Mahmure

Aşk & İlişkiler

İlişkiler

Evliliğinizi Kıskançlığa Feda Etmeyin

Evliliğinizi Kıskançlığa Feda Etmeyin

Herkeste bir parça olan, ancak dozu arttıkça kişilerin paranoyak bir hayat sürmelerine neden olan aşırı kıskançlık, evlilik hayatının düşmanı olarak nitelendiriliyor. Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi klinik psikiyatri uzmanı Prof. Frank Dattillio, kıskançlığın temelinde yatan özgüven eksikliği ve yetersizlik düşüncesinin uzun sürede kişiyi depresyona sürüklediğini ifade etti.

Özellikle çiftler arasındaki kıskançlığın tedavisinde son 15 yıldır "bilişsel davranışçı terapisi" uyguladıklarını belirten Dattillio, terapi sonunda bozukluk tamamen ortadan kaldırılamasa bile kişilere bununla baş etmeyi öğrettiklerini kaydetti.

Prof. Dattillio, 'sonradan öğrenilen bir şey' olarak nitelendirdiği kıskançlığın bir hastalık değil ama bir bozukluk olduğunu, kişilerin güvensizlikleri nedeniyle olaylarla başedemedikleri zaman kullandıkları bir savunma mekanizması olduğunu belirtti.

Kıskançlığın temelinde özgüven eksikliği ve yetersizlik düşüncesinin yattığını, dışlanmışlık duygusunun da bunu tetiklediğini anlatan Prof. Dattillio, herkesin hayatının bir döneminde bu tür duygular yaşadığına işaret etti.Prof. Dr. Dattillio, "Ancak bu düşünceler evlilik ve ilişkilerde kıskançlığa neden olan temel faktördür" dedi. Kıskançlığın genel olarak evliliklerin ilk birkaç yılında görüldüğüne değinen Prof. Dattillio, şöyle konuştu:

"Evliliklerin yüzde 50'sinde farklı şekillerde kıskançlık görülüyor. Kıskançlığın görüldüğü evliliklerin yüzde 10'unda, aşırı kıskançlık nedeniyle şiddete başvuruluyor. ABD'de kadın ve erkeklerde görülme oranı eşit ve aşırı kıskançlık genellikle evlilikleri bitiriyor." Prof. Dattillio, kıskançlığın temelinde yatan özgüven eksikliği ve yetersizlik düşüncesinin uzun sürede kişiyi depresyona sürüklediğini de vurguladı.

Bilişsel Davranışçı Terapi
Herkeste bir parça kıskançlık olduğunu, ancak dozu arttıkça bozukluğun ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Dattillio,"Eğer normalde yapmadığınız şeyleri yapıyorsanız, örneğin eşinizi takip ettirmek ya da öfke patlamaları yaşamak gibi, o zaman normal kıskançlığın ötesinde kıskançlıktan söz ediyoruz demektir" diye konuştu. Hafif dozdaki kıskançlıkta kişinin, bu duyguyu hissetmeden önce neler düşündüğünü yakalamaya çalışması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Dattillio, aşırı durumlarda ise profesyonel yardım alınması önerisinde bulundu. Özellikle çiftler arasındaki kıskançlığın tedavisinde son 15 yıldır "bilişsel davranışçı terapisi" uyguladıklarını anlatan Prof. Dr. Dattillio, bu terapide kişiye o an neler düşündüğünü, bu düşüncelerinin ne kadar mantıklı olduğunu kanıtlarıyla birlikte parça parça yazdırdıklarını bildirdi. Kıskançlığın kişilerin paranoyak bir hayat sürmelerine de neden olduğunu kaydeden Prof. Dr. Dattillio, terapi sonunda bozukluk tamamen ortadan kaldırılamasa bile bununla baş etmeyi öğrettiklerini sözlerine ekledi.
767
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.