini daha mutlu hissediyor. Pek çok kişi mutsuzluklarını Tanrı'ya havale ediyor. Arkadaşlar da bir mutluluk kaynağı örneğin. Başkalarıyla vakit geçirmenin mutluluğu artırdığı görülüyor. Alkol de insana mutluluk sağlıyor. Günde bir ya da iki bardak alkol alanlar, 'yeşilaycı'lara göre daha mutlu. 30-50 yaş arası ise en şanssız yaş grubu. Çünkü ortayaşlılar iş, çocuk gibi nedenlerden dolayı daha az özgür, daha fazla sorumluluk sahibi.
Ancak kimilerine göre genetik şifreler mutluluk konusunda da işin içinde. Yaşamdan alınan tatminin yüzde 50'sinin genetik programla ilgili olduğu öne sürülüyor. Bunda kalıtımsal alışkanlıkların oldukça etkili olduğu belirtiliyor. Genlerin etkisi o kadar büyük ki, gelir, medeni durum, din ya da eğitimin, insanın kendini iyi hissetmesi bakımından etkisi sadece yüzde 8.

Seligman'a göre mutluluğun üç bileşeni var. İlki yaşamdan daha fazla keyif almak, diğeri yaptığınız işe sarılmak ve nihayet yaşamınızı daha anlamlı sürdürdüğünüzü hissettirecek şeyleri bulmak. Başkalarıyla iyi iletişim ise tüm bu bileşenlerin kilit noktası. Dolayısıyla biraz daha sosyal olmak gerek. Peki, eski bir öğretmeninize, büyükbabanıza ya da uzaktaki arkadaşlarınıza mektup yazmanın sizi ne kadar mutlu edeceğini biliyor musunuz? Etkisi en az bir ay sürüyormuş!

Mutluluğun sekiz anahtarı var

Şükredin: Yaşadığınız güzellikleri düşünün ve bunları her hafta sonu yazın. Her hafta önem sırasına göre en az üç-beş olayı not edin.

İyi olun: Başkalarının iyiliği için çalışın, kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.
Tabii bu yolla başkalarının gönlünde önemli bir yer edinmeniz de mümkün.

Keyif çatın: Hayatın günlük tatlarının farkına varın. Yaşadığınız güzel anları zihninize kaydederek, üzgün olduğunuz zamanlarda bunları hatırlayın.

Teşekkür edin: Hayatınızın kritik dönüm noktalarında size yol gösterip yardımcı olmaya çalışanlara minnettarlığınızı belirtin.

Affedin: Kendilerine yapılanları affedemeyenler öfkelerinden kurtulamaz ve intikam peşinde koşmaktan mutluluğa ulaşamaz. Affedenler ise kendileriyle ve başkalarıyla barışık bir yaşam sürer.

Zaman yaratın: Ailenizle ve arkadaşlarınızla daha fazla vakit geçirin. Ne kazandığınız para, ne iş, ne de sağlık, sizi dostlarınız kadar mutlu edebilir.

Özen gösterin: Uyku, spor, kahkaha ruh halinizi olumlu etkiler. Sağlıklı insanların mutluluğa uzanması daha kolaydır.

Meydan okuyun: Çaresiz kalınca manevi değerlere sarılmak size güç katar. Zorluklar karşısında, 'Bu da geçecek' demek her zaman işe yarar.

İyilik hali beynin sol lobunda...

Meslektaşları tarafından 'mutluluk araştırmalarının kralı' olarak bilinen Wisconsin Üniversitesi profesörü Richard Davidson, bir Budist rahip üzerinde araştırma yaparken enteresan sonuçlara ulaştı. Budist rahip meditasyon yaptığı sırada kafatasına bağlı elektrodlardan tuhaf sinyaller gelmeye başladı. Rahibin beyninin sol lopundan gelen sinyaller inanılmaz ölçülerdeydi. Davidson, mutluluğun sırrının beynin sol lobunda gizli olduğu sonucuna vardı.

Bu konudaki araştırmalarını derinleştiren Davidson, mutluluğun sadece soyut bir hissiyata indirgenemeyeceği, işin aynı zamanda bir de fiziksel yanının bulunduğunu savunuyor. Beynin sol yanının mutluluk-huzr duygusu yaratması konusunda ise bir tavuk-yumurta döngüsü söz konusu. İnsanlar beyinlerinin sol lobu farklı olduğu için mi mutlu, yoksa mutluluk insanların sol lobunda mı kendini belli ediyor, meçhul.
Konunun fiziksel hastalıklarla ilgili yanı ise oldukça şaşırtıcı. Yüksek mutluluk seviyelerinde oldukları belirlenen kişilerin vücudu, grip aşısı olanlara oranla yüzde 50 daha fazla antikor üretiyor! Davidson'a göre bu, 'çok büyük bir fark' ortaya çıkarıyor.
607
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.