Mahmure

Aşk & İlişkiler

İlişkiler

Sevgiliniz mi babanız mı?

Sevgiliniz mi babanız mı?

Birlikte olduğunuz her yakışıklı sizi hayal kırıklığına uğratıyor, her ilişkiniz gözyaşlarıyla sona eriyor. İyi düşünün, yoksa birlikte olduğunuz erkekleri durmadan çok sevdiğiniz bir başka erkekle mi karşılaştırıyorsunuz?

Eğer siz de babasına tapan kadınlardansanız, sözlerimize kulak verin: Sürekli kötü giden, sizi ve karşı tarafı durmadan yıpratan, yoran ve bitmeye mahkum aşklar yaşamanızın sebebi babanıza olan ölçüsüz sevginiz, bu sevgiyi kendi duygusal yaşamınıza yansıtış biçiminiz olabilir.

Babama benzesin, yeter!
Gözünüzü dünyaya açtığınız andan itibaren ilk gördüğünüz erkek babanızdı ve yaşamınız boyunca onu "ideal erkek" olarak kabul ettiniz. Ama bu yaklaşımınız bir diğer açıdan da oldukça tehlikeli... Neden mi? Çünkü siz aslında nasıl bir erkekle birlikte olmak istediğinizi bilmiyorsunuz." Kafanızda birtakım kıstaslar belirlerken kendi karakterinizi, doğrularınızı ya da beğenilerinizi değil, babanızı ölçü alıyorsunuz. Eğer uzun vadeli ilişkilere girmek istiyorsanız, "Ben nasıl bir erkekle beraber olmak istiyorum?" diye düşünmelisiniz.

"Nasıl bir eş?"
Diyelim ki babanız dört dörtlük bir baba... Peki ama nasıl bir eş? Acaba anneniz mutlu mu, babanız ona da gereken ilgi ve yakınlığı gösteriyor mu? Belki de bir koca olarak son derece düşüncesiz. Belki eşine sevgisini gösteremeyen bir insan...

Ayrıca işin bir başka yönü daha var: Anneniz çok mutlu bir evlilik hayatı yaşıyor olabilir, ama unutmayın ki siz ondan çok farklı bir kişiliğe sahipsiniz. Dolayısıyla o, babanız gibi bir erkekle keyif sürerken siz ona benzeyen bir başka erkekle işkence dolu günler geçirebilirsiniz. Yani duygusal ilişkilerinize ve babanızın bu ilişkilerdeki etkisine bir değil birkaç farklı açıdan bakabilmeniz şart.

Sevgilinize baskı yapmayın
Şunu unutmayın ki, hiçbir erkek birlikte olduğu kadının babasıyla kıyaslanmaktan hoşlanmaz. Yolda giderken "Babam arabayı çok temkinli kullanır, sen maşallah uçuyorsun" demeniz bile onu kırabilir. Duygusal ilişkiler hassas dengeler üzerine kuruludur. Birlikte olduğunuz insanı babanızın kişilik özellikleriyle değil, kendi doğrularınızla değerlendirin, Onunla iyi anlaşıp anlaşamadığınızı, aşkınızın uzun ömürlü olup olamayacağım kestirmeye çalışın. Sezgilerinizi yeterince devreye sokar ve küçük sinyalleri dikkate almayı bilirseniz, daha mutlu ilişkilere imza atabilirsiniz. Babanıza gelince... O da daima kalbinizde hiçbir erkeğin erişemeyeceği, en özel köşesinde durmaya devam etsin.
970
dahafazlası
YORUMLAR

İnsan büyüdükçe babasının hatalarını hoşa gitmeyen huylarınıda görüo..babaya duyulan aşk 4-5 yaşlarında oluo..Türk aile yapısında zaten baba-kız ilişkileri çok sıkı olmaz..herzaman mesafe vardır..ergenlikle birlikte duyulan hayranlık kayboluo..benim aşık olduğum insanla babam arasında dağlar kadar fark var..

Hacer Topçu 13.12.2007 18:17:31

Merhaba. Ben çocukluğumda belirli aralıklarda babamı (işi gereği) bir kaç ayda bir görsemde onun varlığına ait sevgisini hep uzaktan yaşadım.. şimdi bir kaç yıl sonra tekrar bir aradayız ailemle. Şimdi bakıyorum da ilişkilerimde hep uzaktan yaşamayı tercih etmemdeki nedenin bu olacağını hiç düşünmemiştim. :S (itiraf etmeliyim ki çocuk psikolojisi çok önemli) Bu yazıyı tesadüfen okudum... Bence aile psikolojisine verilen önem ülkemizdeki önceliklerin ilk sıralarında biri olmalı.. yaşamda insan ruh sağlığı için bu önemli bi adım. Sevgiler

Women (24)(Antalya) 17.12.2007 13:08:14

Bu dediğiniz olay babasız büyüyen kızlar için daha çok geçerli efendım.bu kadar da abartmayalım lütfen

Uysal 13.12.2007 09:11:08
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.