Mahmure

Aşk & İlişkiler

İlişkiler

"Değersizim" demeyin artık...

"Değersizim" demeyin artık...

İlişkilerde yaşanan en büyük sorun, bir süre sonra her şeyin monotonlaşması, sıradan hale gelmesi ve heyecanın tükenmesidir. Bu durum, sizin kendinize olan güveninizi zedelemeye başladığı anda da yaralanabilirsiniz.

İlişkinizdeki tükenişlerin kendi kişiliğinizi de yok etmesine izin verecek misiniz?

Deli gibi aşık oldunuz, hayranlık duydunuz, sevdiniz ve hatta onun hayatınızın erkeği olduğuna karar verdiniz. Üstelik kendiniz için daha uygun birisini bulamayacağınızı düşünerek onunla birlikte yaşamaya başladınız, ya da evlendiniz. Başlangıçta her şey harikaydı ama bir süre sonra bir ikili ilişki klasiği olan sıkılma, alışkanlık, ilk günlerin heyecanını kaybetme gibi duygular sizin ilişkinizde de yaşanmaya başladı.

Ama hepsi bu kadar da değil! Artık size olan hayranlığının kalmadığını hissediyorsunuz. Tabii ki bu da sizi çok üzüyor. Üstelik sevdiğiniz erkeğin günden güne sizden uzaklaşması, kendiniz hakkındaki fikirlerinizi de olumsuz etkiliyor. Pek çok birliktelikte yaşanan bir sorun bu. kadınlar artık eşlerinin dikkatini çekmediklerini fark ettikleri anda kendilerini değersiz hissediyor ve özgüvenlerini kaybediyorlar. Peki bu durumda ne yapmalı?

İlişkinizi tazeleyin

Bu duyguyu atmak ve yeniden beğenildiklerini görmek için ise farklı yollar deniyorlar. Kimisi bir süre ortadan kayboluyor, kimisi isteklerini bağıra çağıra anlatmaya çalışıyor, kimisi başkalarıyla flört ediyor, kimisi de kendisine yeni bir uğraş buluyor. Günümüzün en popüler uğraşı ise tabii ki internet ve chat. Erkekler ise zararsız olarak gördükleri bu uğraşın, yani birlikte yaşadıkları kadının tüm gününü bilgisayar başında geçirmesinin aslında ilişkilerindeki derin problemleri maskelediğini çok geç anlıyorlar. Eşinden veya sevgilisinden ilgi görmemeye başlayan, onun fikirlerine ve kişiliğine artık değer vermediğini hisseden bir kadın ise bu ilgiyi başka insanlarda aramaya başlıyor. Ancak o sorunlardan kaçtıkça sorunlar büyüyor ve içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Sonuç ise genellikle üzücü!

Aynı evin içinde yaşayan ama konuşmayan, birbirine dokunmayan, birlikte vakit geçirmeyen ve hatta birbirlerini görmeyen çiftler. Krizi nasıl aşabilirsiniz? Bu sendromun yaşandığı bir ilişkide iki tarafa da çok önemli görevler düşüyor, tabii eğer ilişkilerini düzeltmek istiyorlarsa. Öncelikle kadının duygularını mümkün olduğunca sakin ve açık bir biçimde ifade etmesi, kendisini sıradan hissettiğini ve yine ilk günlerdeki gibi özel bir insan olmak istediğini karşısındaki erkeğe anlatması gerekiyor.

Erkek ise hala bu kadını seviyorsa ve yola onunla devam etmek istiyorsa, duyarlı olmayı ve kadınların ne kadar kolay incindiğini öğrenmek zorunda. Aynı zamada onun verdiği tepkilerin ne anlama geldiğini de bilmeli. Yani beraber yaşadığı kadın birdenbire daha önce yapmadığı şeyler yapmaya, olmadık alışkanlıklar edinmeye başladıysa iş zorlaşıyor. Erkek, bunun normal bir davranış değil bir imdat çağrısı olabileceğini göz önünde bulundurmalı ve kendisine şu soruyu sormalı:

Zararsız bir uğraş mı yoksa ilişkimiz için bir tehlike sinyali mi? Karşılıklı konuşmalardan çıkan sonuç ise olayları kolaylaştırabilir. Kadının kendisini sıradan hissetmesi erkeğin ona değer verdiğini göstermesi, onu dinlemesi ve söylediklerini önemsemesi, kişiliğine ve zevklerine saygı duyması ve bunu belli etmesi kadına özgüvenini yeniden kazandırabilir. Kopma noktasına gelmiş bir ilişki karşılıklı iletişimle toparlanacaktır.
710
dahafazlası
YORUMLAR
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.